UNAKITAN, BAYKAL'IN OTURDUĞU EVİN KAÇAK OLDUĞUNU AÇIKLADI
ALİ ULURASBA
ANKARA (İHA) - CHP milletvekilleri, 'GALATAPORT ihalesi ve mal bildirimi-banka hesapları konularında görevini kötüye kullandığı, ihaleye fesat karıştırdığı, ticari sır ve bankacılık sırrı kurallarını ihlal ettiği, kişi ve kurumlara yönelik iftirada bulunduğu, suç uydurduğu, görevini, kamu gücünü ve yetkisini, siyasi ve kişisel sebeplerle sorumsuz şekilde kötüye kullandığı, bu suretle kamuyu zarara uğrattığı ve yanlış bilgilendirdiği' gerekçesiyle, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan hakkında gensoru önergesi vermişti.
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, konuşmasına Türk ekonomisi üzerinde kısa bir değerlendirme yaparak başladı. "Son zamanlarda ülke olarak çok önemli kazanımlar elde ettik. Bizden önceki iktidarlar kendi dönemlerinde kısa vadeli tedbirlerle vakit geçirdiler. Biz ise uzun vadeli politikaları üreterek ülkemizi bir güven ve istikrar ortamına kavuşturduk. Bunun neticelerini de hep birlikte görüyoruz. AK Parti iktidarı ve hükümetleri şimdiye kadar yürütülen siyaset anlayışını değiştirdi. Yıllardır gerilim üzerine kurulu siyaset anlayışını siyaseti millete hizmet yarışında döndürdü. Gerilimi kaldırarak siyasetteki ezberi bozdu" diyen Unakıtan, "Muhalefet yaptıklarımıza ayak uyduramadı. Muhalefet kendisini yenileyemeyince halk tarafından benimsenmeyen kısır bir politika içine girdi. Değişim karşısında geride kaldılar. Dolayısıyla tamamen gerçeklere dayanmayan iftiraya dayanan kısır çekişmelerle gündemi doldurmaya çalışmaya başladılar. Hükümeti güya güç duruma düşürmek için benim hakkımda gensoru verdiler. Bu gensorunun gerçeklerle alakası yoktur" diye konuştu. Gensoru önergesindeki iddialardan birisi gazetede yer alan haberlerle ilişkili olduğunu ancak gazetedeki haberleri kendisinin yalanladığını tekzip ettiğini ve dava açtığını kaydederek, "Bu haberi tekzip ettim. Arkadan gazete aleyhine tazminat davası da açtım. Şimdi bana diyorlar ki sen bu açıklamayı niye sabah yapmadın da akşam yaptın. Size mi soracağım ne zaman yapacağımı. Ben sabahtan akşama kadar bakanlar kurulu toplantısındaydım" ifadelerini kullandı.
"TÜPRAŞ İLE İLGİLİ İHALE GAYET AÇIK VE ŞEFFAF"
Kendisinin Maliye Bakanı olarak kimsenin mal varlığını açıklamadığını belirten Unakıtan, "Öyle açıkladığım zaman da abartılı boş laflar değil. Maliye Bakanı isterse bir adamın hesabını kuruşuna kadar açıklar. İstersem ben açıklarım. Yapmadım yapmayı da düşünmüyorum. Sayın Baykal da bir sürü laflar etti benim hakkımda. Benim hakkımda konuştun mu diye yazı yazdım Sayın Baykal'a o da, 'Hayır konuşmadım' dedi. Gazete dedikoduları üzerinde siyaset anlayışının devam ettiğini görüyorum. Bu siyaset anlayışı yalan üzerine kurulu bir senaryoyu kendisi çalmakta ve kendisi oynamaktadır. Bu nasıl bir siyaset?" diye sordu.
