Türkiye'nin konuştuğu olayda FLAŞ gelişme!..
Bakan Erdoğan'ın cevabıyla gözyaşlarına boğulan kanser hastası kız hastaneye yatırıldı
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, kanser tedavisi gören ve kendisinden ilaçlarının temini için yardım isteyen üniversite öğrencisi genç kızın cebine para koyup, ilaçları kendisinin almasını istedi ve 'düşürme' diye uyardı. Kendisine dilenci muamelesi yapıldığını söyleyerek alınan üniversiteli kız Selimiye Camii’nde namaz kılıp çıkan Bakan Bayraktar’a giderek, "Ben dilenci değilim, tedavim için yardım istedim" dedi ve cebine konulan parayı Bayraktar’ın eline tutuşturup ağlayarak uzaklaştı. Valiliğin temasa geçtiği genç kız hastaneye yatırıldı.
Bakan Bayraktar önce vilayete giderek Edirne Valisi Hasan Duruer’i makamında ziyaret etti. Ardından Ak Parti Edirne il Merkezi’ne giden Bayraktar, daha sonra da Edirne Belediye Başkanı CHP’li Hamdi Sedefçi’yi makamında ziyaret etti. Başkan Sedefçi, Bakan Bayraktar’a kentin sorunları hakkında bilgi verdi.
İLAÇ YARDIMI İSTEYEN KIZIN CEBİNE PARA
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar belediye binasından çıkarken yanına üniversite öğrencisi olduğunu söyleyen kemoterapi gördüğü için saçları dökülen genç bir kız yaklaştı. Bakanın elini tutan genç kız, kanser hastası olduğunu söyleyerek, yurt dışından ilaçlarını getirtemediği için yardım istedi. Bunun üzerine Bakan Bayraktar cebinden çıkardığı parayı yardım isteyen genç kızın hırkasının cebine koyarak, "Al işte bu parayı. Başka ne yapacağım? Onları sen kendin al. Parayı al, cebinden düşürme" dedikten sonra yoluna devam etti. Bakan Bayraktar, Edirne Valisi Hasan Duruer ve protokol üyeleri ile belediye binasının 300 metre uzağındaki Selimiye Camii’ne giderek öğle namazını kıldı.
CAMİYE GİDİP BEKLEDİ
Bakan Bayraktar’dan tedavisi için yardım isteyen ancak, cebine para konulması nedeniyle üzülen genç kız da Selimiye Camisi’ne geldi. Bakanın namazda olduğunu öğrenince camii bahçesinde beklemeye başlayan genç kızın parayı iade edeceğini öğrenen polisler, bir yanlış anlaşılma olduğunu söyleyerek onu vazgeçmesi için ikna etmeye çalıştı.
Polislerin ikna çabası sırasında Bakan Bayraktar’ın camiden çıktığını gören genç kız, "Bakanım bir şey diyeceğim, kimseye bir zararım yok" diye seslendi. Bu sırada koruma polisleri genç kızı tuttu ancak, bakanın talimatı ile bıraktı.
"DİLENCİ DEĞİLİM"
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın yanına giden ve elini tutan genç kız cebine konulan parayı iade ettikten sonra ağlayarak, "Sadece yanlış anlaşıldım. Ben dilenci değilim. İnsanlık konusunda bir kez daha hayal kırıklığına uğradım. Görüyorum ki çaresizliği hiç tatmamışsınız hayatınızda" dedi.
Genç kızın parayı iade etmesi ve sözlerine anlam veremeyip şaşıran Bakan Bayraktar, yanından koşarak ayrılmak isteyen kızı kolundan tutarak, "Yardım edeyim kızım, ne istiyorsun?" diye sordu. Ancak, ağlayan genç kız, koşarak camii bahçesinden ayrıldı.
Genç kızın ilaçlarını getirtmek için kendisinden yardım istediğini söyleyen Bakan Bayraktar, "İlaçlarımı getirteceğim yurt dışından imkanım yok dedi. Biz de yardımcı olduk. Vali bey ’Ben ilgileneyim’ dedi. Ama kızcağız alındı. Biz yardımcı oluruz kendisine. İlaçlarını alma konusunda yardımcı oluruz" diye konuştu.
VALİLİK GENÇ KIZLA TEMASA GEÇTİ
Öte yandan polisin temasa geçmek için çalışma başlattığı genç kızın kimliği belirlendi. Bakan Bayraktar’ın talimatı üzerine Valilik tarafından yapılan araştırmada kanser tedavisi gördüğü öğrenilen genç kızın, Trakya Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi 23 yaşındaki Dilek Özçelik olduğu öğrenildi. Valiliğin Dilek Özçelik’le temasa geçildiği belirtildi.
