Tsunami, seks ve ilahiyat
Tarihin en büyük doğal felaketine uğrayan Güney Asya ülkelerine yardım için toplanan para, 5 milyar doları aştı. Bu paranın 2 milyar dolarını AB, 500 milyon dolarını ABD, bir o kadarını Japonya verdi. Koca Çin vere vere 70 milyon dolar, diğer ülkeler de karınca kararınca bir şeyler verdiler, gerisini ise genelinde Batılı hayırseverler, bugüne değin hiç görülmemiş oranda bir bağış yarışıyla tamamladı.
Türkiye, önce elini cebe atmadı. AKP hükümeti, Güney Asya ülkeleriyle ticaret eylemeyi ne zaman kafaya koymuştu bilinmez. Ancak Başbakan Tayyip Erdoğan''ın felaket bölgesine eli boş gitmesi ayıp kaçacağından, halkta dayanışma duygularını uyandırmak vacip oldu. Dayanışma deyince bizim AKP neyi anlardı? Elbette İslami dayanışmayı. Bizim halk neydi? Müslüman. Tsunaminin vurduğu 27 ülke arasında en büyük felekate uğrayanı hangisiydi? Müslüman Endonezya.
Türk televizyonlarında, denize karşı hıçkıran bir Endonezyalı balıkçıya defalarca şahadet getirterek ''Ey ehl-i Müslim, bak çoluk çocuğunu yitiren bu baba da senin gibi Müslüman, pamuk eller cebe,'' mesajı verildi, metro istasyonlarında vicdan gıdıklayan fotoğraf sergileri falan derken, bir 10 milyon dolarcık toplanabildi. Türklerin Güney Asya''ya yaptığı cılız ötesi insani yardımı, Başbakan''ın ''Kendi elimle götürüp teslim edeceğim,'' teminatı bile artırmaya yetmedi. Yalan söylemeyeyim ama, sanırım Türkiye''de halktan 10 milyon dolar yardım toplamak için düzenlenen reklam kampanyasına zaten en az 10 milyon dolar harcanmıştır.
Fakat AKP hükümetinin Endonezya''ya Kızılay aracılığıyla ölenlere gönderdiği binlerce kefen, kalanlara gönderdiği binlerce türban, başörtüsü ve yeldirmeyi de sayacak olursak, Tayyip Erdoğan''ın, Müslüman bir ülkenin Müslüman başbakanı olarak Tsunami ülkelerinin en azından Müslüman olanlarına ''Arap sakızı, İmam armağanı'' bir İslami dayanışma örneğiyle gittiği söylenebilir. Zaten Tsunami''ye 170 bin kurban veren
Aceh''te, Türk hükümetini görür görmez ''ilahiyatçı'' göndermesini istemiş Endonezyalılar. Bir mümin adamlar bir mümin adamlar, sizin anlayacağınız. Oysa...
228 milyonluk nüfusunun yüzde 87''siyle dünyanın en büyük Müslüman ülkesi Endonezya, aynı dünyanın yolsuzluk ve sefahat şampiyonu, en yoz devleti, fuhuş ve sübyancılık turizminde uluslararası birinciliği kimseciklere bırakmıyor, sayın seyirciler.
''Dünyanın en büyük genelevi'' diye adlandırılan Endonezya''da, Uluslararası Çalışma Bürosu BIT''in raporlarına göre seks turizmi sektöründe ''hizmet'' veren kadın ve erkek fahişe sayısı 1 milyonu aşmış durumda... 350 bin çocuğa da fuhuş yaptırılıyor.
Müslüman Endonezya''yı bu korkunç rekorda izleyen diğer üç ülke ise Malezya, Filipin ve Tayland. Yani Filipin haricinde, sayın Başbakan Tayyip Erdoğan''ın öteki Güney Asya durağı.
Dünyanın her yerinden Endonezya, Malezya, Tayland ve Filipinlere giden beş turistten biri, bu ülkelere ''fuhuş turizmi'' için gidiyor ve yedi turistten biri ''sübyancı'' olup, kendi ''uygar'' ülkelerinde cezası yüksek
olan iğrenç eğilimlerini, bu ülkelerin anaları, babaları tarafından pazarlanan çocukları üzerinde gideriyorlar. Zaten Batı ülkelerinin tsunami bölgesine yaptıkları olağanüstü yardımda, böyle bir ''vicdan muhasebesi'' de var. 1 milyarlık nüfusuna ve çocukları küçük yaşta çalıştırmak ayıbına karşın, ''sübyancılık turizmi''yle öne çıkmayan, zaten fuhuş turizmine de dayanmayan Hindistan, tsunami sonrası uluslararası yardım önerilerinin hepsini geri çevirdi. Çünkü özellikle ABD ve AB''nin bu yardımları ''bölgede nüfuz'' sahibi olmak için yaptığını biliyor bir, ele güne el açmayı kendine yediremeyecek kadar güçlü, iki. Hindistan, çoğunluğu Müslüman bir ülke değil. Ama Çin''le birlikte, bölgedeki en güçlü iki ülkeden biri. Üstelik Endonezya''da petrol var, Hindistan''da yok. Ama Hindistan ekonomisinin yıllık büyüme oranı, Endonezya''nın iki katı: yüzde 8,3.
Halen uluslararası yardıma muhtaç olup, oluk oluk akan yardımların felaketzedelerin kursağından çok, polisinden askerine, valisinden bakanına yolsuz yöneticilerin cebine girdiği ülkelerin başında Müslüman Endonezya geliyor. Ardından Malezya ve Tayland. Başbakan Tayyip Erdoğan''ın ziyaret ettiği Aceh valisinin, yardımları cebe indirmekten tutuklandığından haberiniz var mıydı? Ya Yeni Zelanda''nın hükümet hakkında ''yardım yolsuzluğu'' suçlamasıyla uluslararası soruşturma açılmasını istediğini biliyor musunuz? Bendeniz, tsunami felaketinin tüm korkunçluğuna karşın bölgeye beş kuruş yardım etmemişlerdenim. Başka bir deyişle Türk halkının içgüdüsel olarak vardığı kanıya vardım, nereye, kime gideceğini bilmediğim, hatta çocuk tüccarlarının, fuhuş mafyalarının eline düşeceğine emin olduğum bir yardım yapmadım. Türk başbakan ve hükümet temsilcilerinin, bölgeye yaptıkları ziyaretteki ''iyi niyet''lerinden,
İslami ve ticari amaçlarından kuşku duymuyorum. Ama kefen, türban ve başörtüsü yardımlarına gülümsüyor, Endonezyalıların ilahiyatçı istemine gülüyor, iki Müslüman ülke arasında geliştirilmek istenen ilişkilere ise düpedüz kahkaha atıyorum.
Mine G.Kırıkkanat
Radikal
Güncellenme Tarihi : 17.3.2016 11:04