Gündem
  • 10.3.2003 13:24

TEZKERE MUHALİFİ ARINÇ AK PARTİ'DE GÜÇLÜ MÜ?

''Erdoğan ve Gül belki de bugünleri görerek Arınç’ı hükümette görevlendirmeye çalışmışlardı'' diyen Derya Sazak bugünkü yazısında 1980 MSP il başkanı olan Meclis Başkanı Bülent Arınç'ın AK Parti'deki gücünü sorguladı. İşte Derya Sazak'ın yazısı... Arınç’ın gücü Siirt seçimleriyle parlamentoya girmesi kesinleşen AKP lideri Tayyip Erdoğan’ın Başbakan Gül ve TBMM Başkanı Bülent Arınç ile yaptığı ‘üçlü zirve’ye karşın tezkere konusundaki ‘balans ayarı’nın sağlandığı söylenemez. Arınç, eski söylemini sürdürüyor. AKP Grubu’nda ‘bağlayıcı karar’ alınmazsa ikinci tezkerenin sonucu da 6 Mart oylamasından farklı olmaz. Genelkurmay Başkanı’nın sözlerine rağmen, ABD askerlerine Kuzey Irak’a geçiş tezkeresi konusunda garanti verilemiyor. Murat Belge’nin Radikal’de tanımladığı şekliyle, uluslararası meşruiyet engelinin Özkök Paşa’nın ‘ulusal meşruiyet’ anlamına gelecek çıkışıyla aşılması çabasına karşın, Güneydoğu’daki ABD askerlerinin ‘tezkereyi delen’ görüntüleri kimsenin içine sinmiyor. Türkiye ‘yol geçen hanı’ değil ama Bush yönetimi hukuku zorluyor, ABD Dışişleri sözcüleri de Kuzey Irak’taki askerinin varlığını gösterip, Ankara’yı savaşa razı etmeye çalışıyorlar. CHP susuyor. TBMM Başkanı direniyor. Seçimden sonra Erdoğan ve Gül belki de bugünleri görerek Arınç’ı hükümette görevlendirmeye çalışmışlardı. Sohbet Odası için görüşürken Arınç’tan dinledim. Gül, Çankaya’dan görevi alınca partiye gelmiş, kutlamaları kabul etmiş ve ardından Arınç’a giderek, ‘Ağabey senin başbakan yardımcısı olmanı arzu ediyoruz’ demiş. Bülent Arınç ise kendisinin de TBMM Başkanlığı’nı düşündüğünü söylemiş. O döneme ilişkin şu sözleri de ilginç Arınç’ın: ‘3 Kasım’a doğru rüzgarı arkamıza aldık, iktidarı gördük. Başbakan adayımız Erdoğan’dı. Tayyip Bey bir halk kahramanıdır! Yasaklanınca başbakanın kim olacağını seçimden sonra açıklayacağımızı söyledik. Benim adayım Abdullah Gül’dü. Grupta bana da önerenler oldu, ‘ağabey sen başbakan ol’ diye, istemedim.’ TBMM Başkanı olduktan sonra Arınç’ı ‘kontrol’de Erdoğan ve Gül’ün ne derece zorlandıkları görülüyor. Bülent Arınç, bu gücü nereden alıyor? Grupta ve partide ne ölçüde etkin. AKP’nin İslamcı kanadını mı temsil ediyor? Onu Erbakan Hoca’ya benzetenler yanılıyor mu? Arınç’a bunları da sorduk. İşte yanıtları: ‘Benim üslubum farklı, katı, kırıcı bir insan değilim. Uzlaşmacıyım. Dinleyen bir insanım. Ama inancım söz konusu olunca başkaları kadar sineye çekemiyorum. Ömrümün yarısı Erbakan Hoca’nın yanında geçti. 1980 öncesinde MSP il başkanıydım. 1995’te Refah’tan milletvekili seçildim. 28 Şubat’ı yaşadık. Aç kapa parti olmuyor. AKP’yi kurarken Erbakan Hoca’yla yollarımız ayrıldı. 6 Temmmuz’da kendisiyle dört saat konuştum. Milli Görüş çizgisinde yeni bir parti için benim genel başkanlığım isteniyordu. Hoca istemedi. Benim gibi Tayyip Bey de Sayın Gül de Milli Görüşçüdür. Ama ideolojik, marjinal bir parti kurmak yerine toplumun bütününe seslenmek istedik. Başarılı olduk ki, iktidara geldik.’ Bakalım Tayyip Bey, tezkere konusunda ‘delikanlı’ çıkacak mı? Heyecanlı bir haftaya giriyoruz. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 19:31

İLGİLİ HABERLER