Yaşam
  • 7.2.2005 03:21

ÜNLÜ GAZETECİ HINCAL ULUÇ İLK KEZ ÖZEL YAŞAMINI ANLATTI...

Ünlü gazeteci yazar Uluç ilk kez özel yaşamını paylaştı: Aynadaki adama göre ben 40 yaş gencim.

Bana bir şeyler olduğu doğru. Artık biraz ortaya çıkıyorum. Önceki arkadaşım benimle gözükmek konusunda çok huzursuzdu.

Benim kız arkadaşım sandalyesini çekmez, mantosunu kendi giymez, hesabı ödemez.

Mükemmel âşıklar karşıdan bir şey beklemez. Beklediğin an o ticarete dönüşür.


İçimdeki adam 25 yaşında

Hıncal Uluç son günlerdeki değişimini anlattı: "Eski arkadaşım beraber gözükmek istemiyordu, 6 yıl biz de ortalarda yoktuk. Geçen sene aralık ayından beri dışarıya çıkmaya başladım, keyfim yerinde artık".

Hayatımda hiçbir kadına, asla sarkıntılık etmedim
Hıncal Ağabey köşesinde bu aralar sıkça "Bir şeyler oluyor bana" diye yazıyor. Fark ettiniz mi? Gittiği barlardan diskolardan bahsediyor. Ne var bunda demeyin, Hıncal ağabey öyle geç vakitlere kadar dışarıda kalmaz. Çok gezer ama geceleri değil. Ya tiyatro, sinema yazılarına ne demeli? Eleştiriler bile daha güler yüzlü. Bir sabah gazetenin kapısında karşılaştım. Öyle bir "Günaydın" dedi ki şaşırırsınız. Girdi koluma. Sohbete başladık. Oradan buradan, hayattan. Asansör benim katıma hiç gelmesin istedim. Gelince de inmedim zaten, ona odasına kadar eşlik ettim. "Siz de bir şeyler var" dediğimde gülümseyerek cevap verdi. "Aman efendim, o sizden aldığım elektrikten." Hayır olmadı, ben bunu yemedim. Bir şeyler oluyor. Eminim. İki gün sonra bir gece vakti keşfettim neler olduğunu. Bir barda rastladım bu sefer Hıncal Ağabey'e. Yanında da güzel mi güzel bir kız. Bacak boyu benim boyum kadar. İsmi Ece Gürsel'miş. Hani Hıncal'ın Yeri'nde sık sık ismini okuduğumuz Ece bu Ece'ymiş meğer. Biraz sohbet ettik. Gecenin ilerleyen vakitlerine doğru şampanya kadehlerimizi tokuşturduk. Nasıl merak ettim anlatamam. Kimdir bukız? Ne zamandır Hıncal Uluç ile geziyor, yemeklere gidiyor? Nasıl tanışmışlar? Hıncal Ağabey'i böylesine mutlu eden, çok daha sıcak kahkahalar atmasını sağlayan, geceleri sabaha kadar gezdiren 21 yaşındaki bu güzelin sırrı nedir? Sebep sadece gençlik ya da güzellik olmamalı.

SAKLANIYORDUK

Ertesi sabah soluğu Hıncal Ağabey'in ofisinde aldım. Kolay mı onu röportaja ikna etmek? Hiç değil. Hele hele konu özel hayatıysa. Mümkün değil. Örneği yok. Bir gün sonra yine aynı saatte kapısındaydım. Yine gülümseyerek karşıladı beni. Başladı anlatmaya. Nasıl keyifli olduğunu, nasıl gezdiğini nasıl kıyafetine özen gösterdiğini... "Tamam işte " dedim "Ben de bunları yazmak istiyorum. Özel detaylarınızı değil sizi hayata böylesine bağlayan, 'bende bir şeyler oluyor' yazılarını yazdıran gece gezmelerinizin başrol oyuncusu Ece'yi yazmak istiyorum." Aslında sadece Ece değildi merak ettiğim. Hıncal Uluç nasıl bir aşıktır? Romantik midir? Seks onun için ne ifade eder? Niye boşandı? Tekrar evlenmeyi düşünmedi mi? Bütün bunları birbiri ardında makineli tüfek gibi anlatırken bir ara "Olur" cümlesini duydum. Sustum. Olur mu dedi? Gerçekten mi? Yok canım rüya görmüş olmalıyım. Gözümün içine baktı"Tamam" dedi "Olur". Röportajı Fenerbahçe-Samsun maçı öncesi evinde yaptık. (Ayağım ona uğurlu kendi takımıma uğursuz geldi maalesef berabere kaldık) Maç bittikten sonra Ece elbisesini giydi, fotoğraflar çekildi. Sonra ver elini Beyoğlu. "Ben de geliyorum" dedim. "Şöyle sizinle bir gezmem lazım işin sırrını tam anlamam için." Her girdiğimiz mekanda gözler Hıncal Ağabey'e çevrildi, ardından 1.83'lük Ece'ye. Nasıl keyifli bir geceydi. Geceyi tabii ki anlatacağım ama önce röportaj.

