TOPTAN'DAN REKTÖR ATAMASI YORUMU: "NEYE GÖRE SAYIN CUMHURBAŞKANLARININ BÖYLE BİR TERCİHTE BULUNDUĞUNA BİZ KARIŞAMAYIZ"
ZAFER ÇAKMAK
ANKARA - TBMM Başkanı Köksal Toptan, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) günlük siyasetin dışında tutulması gerektiğini belirterek, "Kurumsal olarak TSK'nın yıpranmasına neden olabilecek söz ve davranışlardan kaçınmak gerekir" dedi. Toptan, cumhurbaşkanlarının rektör ataması yaparken neye göre tercihte bulunacağına kimsenin karışamayacağını ifade etti.
TBMM Başkanı Toptan, TBMM'de düzenlediği basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını cevapladı. İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad'ın Türkiye ziyareti sırasında Anıtkabir'i ziyaret etmek istememesi ile ilgili tartışmaların hatırlatılması üzerine Toptan, bu konuyu Dışişleri Bakanı'nın ve diplomatların değerlendireceklerini ve gereğini yapacaklarını söyledi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Edibe Sözen'in hazırladığı gençleri koruma yasa teklifi ile ilgili haberlerin hatırlatılması üzerine Toptan, Sözen'in hazırladığı teklifi görmediğini, görmeden değerlendirme yapmasının yanlış olacağını ifade etti.
Yüksek Askeri Şura'da (YAŞ) ihraç çıkmamasının tartışmalara neden olduğunun hatırlatılması ve CHP ile Genelkurmay Başkanlığı arasında yaşanan tartışmaları nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Toptan, spesifik olarak CHP ile Genelkurmay Başkanlığı arasındaki tartışma hakkında değerlendirme yapmayacağını, bunu doğru da bulmadığını ifade etti. Toptan, herkesin, Türk milletinin gözbebeği olan Türk Silahlı Kuvvetleri'ni günlük siyasetin dışında tutması gerektiğini vurguladı. TSK'nın yıllardan beri
Türkiye'nin güvenliği adına çok büyük bir mücadeleyi çok büyük bir özveriyi, çok da fazla şehit vermek suretiyle yerine getirdiğine işaret eden Toptan, "Elbette TSK bu devletin bir kurumudur. TSK ile ilgili çeşitli görüşler de dile getirilebilir. Eleştiriler yapılabilir. Ama bunu yaparken kurumsal olarak TSK'nın yıpranmasına neden olabilecek söz ve davranışlardan kaçınmak gerekir. Bunu herkes için söylüyorum" diye konuştu. Toptan, YAŞ kararlarıyla emekli olan komutanlara teşekkür ederek bundan sonraki
yaşamlarında başarı dileklerini iletti. Toptan, "Sanıyorum bu tartışmalar kısa zamanda yerini daha dikkatli olmaya sevk edecektir" dedi.
"DEĞİŞTİRİN ANAYASAYI, REKTÖRLER ONA GÖRE SEÇİLSİN"
Cumhurbaşkanı Gül'e, rektör atamalarından dolayı sert eleştiriler yöneltildiğinin hatırlatılması üzerine Toptan, rektör atamalarına ilişkin yasanın kendi Milli Eğitim Bakanlığı döneminde çıkartıldığını hatırlattı. Bu düzenlemeden önce YÖK'ün 3 aday belirlediğini ve cumhurbaşkanının bu adaylar arasından atama yaptığını bildiren Toptan, 1992 yılındaki değişiklikle üniversitelerdeki öğretim görevlilerinin de söz sahibi yapılmasının sağlandığını belirtti. Bu sistemin tartışılabileceğini ancak o dönemde daha
iyi bir yöntem bulamadıklarını ifade eden Toptan, üniversitelerin her dönemde bu haklarını daha da iyi kullanmaya başladıklarını ve cumhurbaşkanlarının, üniversitelerden çıkan o iradeye önemli ölçüde özen gösterdiklerini vurguladı. Buna karşın anayasa ve yasa ile YÖK ve cumhurbaşkanına verilen bu yetkiyi tartışmamak gerektiğini dile getiren Toptan, "Herkesin beğenmediği, sevinmediği ya da sevindiği atamalar ortaya çıkmış olabilir. Geçen sayın cumhurbaşkanlarımız da bu haklarını kullanmışlardı. Anayasa ile
belirlenmiş olan bu hakkın nasıl kullanılacağına, neye göre sayın cumhurbaşkanlarının böyle bir tercihte bulunduğuna biz karışamayız. Karışmamalıyız. O zaman bize derler ki 'anayasa böyle, cumhurbaşkanına bu hakkı veriyor, YÖK'e bu hakkı veriyor'. Değiştirin anayasayı, nasıl doğruysa ona göre bir anayasa düzenlemesi yapın. Rektörler de ona göre seçilsin. Mevcut anayasamız böyle kaldığı takdirde sayın cumhurbaşkanlarının yapmış oldukları tercihlere saygı göstermek gerekir. Bu onların hakkıdır. anasayanın
kendilerine verdiği takdir hakkını kullanmaktadırlar. Ona ilave başka bir yorum yapmamak gerekir" şeklinde konuştu.
