Ülkücü görünümlü Fethullahçılar tutuklandı
"Muhalif ülkücüler operasyonunda yeni gelişme
Yeni Çağ yazarı Adnan İslamoğulları ve Zeynel Abidin Kıymaz adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Kerim Çoraklık, İrfan Sönmez ve Ramazan Akgün'ün tutuklanmasına karar verildi.
MHP içindeki muhalif kanada yönelik yapılan "FETÖ" operasyonu kapsamında 15 gündür gözaltında bulunan isimlerden MHP Fatih eski İlçe Başkanı Ali Çolak, Yeni Çağ yazarı Adnan İslamoğulları ve Zeynel Abidin Kıymaz adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Kerim Çoraklık, İrfan Sönmez ve Ramazan Akgün'ün ise tutuklanmasına karar verildi
Aralarında Yeniçağ yazarı Adnan İslamoğlulları, Kerim Çoraklık, İbrahim Kambur, Zeynel Abidin Kıymaz, İrfan Sönmez ve Ramazan Akgün'ün de bulunduğu isimler akşam saatlerinde mahkemeye sevk edildi.
İfadelerin alınmasının ardından mahkeme kararını açıkladı.
Yeni Çağ yazarı Adnan İslamoğulları ve Zeynel Abidin Kıymaz adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Kerim Çoraklık, İrfan Sönmez ve Ramazan Akgün'ün tutuklanmasına karar verildi.
İrfan Sönmez KİMDİR?
Eski BBP'li AKP'den aday adayı
AKP hükümetinin Kürt ve Ermeni açılımlarına destek vermediği için Milliyetçi Hareket Partisini ve Ülkücüleri yazdığı köşesinde devamlı eleştiren İrfan Sönmez AK Parti'den aday adayı oldu.
İrfan Sönmez'in, 15 Aralık 1977 tarihinde Ülkücü Hüseyin Uyar’ı katletmekten 20 yıl hüküm giren Ülkücü katili AKP Kars Milletvekili Mahmut Esat Güven ile aynı partide siyaset yapmayı tercih etmesi eski arkadaşlarını şaşırttı.
Haberiniz.com adlı sitede yer alan iddiaya göre, İrfan Sönmez'in adaylığı Elazığ'da da büyük şaşkınlık yarattı. Harputlu Ülkücüler, "Elazığ’da AKP sözcülüğüne soyunan İrfan Sönmez’e Milli ve Manevi değerlerimizi savunan MHP’ye oy vererek sandıkta gereken cevabı vereceğiz” diyerek tepkilerini dile getirdiler.
İRFAN SÖNMEZ KİMDİR?
1959 Elazığ doğumlu, İlk, orta lise tahsilimi Elazığ’da yaptı. 1977’de Manisa’da ülkü ocağı başkanlığı yaptı. Daha sonra terör olaylarından ötürü okulu bırakmak zorunda kaldı. 1980 yılında Elazığ Fırat Üniversitesi Tarih Bölümü’ne girdi.
12 Eylül darbesinde tutuklandı. 78 gün Elazığ, Konya ve Manisa’da 10,5 yıl hapis yattı. Tahliye olduktan sonra Hukuk Fakültesini bitirdi. 10 yıldır avukatlık yaptı..
1993 yılından 2003 yılına kadar Büyük Birlik Partisi Genel Merkez Yönetimi Kurulunda görev yaptı.
FETHULLAH'I BÖYLE ÖVDÜ
HOCA EFENDİ VE BİR HATIRA
Bugün aradan 33 yıl geçtiği için çoğu kimse 12 Eylül’ün o acılı, ızdıraplı günlerini bilmez.
Yazılıp çizilenler de, hep solcuların yalan yanlış hatıralarından ibarettir. Aynı cendereden belki daha büyük kahır ve yalnızlıklar yaşayarak bizler de geçtik, ama bunu bir türlü anlatamadık.
Geriye dönüp bir zulüm edebiyatı yapacak değilim.. Sadece o günlere ait hayatım boyunca unutmaya niyetli olmadığım bir hatıramı nakletmekle iktifa edeceğim. Belki o zaman Cemaat hükümet geriliminde yazdıklarımın daha iyi anlaşılmasına vesile olacak.