<ı>Neler oluyor size? Neler oluyor?
<ı>Böyle bir şarkı vardı değil mi? (Yani o şarkı bu durumun tam tersi dedim kendi kendime. Yüzümü buruşturduğumu görünce Hıncal Ağabey önce güldü sonra başladı anlatmaya.)
Efendim, biraz ortaya çıkıyoruz. Yani bu ortaya çıkmama hiçbir zaman benim tercihim değildi ama önceki arkadaşım huzursuzdu.

<ı>Neden huzursuzdu?
Benimle gözükmek istemiyordu. Ben de ona karşı saygılı olduğum için çok gezmiyordum. Bir şeyi beraber yapmayınca, kalkıp tek başına gezmenin alemi nedir?

<ı>Bu içe kapanıklık dönemi, <ı>yani eski ilişki ne kadar sürdü?
Altı yıl. Erken saatlerde görünmeye döndürdük işi. Tiyatrolara gidebiliyorsun neticede. Erkek arkadaşlarınla gidebildiğin yerler var ama bir de kızarkadaşınla olmak istediğin yerler. Oralarda yoktuk tabii. Geçen sene aralık ayından beri ortalığa çıkmaya başladık.

<ı>Nasıl oldu bu?
İşte, beraber gezecek birilerini bulunca çıkıyorsun ortaya.(gülüyor)

<ı>İnsan sadece beraber gezecek birini <ı>buldu diye böyle mutlu gözükmez. Sizi neşeli ve mutlu görüyorum ben.
O iyi bir şey tabii. Böyle hissediyorsan iyi. Altı yıllık ilişkisini bitiren bir adam böyle iyi gözükebiliyorsa, o iyi bir şey gerçekten.

<ı>Siz ilişkilerinizi nasıl yaşarsınız? Dolu dolu mu geçer, yoksa......
Dolu dolu yaşanmasa bu kadar uzun sürer miydi? Benim yanımda çok kadın görürler ama bütün bu kadınların etrafımda olması hayatımda olması anlamına gelmez ki. Benim hayatımdakilerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez.

<ı>Ne tarz kadınlardan hoşlanırsınız? Kimler yanınızda gezebilir?
Hoşlandığım herkesle gezerim ben. Hoşlanmak ayrı bir şey hayatın içine almak ayrı. Zaten ben hayatım boyunca hoşlanmadığım bir kadınla ilişkiye girmedim. Hiçbir türlü ilişkiye... Öyle bir şeyim var benim. Örneğin senden hoşlanmasam seninle asla bu röportajı yapmazdım. Yani düşün artık buraya varıncaya kadar... Benim için hoşlanma önemlidir. Ondan sonra ne olacağı duruma bağlı.

İLK ADIMI ATARIM
<ı>İlkadımı siz mi atarsınız?
Ben bir adım atarım. Çok kibar, şövalye bir adım. Yani anlamak isteyen anlar onun bir adım olduğunu. Öyle langırt diye konuya girmem. O adımı atarım ve beklerim. Benzer adım gelirse ikinci benden.

<ı>Ya karşı taraf adımı anlayamazsa? Olabilir yani...
Yakalayamazsa geçmiş olsun. O ilişki başlamadan biter.

<ı>Nedir o adım peki?
(Elini uzatıyor) Koy bak elini. Diyelim benim elim senin eline şöyle değerse (çok hafif dokunuyor) ve sen o anda elini çekersen benim elim senin eline bir daha uzanmaz. Kesinlikle uzanmaz.

<ı>İyi de bu adım değil ki. İnsan gerçekten de algılayamayabilir bunu.
O zaman biter işte.