Devlet olarak yanındayız
Dün Edirne'yi ziyaret eden Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'dan ilaçlarının alınması konusunda yardım isteyen kanser hastası Dilek Özçelik, bugün Vali Hasan Duruer'i makamında ziyaret etti.
Vali Duruer, ziyarette yaptığı konuşmada, devlet olarak her zaman hastaların ve ihtiyacı olan kişilerin yanında olduklarını belirtti.
Dün Özçelik'in Bakan Bayraktar'dan ilaçlarının alınması için yardım istediğini fakat konunun yanlış anlaşıldığını ifade eden Vali Duruer, ''Biz sayın bakanımızla belediyeden çıkarken hanım kızımız geldi. Acele acele bir şeyler anlattı. Sayın bakanımızın ben yanlış anladığı kanaatindeyim. Hadiseye üzüldüğünü ifade etti bana. Biz devlet olarak kimsesizlerin kimsesi, çaresizlerin çaresiyiz. Her konuda hastalarımıza dertlilerimize ve sıkıntısı olanlara yardım ediyoruz. Biz devlet olarak her konuda Dileğin yanındayız. Hastalığının tedavisi konusunda her konuda yardım edeceğiz'' dedi.
''Sağlık bakanımızdan yardım bekliyorum''
Özçelik ise Trakya Üniversitesinde okuduğunu, kendisine 3 hafta önce Tıp Fakültesinde lenf kanseri teşhisi konulduğunu anlattı.
Kanser olduğu için bazı ilaçları yurt dışından getirtmesi gerektiğini, dün de bu nedenle Bakan Bayraktar'dan yardım istediğini ifade eden Özçelik, şunları söyledi:
''Doktorum bazı ilaçların devlet tarafından karşılanmadığını ve yurt dışından gelmesi gerektiğini söyledi. Benim zaman kaybı lüksüm yok. Haliyle ne yapacağımı bilemedim. Ailece çok zor günler geçiriyoruz. Bakan beyi şans eseri gördüm. Kendisinin 1-2 dakika beni dinlemesini istedim. Ben (ilaç) dedim. O (para) dedi. Dün sadece kendim için yardım istemiştim ama bugün anladım ki bir çok kanser hastasının bu ilaçlara ihtiyacı var. Ben mevki ve makam sahibi değilim ama insanım. Benim de değer yargılarım var. Şu hayatta en değer verdiğim şeylerden biri de minnet duygusudur. Ben size teşekkür ederim. Bakanımız dünkü yaptığı davranışın bilincine varmış ki üzüntüsünü dile getirmiş. Yarın sağlık bakanımız gelecek, sağlık bakanımız yardım ederse kabulümdür. Ben Sayın Bayraktar'dan değil sağlık bakanımızdan yardım bekliyorum.
VALİ DURUER MAKAMINDA AĞIRLADI
Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği 3'üncü sınıf öğrencisi Dilek Özçelik'in, kameralara da yansıyan ellerini yüzüne kapatıp ağlayarak koşma görüntüleri, kamuoyunda yankı uyandırdı. Dilek Özçelik'in, önce belirlenemeyen kimliği, dün geç saatlerde tespit edildi.
Edirne Valisi Hasan Duruer’in girişimleriyle Kredi Yurtlar Kurumu’na bağlı Selimiye Öğrenci Yurdu’nda kalan Dilek Özçelik’e ulaşıldı. Özçelik, bugün sabah erken saatlerde Valiliğe ait bir otomobille yurttan alınarak Valilik binasına getirildi. Özçelik, Edirne Valisi Hasan Duruer 'e makamında yaşadığı sıkıntıları anlattı.
Vali Duruer, Dilek’in Bakan Bayraktar ile yanlarına acele bir şekilde geldiğini söyleyerek, "Dünkü hadiseyi biliyorsunuz. Bakan ile birlikteydik ve acele bir şekilde yanımıza gelerek bir şeyler anlattı. Sayın Bakan'ın da yanlış anladığı kanaatindeyim. Bana hadiseye üzüldüğünü kendileri söyledi. Biz devlet olarak kimsesizlerin kimsesi, çaresizlerin çaresiyiz. Her konuda hastalara yardım ediyoruz. Bize ilaç konusundaki sıkıntısını iletti, biz de bütün hastalarımızın yanındayız. Dün Bakan beyin yanında kendisine söyledim. İlgileneceğimiz söylemiştim. Akşam kendisiyle konuştuk ve bugün geldi. Hastalığının tedavisi konusunda her türlü yardım edip, destek vereceğiz. Sağlık Bakanımız da yarın buraya gelecek ve sizin ve sizin gibilerin konusunu da anlatacağım" dedi.