Bakan Unakıtan, TÜPRAŞ ile ilgili ihalenin gayet açık ve şeffaf olduğunu belirterek, "TÜPRAŞ'ın 14.76'lık hissesi bizim bir danışmanlık şirketi var. İş Yapım. İş Bankası'na ait olan bir şirket. Özelleştirme İdaresi adına aracılık yapıyor. Borsada satışına ilişkin işlem başladığı andan itibaren SPK'ya da bildirilmiştir İMKB'ye de bildirilmiştir. Gizi kapaklı satış yoktur. Bunun satışı herkese ilan edildi. 1 Mart 2005. İşiniz gücünüz lüzumsuz şeyleri karıştırmak. Yok kapı arkasında satılmış yok gece satılmış, iyice işi mizaha döndürdüler. Satış işlemi de 4 Mart'ta gerçekleşiyor. Bütün matbuata bakın 'çok iyi bir iş yapıldı, TÜPRAŞ'ın değeri arttı' diye bütün gazeteler yazdı. Biz ne yaparsak açık seçik yaparız. Bu kadar şeffaflığı böyle ihalelerde göremiyorlardı da ondan. Açık değildi" şeklinde konuştu. Unakıtan, GALATAPORT ihalesi ile ilgili ise şu bilgilere yer verdi:
"GALATAPORT'tan bahsediyorlar. İhaleye fesat karıştırıldı, ihalede yolsuzluk var şüphe var. Öyle alelacele hazırlanmış bir gensoru önergesi ki. Biraz okuyun çalışın, gerçeklere bakın. GALATAPORT ihalesi Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararıyla durdurduk. İhale Komisyonu iptal etti. Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararının gerekçesi neydi? Burada yolsuzluk yapıldı demiyor, şaibe şüphe demiyor. Ne diyor, bu planları özelleştirme idaresi tahkik etmesi lazım. Fakat onun yerine Turizm ve Kültür Bakanlığı tahkik etmiştir. Onu değiştirin diyor. Eski Turizm Bakanı'nın da imzası var. O tasdik etti. Zarfları basının önünde açtık. Evde açmadık. Bir zamanlar yapıyorlardı. Yeniden ihaleye çıkacağız. Bunlar milletin menfaatine."
"OFER AİLESİ 50 SENEDİR TÜRKİYE'DE"
OFER ailesinin 50 yıldır Türkiye'de çalıştığını kaydeden Maliye Bakanı Unakıtan, "OFER ailesi 50 senedir Türkiye'de. Çalıştırdığı işçilerin yüzde 70'i 80'i Türk. Denizciler anlatıyor. Bırakın bu önyargılarla hareket etmeyi. Türkiye7nin yabancı yatırımcıya ihtiyacı olduğu bu dönemde Türkiye'ye yeni bir veche yeni bir yüz kazandırıyoruz. Siz hayatınızda bu kadar özelleştirme gördünüz mü? Özelleştirme nedir farkında değiller. Bu ülkede bir ileri bir geri 8 milyar dolar. Biz 1 senede 25 milyar dolar bu hükümet özelleştirme yaptı. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilke imza attık. OFER ile bir çıkar ilişkim olduğuna dair bir imada bulunmak istiyorsanız erkek gibi çıkın söyleyin burada. Ama her müddei iddiasını ispatla mükelleftir. Bu imaları bırakıp benim hakkımda iddiaları ispat edemeyen de adi bir müfteridir. Hodri meydan. Çıkın iddianızı söyleyin" İfadelerini kullandı.
Naylon Fatura konusunda gerçekleri 3 yıldır anlattığını ancak inanmak istemeyenlerin inanmadıklarını kaydeden Bakan Unakıtan, "Naylon fatura hayali ihracat. 3 seneden beri bunu anlatıyorum. Ben naylon fatura düzenlemekten hayali ihracat yapmaktan suçlanıyorum. Ben ne naylon fatura düzenledim. Ne hayali bir ihracat yaptım. Ama bunu sen yaptın diye söylüyorlar benim dava hakkım doğuyor. Bir özel finans kurumu tarafından mevzuata uygun yapılan aracılı ihracat dolayısıyla 3 tane dava açıldı. Bütün yönetim kurulu üyeleri ben de içinde olduğum için. Bu dava açıldı yıllardan beri sürdü. Benim dosyam milletvekili olduğum için tefrik oldu. Milletvekili olmayan öteki yönetim kurulu üyeleri hakkındaki davaların tamamı kaldırılmıştır. Böyle bir dava şu anda söz konusu değildir. Bu davalar mahkeme kararıyla kaldırılmıştır. Af söz konusu değildir. Bakan kendine af çıkardı yalandır. Çıkıp burada hükümetin yaptığına başarılarına yetişemiyorsun çamur atmaya çalışıyorsun. Var mı böyle numara?" dedi. Unakıtan, çocuklarının ticaretle uğraşması ile ilgili şöyle konuştu:
"Benim çocuklarım ticaret yapıyorlar. Bunu yeni de yapmıyorlar. Şirketlerini kurdukları tarih 1999. Bizim partimiz kurulmadan. Bakanın oğlu ticaret yapamaz yemez içmez, hanginizin oğlu evde oturuyor? Benim çocuklarım özelleştirmeden bir ihale mi almışlar? Devletten bir ihale mi almışlar? Ben onlara devlet makamına mı tayin etmişim. Ne var bunda. Bir başkası gelecek yatırım yapacak bakanın oğlu olunca kötü kötü söyleyeceğiz. Ayıptır. Bunlar temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp ortaya konmasının sebebi bizim iktidarımıza olan kıskançlıktan başka bir şey değildir. Benim oğlumun işi yumurta. Tavuklardan yumurta elde ediyor onu da pastörize yumurta yapıyor. Hiyenik bir şey yiyorsunuz sayesinde."
