Ekonomi
  • 12.8.2004 08:43

TÜKETİCİ KREDİSİ PAHALANACAK, AKARYAKIT ZAMLARI SÜRECEK...

Ekonomi yönetimi cari açığın ilk altı ayda 10 milyar dolara ulaşması üzerine tüketici kredilerinden yapılan yüzde 10'luk 'Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu' (KKDF) kesintisinin yüzde 20'ler seviyesine çekilmesi konusunda karar aldı. KKDF'nin artması, kullanıcı açısından kredi maliyetini artıracak. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın ''yapılabilir'' dediği kesinti oranının artırılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının önümüzdeki günlerde uygulamaya sokulması planlandı. Dünya petrol fiyatlarının varil başına 45 dolarlık seviyesini koruyabileceği ve petrol ile doğalgazdan elde edilen Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) hesaplarında çok ciddi sapmalar meydana geleceği tespit edildi. Mayıs, haziran ayları ile bu hafta başında yapılan yüzde 5'lik akaryakıt zamlarının ÖTV hesaplarındaki sapmayı telafi etmesinin mümkün olmadığı tespit edilerek, bu yüzden eylül ayı ortasına kadar yeni bir zam kararı alınması kararlaştırıldı. Hükümetin IMF'ye daha önce verdiği anlayış mutabakatındaki (memorandum of understanding) ''maktu vergiler toptan eşya fiyat endeksi kadar artırılacak'' sözü şekil değiştirmiş olacak. Cari açık zirvesi Ekonomi birimleri Devlet Bakanı Ali Babacan başkanlığında önceki gün Hazine Müsteşarlığı'nda bir araya geldi. Bütçe politikası ve cari açık riskinin değerlendirildiği toplantılarda alınan prensip kararları şöyle: - Türkiye'nin döviz geliri ile giderleri arasındaki farkı ifade eden cari işlemler hesabı ocak - haziran döneminde 9 milyar 945 milyon dolar açık verdi. Yılsonu itibariyle 8.4 milyar dolar olarak revize edilen cari açık tahmini, yılın ilk altı ayında aşıldı. Tüketici talebinin bastırılması ve döviz giderlerini azaltacak mali tedbirlerin alınması kaçınılmaz hale geldi. - Tüketici kredilerinden yüzde 10 oranında yapılan KKDF kesinti oranı yüzde 20'lere çıkarıldığında daha çok piyasaya sinyal anlamı taşıyacak. Kesinti oranının artırılması bütçeye ilave gelir sağlarken, döviz kurlarındaki istikrar korunarak cari açığın finansmanı kolaylaştırılacak. Stand - by pazarlığı öncesi petrol hesabı Yılsonu itibariyle resmi olarak 17.4 katrilyon lira öngörülen petrol ve doğalgaz ürünleri ÖTV'sindeki gelişmeler eylül ayı ortalarına kadar izlemeye alınacak. IMF'yle yeni stand - by için görüşmelerin yapılacağı aynı tarihlerde cari açık yine yüksek çıkarsa, akaryakıt ürünlerine güçlü zamlar yapılarak petrol talebi bastırılacak. Bu yolla 17.4 katrilyon liranın altına çekilen ve IMF'ye bildirilen revize petrol ÖTV tahmini tam olarak tutturulmaya çalışılacak. Halen ithalat KDV'si, normal KDV kalemlerinden sağlanan gelirler öngörülenin üzerinde seyrettiği için toplam vergi gelirlerinde ciddi sapmalar gözlenmiyor. Ancak IMF, her kalem itibariyle hedeflerin tam olarak tutturulmasında ısrar ediyor. IMF'den hükümete, 'Faiz dışı fazlayı düşsün diyenlere uymayın' çağrısı IMF'nin değerlendirme raporunda Türk ekonomisiyle ilgili şu risklere ve uyarılara dikkat çekildi: * Yurt içi talep hızla artmaya başladı ve sonuç olarak cari açık genişliyor. * Kamu borçlarının yüksek boyutu, vadelerin kısalığı ve döviz kompozisyonu ayrıca önemli bir zafiyet kaynağı. * İcra Direktörleri, hükümeti, yurt içi talebin güçlü olmaya devam etmesi durumunda mali politikalar daha da sıkılmalı. * En azından cari açığa ilişkin görünümün istikrar kazanmasına kadar, bu yılın mali performans fazlası tasarruf edilmeli. * Kamu borcunun boyutu, vade süresinin kısalığı ve yüksek döviz oranı Türkiye'yi döviz ve faiz şoklarına açık hale getirmektedir. * Direktörler, hükümeti, gelecek yılın faiz dışı bütçe fazlası hedeflerinin düşürülmesi yönündeki çağrılara karşı çıkmaya çağırdı. * Bu yolla elde edilecek yararlar, daha yüksek reel faiz oranları yüzünden fazlasıyla kaybedilir, bu da büyümeyi yavaşlatır. * Orta vadede yüksek faiz dışı fazlanın sürdürülmesi, önemli miktardaki kamu borcu ödemelerinin sağlanmasına yardım edecek ve piyasa güveninin güçlendirilmesine katkıda bulunacak. * Orta vadede en zorlu mesele; sürdürülebilir büyüme ve düşük enflasyon hedefine yönelik politikaların uygulanması. * Ancak Meclis'te güçlü bir çoğunluğa sahip olması ve üç yıl daha seçimlere ihtiyaç olmamasından dolayı hükümetin önünde reformları uygulamak için görülmemiş bir fırsat bulunuyor. MİLLİYET Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:43

İLGİLİ HABERLER