'BAKAN BAYRAKTAR'IN YARDIMINI İSTEMİYORUM'
Tekirdağ’da oturan emekli Nevzat ve ev kadını Zeynep Özçelik çiftininin 3 kızından biri olan Dilek Özçelik, Vali Duruer'le yaptığı sohbette, Bakan Bayraktar’a minnet duymak istemediğini söyleyerek, şöyle devam etti:
"Benim de değer yargılarım var. Şu hayatta en değer verdiğim şeylerden biri de minnet duygusudur. Bakanımızın dünkü yapmış olduğu davranışın hatasının bilincine varmış olsa ki üzüntüsünü dile getirmiş. Siz yarın Sağlık Bakanı gelecek ona da söyleyeceğinizi söylediniz. Sağlık Bakanı yardım ederse kabulümdür, Sayın Bayraktar beyin yardımını istemiyorum. Belki 'Abartma, saçmalama' denilebilir. Ama insanım ve ben ömür boyu, o insanı belki hani yanlış anladım belki de anladığım doğrudur, ama kendilerine karşı aldığım her nefeste minnet duygusu içerisine girmek istemiyorum ve girmeyeceğim. Söz konusu ölüm de olsa ben kendimi o duruma sokmayacağım. Sağlık Bakanı'nın geleceğini öğrendim. Kendisi duymuştur, bilemiyorum. Benim tek derdim ilaç. Dün görmek istediğim de insanlıktı."
ÜÇ HAFTA ÖNCE ÖĞRENDİ
Ailesinin Tekirdağ’da yaşadığını ve Edirne’de eğitimine devam ettiğini anlatan Dilek Özçelik, hastalığına üç hafta önce teşhis konulduğunu anlatarak, "Ben bu hastalığımı öğrendikten sonra ailecek üzülemedik bile. Bize böyle bir gerçekten bahsettiler. Başta inanmak istemedim, ama süreç böyle işliyordu. Her başvurduğum yerde 'İlaç yok' denildi. 'İlaç var' denilen yerlerde de büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Lenf kanseriyim ve teşhisi öğrendikten sonra bazı ilaçların devlet tarafından karşılanmadığını öğrendim. İthal ilaçlar olduğu için bulamadık. Doktorum 'Zor bir süreç Allah yardımcın olsun' dedi" diye konuştu.
Tedavisini yapan doktorların, kendisine rehberlik etmesi için aynı süreci yaşayan bir hastayla tanıştırdığını söyleyen Dilek Özçelik, "Hasta olan diğer kişi, ilaçlarını yurt dışından getirtebiliyor. Ben hayatımda ilk defa, yaşadığım ilin dışına çıktım, orası da okulum için Edirne oldu. Benim zaman kaybı lüksüm yok. Ne yapacağımı bilemedim. Yattığımız yeri bilmiyoruz ailecek. Evde miyiz, gökte mi, belli değil. İlgili makamlarla görüşme talebimiz oldu. Ancak hep 'randevu' denildi. Bir insan sağlık için yardım istiyorsa aciliyeti vardır. Randevuların önüne geçilmesi gerekiyor. Dün tesadüfen oradan geçiyordum ve Bakan beyden haberdar değildim" dedi.
'BEN İLAÇ DEDİKÇE O PARA VERMEYE ÇALIŞTI'
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ı çarşıda gezerken şans eseri gördüğünü söyleyen Özçelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Devletin başındaki insanların görevi tüm bireylerin ihtiyaçlarına cevap vermesi olduğunu sanıyorum. Sadece bu düşünceyle kendisinin birkaç dakika beni dinlemesini istedim. Ben 'İlaç' dedikçe, o 'Para' dedi. Bakan'ı gördüğümde kendi ilaçlarım için gittim, sonra fark ettim ki bu sadece benim ilaçlarım değil, birçok hastanın ilaçları. Ben kendim için değil, benim gibi olanlar için de yardım istiyorum. Sağlık konusunda, ilaç konusunda bence otursunlar bu konu hakkında bir şey yapsınlar. Somut bir şey görmeden 'Tamam' diyemiyorum. Mutlu muyum ben? Evet mevkii ve makam sahibi değilim ama insanım." Edirne Valisi Hasan Duruer’e hastanede randevu ve tahliller konusunda çok sıra beklediğini de aktaran Dilek Özçelik, ziyaretin ardından annesi Zeynep Özçelik ile birlikte Valilik tarafından tahsis edilen araca bindi. Ardından anne -kız, Trakya Üniversitesi Edirne Tıp Fakültesi Hastanesi’ne götürüldü. Dilek Özçelik, Trakya Üniversitesi Edirne Tıp Fakültesi Hastanesi’nin Hemetoloji Servisi’ne yatırıldı ve tedavisine başlandı.
