KAYNAK : Haber Vitrini
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "3 Kasım'da erken seçim" çağrısı, Türkiye'de 1946'dan bu yana yaşanan "devalüasyon-siyasal bunalım-erken seçim" kısır döngüsünün bir kez daha yinelenmesini gündeme getirdi. 56 yıllık çok partili siyasal yaşamda, yüksek oranlı devalüasyonları siyasal bunalımlar, bunalımları da darbeler ya da erken seçimler izledi.
Türk ekonomisi, uzun yıllardır çözemediği istikrarlı kalkınma, enflasyon ve ödemeler dengesi sorununa, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana yaklaşık onar yıllık dönemler halinde yaşadığı devalüasyon şoklarından sonra siyasal çözümler aradı.
Devalüasyonların yol açtığı bütçe açıkları ve yoksullaşma dönemlerini darbeler ya da erken seçimler izledi.
SONUNCUSU 21 ŞUBAT
Geçen yıl patlak veren finansal krizin ardından 21 Şubat'ta sabit kur sisteminden dalgalı kura geçişle, ülke tarihinin altıncı önemli devalüasyonu yaşandı. Dalgalı kura geçişle dolar, ilk gün yüzde 40 değerlenerek 680 bin liradan 957 bin liraya yükseldi.
Dalgalı kur sürecinde yükselişini sürdüren dolar, 9 Nisan 2001'de 1 milyon 3 bin lira, 17 Temmuz 2001'de 1 milyon 478 bin
lira, 19 Ekim 2001 tarihinde 1 milyon 650 bin liraya ulaştı.
Daha sonra Türk Lirası değer kazanmaya başladı ve dolar gerileyerek yeniden 1 milyon 300-400 bin lira bandında seyretti. Ancak Başbakan Ecevit'in Mayıs ayı başında rahatsızlanmasıyla kurlar yeniden hızlı artışa geçti. Dolar haziran sonunda 1 milyon 700 bin lira sınırna dayandı. Dalgalı kur sistemindeki bir buçuk yıllık dönemde dolarda yüzde 140 dolayında artış yaşandı.
Başbakan Ecevit'in, rahatsızlığı dolayısıyla bir süredir yaşanan siyasal belirsizliğin aşılmasına yönelik olarak, pazar günü "Hükümette uyum" açıklamaları yaptığı saatlerde, bir diğer hükümet ortağı Bahçeli'nin "3 Kasım'da erken seçim" önerisi siyasal tansiyonu daha da yükseltti. Bahçeli'nin önerisi, "devalüasyon, ardından siyasal bunalım ve en geç iki yıl içinde erken seçim" şeklindeki kısır döngöyü bir kez daha gündeme getirdi.
İZ BIRAKAN DEVALÜASYONLAR
Türkiye'de iz bırakan devalüasyonların perde arkasında hep IMF yer aldı ve alınan kararları şu ya da bu şekilde etkiledi.
İlk devalüasyon Türkiye'nin IMF'ye girişi öncesinde yapıldı.
Türkiye'de yapılan devalüasyonlar ve sonrasında yaşanan köklü siyasal dönüşümler şöyle:
-7 Eylül 1946: Dolar 1 lira 30 kuruş'tan 2 lira 80 kuruşa çıkarıldı. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ülkedeki büyük gereksinimleri karşılamak için ithalat zorunlu olarak artınca ödemeler dengesi açık verdi, 1947 yılında devalüasyonu yapan Recep Peker Hükümeti düşürüldü. Faturayı İnönü iktidarı öderken, 1950'den itibaren Türkiye'de Demokrat Parti dönemi başladı.
-4 Ağustos 1958: Menderes hükümeti tarafından dolar kuru 2 lira 80 kuruştan 9 liraya çıkarıldı. Gelir dağılımı bozukluğu ve hayat pahalılığının yol açtığı ekonomik ve toplumsal bunalım 27 Mayıs darbesi ile noktalandı.
-10 Ağustos 1970: Demirel hükümeti 1970 yılında Türkiye'nin IMF ile ilk stand-by anlaşmasını imzalarken, dolar kurunu da 14 lira 85 kuruşa çıkardı. Ardından 12 Mart 1971'de muhtırayla Demirel hükümeti devrildi. 12 Mart yönetimnce 1971'de 14 liraya çekilen dolar 1974'e kadar bu düzeyde kaldı.
CHP-MSP hükümetince de aşağı çekilen dolar kuru, Demirel'in yeniden başbakan olduğu ve ünlü "70 cente muhtacız" sözünü ettiği 1977'de 19 lira 25 kuruşa yükseltildi. Dolar, siyasal ve ekonomik istikrarsızlığın giderek arttığı 1978 ve 1979 yıllarında sırasıyla 25 ve 35 liraya ulaştı.
-24 Ocak 1980: Demirel başkanlığındaki hükümetin açıkladığı 24 Ocak kararları kapsamındaki devalüasyonla, 47.10 liraya zaten gelmiş olan dolar kuru 70 liraya çıkarıldı. Esnek kur uygulaması devam ettirilerek yılın sonunda dolar 89 lira 25 kuruşa yükseltildi. Yoğun terör ortamının da etkisiyle ekonomik ve siyasal istikrar sağlanamadı. Pahalılık ve terör ülkeyi 12 Eylül 1980 darbesine götürdü.
-1981'in Mayıs ayından itibaren Merkez Bankası kurları günlük olarak ilan etmeye başladı. Kurlar, 1980'lerdeki Özal hükümetleri döneminde de yükselişini sürdürdü.
-5 Nisan 1994: Başbakan Çiller'in faizleri yapay biçimde emirle düşürme girişimi ülkeyi adım adım krize götürdü. 1994 başlarında mali piyasalarda başlayan ekonomik kriz tüm ekonomiye yayıldı, dövize yoğun talep sonucu, serbest piyasada kurlar hızla yükselmeye başladı, hükümet yeni bir devalüasyona gitmek zorunda kaldı. Çiller'in açıkladığı 5 Nisan kararları kapsamında Merkez Bankası kur belirlemeye son vererek, bankacılık sisteminde oluşan kurları esas almaya başladı. Bu tarihte 23 bin lira olan resmi dolar kuru, piyasaya uyumla 32 bin liraya yükseltildi, bir ara 40 bin liraya kadar çıktıktan sonra 30 bin lira düzeyine geriledi. Dolar, yıl sonunda da 38 bin 687 lira oldu.
1995'teki erken seçimler sonucu DYP ve Refah Partisi'nce
kurulan Refahyol Hükümeti 28 Şubat kararlarıyla görevinden uzaklaşmak zorunda kaldı.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 17:22