Toptan, Anayasa Mahkemesi'nin son anayasa değişikliği konusunda verdiği kararı bir baskı unsuru olarak görüp görmediğinin sorulması üzerine, Türkiye'de anayasa değişikliği tartışmalarının yıllardan beri yapıldığını ifade etti. Yapılacak olan anayasa değişikliğini Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın demeçleri ya da Anayasa Mahkemesi kararlarıyla ilişkilendirmemek gerektiğini ifade eden Toptan, toplumun hemen bütün kesimlerinin anayasanın değiştirilmesi konusunda görüş birliği içinde olduğunu, bu görüş
birliğinin üzerinde uzlaşılan bir metne dönüştürülmesi gerektiğini dile getirdi.
Yaşanan gerginlikleri azaltmak için siyasi partilerle bir araya gelmeyi düşünüp düşünmediğinin sorulması üzerine Toptan, siyasi parti liderlerinin birbirleriyle diyalog içinde olabileceklerini, toplumun önderleri olan liderlerin gerektiğinde bir araya gelebileceklerini belirtti.
"DEĞERLENDİRMELERİM ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANI'NIN AÇIKLAMALARIYLA BAĞLANTILI DEĞİL"
'Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç, siyasi partilerin kapatılması konusunda Anayasa değişikliği yapılması çağrısında bulundu, bu konu gündeminizde olacak mı?' sorusu üzerine Toptan, anayasa değişikliği konusunda yaptığı değerlendirmelerin, Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın açıklamalarıyla bağlantılı olmadığını vurguladı. Anayasa değişikliğinin salt siyasi partilerin kapatılmasını zorlaştıracak düzenlemelerle örtüştürülmesi halinde amaçtan sapılacağı uyarısında bulunan Toptan, "Öyle bir düzenlemeye ihtiyaç
olursa Parlamento değerlendirir. Başlangıç noktamız o değil" dedi.
Toptan, rektör atamaları konusunda 'keşke öğretim üyelerinin oyuna daha fazla önem verilseydi' şeklinde bir düşence taşıyıp taşımadığı sorusu üzerine cumhurbaşkanının takdirine müdahalede bulunmanın söz konusu olmadığını vurguladı. Toptan, bu konuda yorum getirilmesinin de doğru olmayacağını ifade etti.
"ANAYASA YAPICI MECLİS OLUŞTURULABİLİR"
'Anayasanın Kurucu Meclis tarafından değiştirilebileceği yönündeki görüşlerinizi koruyor musunuz?' sorusu üzerine Toptan, "Türkiye yeni bir anayasa yapacaksa benim önerdiğim ama benden başka da pek fazla kişinin itibar etmediği o yolu deneyecektir" diye konuştu. Mevcut parlamentonun yanı sıra bir Anayasa Yapıcı Meclis oluşturulabileceğini kaydeden Toptan, bununla ilgili bir kanunun çıkarılabileceğini kaydetti. Toptan, 150 milletvekilinden oluşan bir meclis oluşturulabileceğini, bunların 100'ünün seçimle
gelebileceğini, 50 kişinin ise sivil toplum kuruluşları ve ilgili kurumların temsilcileri arasından seçilebileceğini anlattı. Toptan, "1982 Anayasası yerine diyelim ki 2009 Anayasası ortaya çıkmış olur. Ama benim bu fikrim çok fazla itibar görmedi" şeklinde konuştu.
Toptan, milletvekili dokunulmazlıklarıyla ilgili 22. yasama döneminden bu yana herhangi bir karar verilmediğinin hatırlatılması ve bundan rahatsızlık duyup duymadığının sorulması üzerine, bu konuda bir genel değerlendirme yapmak istediğini ifade etti. Dünyadaki bütün parlamentolarda milletvekillerinin bir dokunulmazlık zırhı ile korunduklarına dikkat çeken Toptan, dokunulmazlığın ya yumuşak dokunulmazlık, ya da katı, çok sert dokunulmazlık denilen iki şekilde ortaya çıktığına işaret etti. Batı
demokrasilerinde genelde yumuşak dokunulmazlık denen, parlamento çalışmalarındaki söz ve davranışları içeren bir dokunulmazlık uygulandığını belirten Toptan, katı dokunulmazlığın ise trafik suçlarına kadar bir korumayı kapsadığını vurguladı. Genelde yasama dokunulmazlıkları ile ilgili tezkerelerin büyük bölümünün yasama döneminin sonuna bırakıldığına dikkat çeken Toptan, bu dönemde de aynı uygulamanın sürdürüldüğünü ifade etti. Bunun mutlak bir hüküm olmadığını ifade eden Toptan, bundan çok dokunulmazlık
kavramı üzerinde tartışma yapılması gerektiğini bildirdi. Toptan, "Katı dokunulmazlıktan daha dar kapsamlı, daha yumuşak bir dokunulmazlığa geçmemiz lazım" dedi.
Toptan, 'Bu siyasi atmosferde Türkiye'de baştan sona yeni bir anayasa yapılmasını gerçekçi buluyor musunuz?' sorusuna Toptan şu karşılığı verdi:
"Şu anda yepyeni bir anayasa için uygun bir konjonktürün olduğunu söyleyemem. Bu nedenle olabildiğince üzerinde uzlaşılması mümkün görülebilecek bir anayasa değişikliği şart."