HASTANEYE YATTI
Edirne Valisi Hasan Duruer’in ziyaretinin ardından lenf kanseri hastası olan üniversite öğrencisi Dilek Özçelik, annesi Zeynep Özçelik ile birlikte, Valilik tarafından tahsis edilen otomobille tedavisinin yapılacağı Trakya Üniversitesi Edirne Tıp Fakültesi Hastanesi’ne gitti.
Hastaneye girmeden önce bahçede gazetecilere açıklamalarda bulunan Dilek Özçelik, şunları söyledi:
"Şimdi hastaneye yatışım yapılacak. Tedavim başlayacak ama eksik ilaçla başlayacak. Çok yerden yardım talebi var. Yardım edileceği yönünde verilen söz var. Umarım hastaneye yattıktan sonra ilacım gelir. Ancak şu an için eksik ilaç, eksik tedavi. Haliyle verimsiz bir sonuç elde edeceğiz. Seyrim değişmesin istiyorum, öğrenciyim ve bir yandan okumaya çalışıyorum, bir şeyleri bırakmamaya, pes etmemeye çalışıyorum. Ben direndikçe karşıma bu tür engeller çıkıyor."
'ÇOK VAHİM DURUMDA OLANLAR VAR'
Başbakan Erdoğan’dan talebinin olup olmadığı yönündeki soruya Dilek Özçelik, "Recep Tayyip Bey'den sadece kendim için değil, birçok hasta bulamayan hasta için yardım istiyorum. Gerçekten, gerçek niyetimi kendileri de idrak edebilirler. Dünkü yaşanan yanlış anlaşılma söz konusuydu ya, inşallah tekrardan yaşanmaz. Umarım yetkili ve mevki sahibi olan insanlar bir şeyler yapabilir ve düğmeye basar. Benim babam her seçimde kendisine oy verir. Bu teşhisi aldıktan sonra ilaç konusunda yaşadığım sıkıntıdan sonra babama sitem ettim açıkçası. Belki bir şeyler yapıyorlardır, bilemediğim için de yanlış konuşuyor olabilirim, ama yapılanlar yetersiz. O yüzden sayın başbakandan gerçek anlamda somut bir adım istiyorum, bunu diliyorum hatta kendilerine kendim için olmasa da başka insanlar için yalvarıyorum. İlaç eksikliği yüzünden çok vahim durumda olanlar var. Şu an mutlumuyum, hala somut bir şey görmedim. Görene kadar mutlu olmayacağım. Dediğim gibi ben yatacağım, tedavim bir şekilde eksik başlayacak. Diğer insanlara da ulaşabilirsek o zaman mutlu olacağımı düşünüyorum."
Ardından Dilek Özçelik, kendisine refakat eden iki hastane görevlisi ile birlikte hastaneye yatış kaydını yaptırdı ve tamamlanan işlemlerin ardından hastanenin 6’ncı katındaki Hematoloji Servisi’ne yatırıldı.
BAKAN BAYRAKTAR'DAN AÇIKLAMA: "ÖNEMLİ OLAN BU KIZIMIZIN TEDAVİ OLMASIDIR"
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Edirne'de kanser hastası genç kızla aralarında geçen diyalogla ilgili bugün ilk kez konuştu. Esas olanın genç kızın tedavisi olduğunu söyleyen Bayraktar, "Esası bunun şifa bulmasıdır. Gerisi teferruattır. Orada geldi 'ilaçlarımı alamıyorum' dedi. Bizde orada bir harekette bulunduk. Ama bunların hiçbiri önemli değil. Genç bir yavrumuz. Önemli olan o. Gerisi ne olursa olsun. Genç kızımızı tedavi edelim. Tedavi edilecek bir hastalığı var. Onu da öğrendim. Valiye talimat verdim. Dün sabaha kadar kendisiyle ilgilenildi. Bugün de ilgileniliyor. Bundan sonra da ilgileneceğiz. Sağlık bakanımız da ilgilenecek. Mühim olan genç yavrunun tedavi olmasıdır. Sağlığına kavuşmasıdır" diye konuştu. Ortada bir yanlış anlaşma olup olmadığı sorusuna "Bir şey demiyorum" karşılığını veren Bakan Bayraktar, genç kızın kendisine gönül koyduğunu söyleyen bir basın mensubuna, "Canı sağolsun. Acil şifalar diliyorum" şeklinde karşılık verdi. Bayraktar, açıklamanın ardından Başakşehir Şahintepesi Mahallesi'nde düzenlenen tapu dağıtım törenine katıldı.
Güncellenme Tarihi : 19.3.2016 16:13