TOBB BAŞKANI'NDAN ANLAMLI SÖZLER: TÜRKİYE AB'YE GİRMEYE HAZIR İKEN AB BUNA HAZIR DEĞİLDİ
KAYNAK : Haber Vitrini
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin AB ile müzakere tarihi alma konusunda hem sivil toplum kuruluşları hem de devlet olarak yürütülen bütün çalışmalar sonucunda, Türkiye AB'ye girmeye hazır iken, AB'nin buna hazır olmadığının ortaya çıktığını söyledi.
Ankara Ticaret Odası (ATO) Konferans Salonu'nda yapılan TOBB Ticaret Odaları Konsey Toplantısına, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın yanı sıra işadamları ve konsey üyeleri katıldı.
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, Türk dış politikası ile ekonomiye ilişkin gelişmeleri değerlendirdi.
Türkiye'nin AB'den müzakere tarihi alma çalışmalarına değinen ve bu konuda yapılanları özetleyen Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin AB'ye girse de girmese de, Atatürk'ün gösterdiği çağdaş uygarlık yolunda devam edeceğini kaydetti. Hisarcıklıoğlu, ''Eminim ki AB Türkiye'ye olan ihtiyacını en kısa sürede idrak edecektir'' dedi.
Bu konuyla ilgili Odalar Birliği'nin yapmış olduğu çalışmaların devletin işini kolaylaştırdığına değinen Hisarcıklıoğlu, ''Ancak hem sivil toplum hem devlet olarak yürütülen bütün çalışmaların sonucunda şunu gördük ki, Türkiye AB'ye girmeye hazır iken, AB buna hazır değildir'' dedi.
''KIBRIS, TÜRKİYE'YE YÜK DEĞİLDİR''
Konuşmasında Kıbrıs sorununa da değinen Hisarcıklıoğlu, Kıbrıs sorunun, Türkiye'nin milli menfaatleri ve Kıbrıs Türklüğü'nün geleceğini garanti altına alacak mekanizmalar sağlanmadan çözülemeyeceğini bildirdi.
Kıbrıs Türklüğü'nün, Türkiye'ye bir yük olmadığını vurgulayan Hisarcıklıoğlu, ''Ver-kurtul anlayışı dış politikada bir aczin göstergesinden başka birşey olamaz'' diye konuştu.
Dış politikada maharetin taviz vermek değil, tarafların uzlaşabileceği bir çözüme ulaşmak olduğunu kaydededen Hisarcıklıoğlu, kendilerinin de hükümetten beklentilerinin bu yönde olduğunu bildirdi.
Hükümetin çok önemli yükler altına girdiğini, ancak yıllardır süren koalisyon hükümetlerinin çözüm üretemeyen kısır çekişmelerinden artık Türkiye'nin kurtulduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, bu dönemde yıllardır özlemi çekilen bir mualefet anlayışını ise Meclis'te CHP'nin temsil ettiğini söyledi.
''SAVAŞ FAYDA GETİRMEZ''
Konuşmasında ''Irak'a olası müdahale'' konusuna da değinen TOBB Başkanı, Körfez Krizi ve ambargosu nedeniyle Türkiye'nin doğrudan kayıplarının iyimser bir tahmine göre 25 milyar dolar, kötümser bir tahmine göre de 65 milyar dolar olduğuna dikkat çekerek, şunları kaydetti:
''Özel sektör olarak, bulunduğumuz coğrafyadaki bir savaşın hiçbir şekilde ülkemize fayda getireceğine inanmıyoruz. Eğer Irak'a bir müdahale söz konusu olacaksa hükümetin bu konuda sadece savunma açısından değil, ekonomik açıdan da hazırlıklı olması gerekir. Körfez Krizi ve ambargo nedeniyle, Türkiye'nin uğradığı kayıplar geçtiğimiz 10 yıldaki ekonomik sıkıntıların en önemli nedenlerinden birisidir. 1990'daki Körfez Krizi'nden dolayı uğradığımız ekonomik kayıplar bize bir ders olmalıdır. Hükümet, olası bir Irak müdahalesinin ekonomik kayıpları konusunu, uluslararası müzakerelerde mutlaka dile getirmelidir. Bu konuda hükümeti uyarmayı milli bir vazife olarak görüyorum.''
SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME
Ekonomiye ilişkin görüşlerini de dile getiren Rifat Hisarcıklıoğlu, büyüme sağlanmadan enflasyonda, enflasyon düşmeden de büyümede kalıcı başarı sağlanamayacağını ifade etti.
Enflasyonun indirilmesiyle büyümenin yara almadığını, tersine fiyat istikrarının büyümeye ivme kazandırdığını ifade eden Hisarcıklıoğlu, ''Bu çabaya biz de omuz vermeli ve toplumu enflasyona cephe almaya davet etmeliyiz'' dedi.
Enflasyonla mücadelenin doğru bir tercih olduğunu, ancak bunu yaparken ekonomide hareketliliği sağlayan dinamiklere zarar verilmemesi gerektiğini kaydeden Hisarcıklıoğlu, hükümetten isteklerinin fiyat istikrarı içerisinde sürdürülebilinir büyümenin sağlanması olduğunu bildirdi. Hisarcıklıoğlu, ''Gerçek başarının yegane göstergesi budur'' dedi.
Türkiye'nin alternatif bir dış politika stratejisi olmadığı gibi dış ticaret stratejisinin de bulunmadığını vurgulayan TOBB Başkanı, ihracatın değişik ülke gruqplarına dengeli dağılımının, Türkiye'ye alternatifli dış ticaret politikaları takip etme imkanı vereceğini söyledi.
Konuşmasında, devletin 3 defter tuttuğunun ortaya çıktığını, bunlardan birinin bütçe, diğerinin kamu bankaları, üçüncüsünün ise kamu vakıfları ve fonları olduğunu belirten Hisarcıakloğlu, bu durumu eleştirirerek bakanlara da seslendi.
Hisarcıklıoğlu, işlemler üzerinden harç veya çeşitli dernek ve vakıflara bağış adı altında zorunlu olarak para alınması uygulamasına son verilmesini, bu paranın alınması gerekiyorsa da vergi olarak düzenlenerek genel bütçe içine alınmasının sağlanmasını istedi.
Çek Kanunu'nun da yeniden düzenlenmesini, ekonomik suça ekonomik ceza verilmesi gerektiğine işaret eden Hisarcıklıoğlu, konuşmasının son bölümünde TOBB'un hiçbir partinin yandaşı ve yan kuruluşu olmadığını, Odalar Birliği'nin politikasının doğruların yanında yanlışların karşısında ülke menfaatlerini gözetmek olduğunu bildirdi.
KONSEY BAŞKANI DEMİRTAŞ
TOBB Ticraet Odaları Konsey Başkanı Ekrem Demirtaş da, AB'nin Türkiye'ye müzakere görüşmeleriyle ilgili verdiği tarihi eleştirirken, ''sonuç umduğumuz gibi çıkmadı diye ne kırgınlığa kapılmalıyız ne de üzülmeliyiz. Bu, dünyanın sonu değil, ancak yaşananlardan ders çıkarmak zorundayız'' diye konuştu.
AB'ye alternatif olabilecek ciddi bir stratejik seçenek oluşturamadıklarını, bu yöndeki girişimleri yeterince değerlendiremediklerini belirten Demirtaş, AB'ye fazla konsantre olunmasının, diğer ilişki ve organizasyonları hafife almaya yol açtığını kaydetti.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 18:55