TÜRK EĞİTİM-SEN HÜKÜMETİ TOPA TUTTU!..
BALIKESİR - Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Balıkesir Şube Başkanı Yılmaz Kuran, eğitimcilerin maaşlarının artırılmasını istedi.
Yeni eğitim-öğretim döneminin başlamasına sevinemediklerini belirten Kuran, tek sevinçlerinin, çocuklarının okula başlaması olduğunu söyledi. Kuran, "2006-207 eğitim-öğretim döneminin bütün eğitim çalışanlarına, öğrencilerimize ve velilerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Maalesef bütün memurlar olduğu gibi eğitim çalışanları da bu ders yılına buruk başlıyor. Çünkü hükümet henüz 2007 memur zammıyla ilgili sendikalarla anlaşamamış ve uzlaşma kurulunun kararları sonucu sendikalarla tekrar görüşüp yapılacak zammı açıklamamıştır. 2006 yılı enflasyon farkı ödemesinin hangi aydan başlayacağı da kesinlik kazanmamıştır. Hükümeti memurlara karşı takındığı bu haksız tavırdan dolayı şiddetle kınıyoruz. Milli Eğitim Bakanı'nın daha önce söz vermesine rağmen eğitim-öğretim yılında sadece öğretmenlere verilen hazırlık ödeneğinin bütün eğitim çalışanlarına verilmesi konusunda düzenleme yapılmamıştır. Bir an önce verdikleri sözleri yerine getirmelerini istiyoruz" dedi.
Ülke çapında 14 milyon öğrencinin bugün okula başladığını hatırlatan Kuran, "Bu rakam neredeyse Yunanistan'ın nüfusu kadardır. Gencecik insanlarımız artık, 'Okuyunca ne oluyor, iş bile bulamıyoruz' demeye başladı. Hükümet bir an önce ülkedeki işsizlik konusuna çözüm bulmalıdır. Aksi halde üretmeden tüketen bir toplum olmaktan ve borç dilenmekten kurtulamayız. Milyonlarca gencimiz üniversiteleri de bitirdiği halde hala babalarından harçlık istemeğe devam ediyor. Bazı gençlerimiz de bunalıma düşüyor.
Bütün bunların yanı sıra, 'Öğretmen az çalışıyor, çok para alıyor', 'Memurlar çalışmayı sevmiyor' diyen, eğitim-öğretim ödeneğinin ödenmesinde ayrımcılık yapan bir Milli Eğitim Bakanı'nın emrinde görev başı yapacaklar. Ailelerin birbirinden ayrıldığı, eş durumundan mağdur öğretmenlerin feryat ettiği bir ortamda eğitimciler öğrencilere eğitim vermeye çalışacaklar. Her gün değişen yönetmeliklerle eğitimcilerin ve öğrencilerin yarınlarının ne olacağından endişe duyduğu bir Türkiye. Bir yıl önce 13 zayıfla bir üst sınıfa geçersin, bir yıl sonra 3 zayıfla sınıfta kalırsın. Açlık sınırında veya altında ücret alarak görev yapmaya çalışan eğitimciler olarak, eğitim-öğretim döneminin başladığına sevinebiliyor muyuz? Hayır. Tek sevincimiz, canımız, göz bebeklerimiz öğrencilerimizin cıvıl cıvıl seslerini duymaktır" diye konuştu.