Mısırla ilgili yapılan işlemin normal bir işlem olduğunu belirten Unakıtan, "Her sene gümrükler belli bir dönemde düşer. 10 sene geriye gidin. Çünkü Türkiye'nin gerçeğidir. Bunu değiştiren bizim partimiz oldu" dedi.
"BAYKAL'IN ANGORA EVLERİ DE KAÇAKMIŞ"
Bakan Unakıtan, Çamlıca'daki evleriyle ilgili de bir yolsuzluk ve usulsüzlüğün olmadığını ifade ederek, "Kaçak oldu yeni yapıldı. Sonradan altın kıymetine girdi. Hakkımda yürütülen karalama kampanyasının bir neticesi. O dedikleri yerde ben 23 seneden beri oturuyorum. Yapmak için de o tarihte tapuda aldım. 2. evi de 97 falan yaptım. Ben aldığımda burası sit alanı değildi. Yüzde 25'de bana oradan ruhsat verdiler. Yani dört tane o evden yapabilirdim. Ya da 16 dairelik bir aparman da yapabilirdim. Sonradan oranın imar planlarına göre benim orda bir ev daha yapma hakkım var. Fakat o planların geçmesi Büyükşehir'den ve Üsküdar Belediyesi'nden gecikince benim ev kaçak durumuna düştü. O planlar çıktı. Büyükşehir ve Üsküdar Belediyesi'nden çıkarken oy birliğiyle çıktı. Bütün partinin üyeleri oy verdiler. Madem kaçaktı da niye oy verdiler. Oradaki binlerce insanın mağduriyeti giderildi" diye konuştu. Unakıtan konuşmasında Genel Kurul'da kendisini dinleyen Baykal'a seslenerek, "Sayın Baykal, Angora evlerinde oturuyor musunuz. Oturuyorsunuz. Bu Angora evlerinin ruhsatı var mı? Yok. Ya işte böyle. Millet sizi tanısın. O evin tapusu var mı yok mu?" diye sordu.
Baykal ise, Unakıtan'a, "Kooperatif" diye bağırdı. Bunun üzerine Unakıtan, "Sizler üstün kimselersiniz. Sizde olmaz. O evin kaçak yaptığınız bazı yapılar var mı orda?" diye sordu. Bunun üzerine Baykal "Yok" dedi. Bakan Unakıtan ise, "Yalan söylemeyin. Sizin bazı milletvekilleriniz de var orda. Onların da kaçakları var mı orada? Kendileri yapınca bir şey olmuyor. Sayın Baykal'ın bir de bahçesi var. Sayın Baykal'ın bahçesi kamuya terk edilmiş olan alanı da içine almış" dedi. Baykal ise, "Ne var bunda" diye karşılık verdi. Unakıtan ise, "Kamuya ait yeri de bahçenin içine alıyorsun. Sayın Baykal ben evlerimi kendi bahçemde yaptım. Kamuya ait yerlere taşmadım. Arazi alıyorsunuz bakıyorsunuz imar geçmiş 18 uygulanmış bir kere değil, iki kere değil, üç kere değil. Araziler olmuş arsa. Ben bir işlem yaptıysam istifa ederim diyorsunuz. Buyurun edin. 4 kere. 18 uygulamasını kaç kere yaptınız." Bunun üzerine bazı CHP'liler imarın belediye tarafından geçirildiğini bağırdılar.
Unakıtan da, "Benim evin imar planlarını ben yaptım değil mi? Benimkini belediye yapmadı. O servetin altından kalkamayacaksınız" dedi.