Konya ve Manisa ülkücüler davasından yargılanarak çok ağır bir cezaya çarptırıldım. Benim için neredeyse dünya hayatı bitmiş, hayatla arama kalın, aşılmaz duvarlar çekilmişti.
Hukuken dışarı çıkmam mümkün değildi. Bunun tek istisnası sağlığımın içeride yatmaya müsait olmadığına dair bir rapor almaktı. Bunun içinde bir servet gerekiyordu, o da bizde yoktu.
Bir gün bir yakınımın yolu İzmir’e düşmüş, Bornova’ya giderek hoca efendiyi ziyaret etmiş, orada aklına düştüğüm için Hoca efendiden benim için dua talep etmiş. Hoca efendi hikayemi dinleyince çok üzülmüş,” Dua edelim ama esas olan fiili duadır. Yani onu oradan çıkarmak için bir şeyler yapmaktır. Bana ne düşerse sakınmadan gel” demiş.
O yakınım İzmir dönüşü Hoca efendi ile aralarında geçenleri bana anlattı. Tabi çok mutlu oldum. Bir Aziz’in duasını almak, onun tarafından acılarımın paylaşılması aynı zamanda verdiğimiz mücadelenin de onaylanması anlamına geliyordu.
Aradan bir süre geçti, dosyam cezamın daha da artırılması için Yargıtay’ca bozuldu.Sağlık raporu almanın önü açılmış, ama imkanımız olmadığı için elimiz kolumuz bağlı kalmıştı. O dönem adli tıpta görev yapan biri bu iş için bir servet istemişti.
Aklıma hoca efendi’nin Fiili dua edelim bana ne düşerse mutlaka gelin” şeklindeki sözleri geldi. O yakınıma hoca efendi’ye gitmesini söyledim. Git ve bu paranın yarısını iste, yarısını da biz temin etmeye çalışalım dedim. Yakınım çıktı İzmir’e gitti. Bir sabah namazı sonrası Bornova’da hoca efendiye durumu aktarmış.
Hoca efendi aynı alakayı tekrar göstererek,” bekle inşallah parası olan biri gelir hallederiz” demiş. İkindi namazına kadar yakınım bekliyor, ikindi namazında sonradan Kazakistan Türk okullarının kurucusu olacak olan Hacı Kemal(Kazakların ifadesiyle Hacı Ata) ağabey geliyor. Hoca efendi hemen tahsil edilebilecek bir çek yazmasını söylüyor.
Yakınım üniversite öğrencisiydi o zaman. Üzerinde doğru dürüst bir elbise olmadığını görünce ona da bir takım elbiselik kumaş aldırıp veriyor. Verilen para ile bugün lüks bir daire almak mümkün.
Yakınım o parayı getirdi, kalanı temin etmek için çırpındık durduk, o dönem Muharrem Şemsek’in, Selçuk Özdağ’ın çok çabaları ve yardımları oldu.Her ikisini de minnetle anıyorum.Biz kendi temin edeceğimiz parayı zamanında temin edemediğimiz için adli tıp talebimizi ret etti.
Bir defa daha dört duvar arasına gömülüp kaldım.. Daha sonra Özal affıyla on buçuk yıllık bir mahpusluktan sonra tahliye oldum.
Çıktıktan sonra Hoca efendi’ye minnet ve şükranlarımı sunmayı çok istedim.
Bir türlü nasip olmadı. Ama onun davranışını, yardımını, içimde hep gerçek Müslümanlığın bir simgesi olarak saklayıp durdum.
Dersane meselesi çıkınca da vefa göstermenin zamanı geldiğini düşündüm.Vefa insanı sağaltır, tedavi eder, iyileştirir,insanlaştırır. Şu fani dünyada bunu da yapamayacaksak ne diye yaşıyoruz ki zaten. Onun için hoca efendi benim için hep azizlerden bir aziz oldu.
Dostumuzun, ahbabımızın bizi tanımadığı bir dönemde, bize kardeşlik elini uzatmaktan imtina etmedi.Himmetini yüce tuttu. Benim için her zaman bir vefa abidesi olarak hatırlanacaktır.
Bu muhabbet niye, diye soran okuyucularıma umarım meramımı anlatabilmişimdir.
Kaynak : http://www.haberhilal.com/yazar-HOCA--EFENDI--VE-BIR-HATIRA-5411/#ixzz4KvNlWSAP