KAYNAK : Haber Vitrini
TANSU SARITAYLI
PARİS - Tunuslu kadın yazar Latife Bin Mansur, Suudi Arabistan'daki Suudi yönetiminin, Mustafa Kemal Atatürk'ün 1924 yılında Türkiye'de getirdiği laisizmden korkarak, Vehhabiliği kurup desteklediğini öne sürdü.
Tunuslu yazar Mansur, uzun araştırmalardan yola çıkarak kaleme aldığı "Müslüman Kardeşler" ve "Vahşet Kardeşleri" kitaplarında ilginç iddialarda bulundu. Kitabında Atatürk'ün getirdiği laisizmle Vehhabilik arasındaki karşı ilişkiyi araştıran Mansur, şunları yazdı:
"20. yüzyıl, bugün hala bedelini ödediğimiz 2 olayla sarsıldı: Birinci Dünya Savaşı ve Osmanlıların yönettiği son imparatorluğun yıkılması ve sonrasında 1924 yılında Mustafa Kemal Atatürk'ün bu imparatorluğun külleriyle kurduğu Laik Türkiye Cumhuriyeti'nin doğuşu.
LAİK YASALAR
"İlk defa çoğunluğu Müslüman olan bir devlet, din ile devlet idaresinin ayrılacağı açıklamasında bulunmuştu. Bunun bir Müslüman toplum için öncesi yoktu. Atatürk de bununla yetinmemişti. 1924 yılında seçim kararı alındı ve 1928 yılında kadınlara oy kullanma hakkı verildi. Anayasadaki madde kaldırılarak yeni laiklik yasalar konuldu. Tabii başka çarpıcı yasalar da eklendi. Bunlardan bazıları şunlardı: Türk dilinde dualar okundu, eski yazı karakterleri latin alfabesiyle değiştirildi.
SUUDİLER İÇİN BÜYÜK TEHDİT
Laik Türkiye Cumhuriyeti'nin Mustafa Kemal Atatürk tarafından ilan edilmesi, yeni Suudi Krallığı için kendilerince bir tehdit oluşturuyordu ve yok olmakla karşı karşıya bulunduklarını anlamışlardı. Suudiler kendileri için büyük bir risk bulunduğunu fark ettiler.
Atatürk'ün kurduğu yeni Laik Türkiye Cumhuriyeti ve bu yeni deneyim, Müslüman çoğunluğun yaşadığı bölgelerde Atatürk Türkiyesi örnek alındığı takdirde ve laisizmi ilan etmek, kırmızı mürekkeple, gösterişe girmeden inançlı
olunabileceğini ve bir devletin din üzerine kurulmaması gerektiğini ortaya koyuyordu.
Suudi aileler ve Vehhabiler bu tarz projelerin gün görmesine karşı çaba sarf ettiler. Doktrincilerin isteğine maddi imkanlarını sonuna kadar da sundular. Bu doktrinciler, Muhammed ibn Abdülvahap ve Suudi kralların ortaya attığı sapık yeni fikirlerini cazip buluyorlardı.
HACDA VEHHABİLİK PROPOGANDASI
Suriyeliler, Mısırlılar, Sudanlılar, Tunuslular, Cezayirliler, Faslılar, Pakistanlılar, Suudi Arabistan'daki kutsal yerleri görmek ve Kabe'yi ziyaret edip hacı olmak üzere geldikleri sırada bu ülkelerin ileri gelenleri Suudi kralları tarafından özel olarak çağrıldılar. Bu özel davetli olarak gelenler Vehhabilik doktrinini ilk yayan misyonerler oldular. Vehhabilik doktrini, Suudi Krallığı tarafından finanse edilerek yayıldı. 1929 yılında ilk sapık Vehhabilik mezhebi Mısır'da Hasan el Benna tarafından kurulmuş oldu.
Vehhabi eylemcilerinin Avrupa'daki aşırı sağcı eylemlerle çok yakın ilişkileri oldu. Bu sağcılar, Mısır'da bulunuyorlardı ve sözde Fransız ve İngiliz egemenliğine karşı gelmeyi amaçladıklarını söylüyorlardı.
Vehhabilikte dine bağlılık dış görünüşle ifade edilir. Vehhabilik taraftarı olmayanları doğru yola getirmek gerekir. Şayet gelmiyorlarsa harekete geçerek karşı çıkanları mutlaka bertaraf etmeyi gerektirir."
Tunuslu araştırmacı yazarın kaleme aldığı kitap daha fazla Müslüman Kardeşler Örgütü ve İslamiyeti kullanarak terörü yaymaya çalışan bazı aşırı uçların faaliyetlerini de kapsıyor.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 15:52