<ı>Böyle başlamadan biten ilişkileriniz oldu mu?
Çok. Yani bir çok kadın arkadaşım, şu anda evli ve mutlu anneler, acaba niye olmadı diye bana yıllar sonra sormuşlardır. "Biz senin gözüne o kadar baktık, ettik, sen arkasını neden getirmedin?" diye... Hayatımda en nefret ettiğim şey birilerine ısrarcı davranmaktır. Geçenlerde Engin Ardıç hakkımda "Hıncal bu yaştan sonra genç kızlara sarkıyor" diye yazmış. Değil bu yaşta ben genç yaşımda, üniversitedeyken bile hiçkimseye sarkmadım. Benim için istenmediği yerde olmaktan kötü bir şey yoktur. Hıncal niye yok desinler ama niye var demesinler. Buna çok dikkat ettim, çok özendim. Yani düşünebiliyor musun bir insanı istemediği bir ilişkiye zorlamak, ne korkunç bir şey.

<ı>Engin Ardıç sizin sarkıntılık ettiğiniz yazıyor, aseksüel, homoseksüel olduğunuza dair dedikodular çıkarıyorlar. Peki niye özellikle özel hayatınıza dair bu kadar söylenti var?
Ben bunları konuşmuyorum da ondan. Bugüne kadar hiçbir gazeteci benimle özel yaşamımı konuşmaya muvaffak olamadı. Benim özel yaşamımla ilgili tek bir şeyim vardır o da resmi karımdır. Resmi olursa yazarım ama onu da ben yazarım.

<ı>Erkekler sizi kıskandıkları için <ı>böyle dedikodular üretiyor alabilirler mi peki?
Tabii, olabilir (gülüyor) ben de birini böyle devamlı güzel kadınların arasında görsem kıskanırdım.

<ı>Peki arkadaşlarınız size takılmıyor <ı>mu "Hadi Hıncal iyisin etrafında bir sürü kadın" diye...
Hayır. Arkadaşlarım beni gayet yakından bilir, ne olduğumu bilirler. Hatta o arkadaş muhitim benim yaşamam gereken hayatın gerisinde yaşadığımı da bilir. Benim böyle tek eşli yaşama seçimimi anlamazlar, o ayrı. Hatta tek eşli olmamı bile pek iyi karşılamazlar.
****

Gelelim Ece Gürsel'e. Kim bu alımlı uzun bacaklı kız? Hıncal Ağabey ile nasıl tanıştı? Ne hissediyor Hıncal Uluç için? Bizim bildiğimizden başka bir Hıncal mı tanıyor yoksa? Fenerbahçe- Samsun maçı devam ederken konuştuk Ece'yle, mutfakta. Bu arada Ece Beşiktaşlı. Futbolla ilgisi pek yok. O 6 yıl kadar basketbol oynamış. Babası Yugoslav annesi Çerkez. Babası eski futbolcu, şimdi Rasim Kara ile Azerbaycan takımını çalıştırıyormuş. Kendini bildi bileli Antalya'da yaşamış. Hukuk ya da gazetecilik okumak isterken kendini işletme bölümünde bulmuş. Okul biter bitmez soluğu İstanbul'da almışlar. O, ablası ve annesi. Ece yaşının insanı değil. 21 değil 31 gibi konuşuyor. Söyleyecek sözü anlatacak hikayesi çok. Ayrıca iyi bir dinleyici. Cümlenizi bitirmenizi sabırla bekliyor. Huzur veren bir tarafı var.

İKİ ECE VAR ASLINDA
Hıncal Ağabey'e "Ya siz nasıl düşünüyorsunuz Ece hakkında?" diyorum, "Bakma sen onun bu haline, iki Ece var" diye cevap veriyor. "İki Ece ile yaşamak zorundasın. Bir tanesi benim Boxer Dergisi'ne yazdığım gibi mükemmel bir kadın. Bembeyaz, duru, canlı, mükemmel. Öteki ise içine kapanık, kötümser, siyah. Ben bazen yüzüne baktığımda hemen anlıyorum hangi Ece var on anda karşımda." Ece Gürsel ile Hıncal Uluç Ertekin'in yerindeki bir şapka partisinde tanışmışlar. Ece "Matmazel şapkalarından giymiştim ben" diye anlatıyor. "Hıncal ile orada tanıştık. Tabii ki yazılarını her gün okuyordum ama tanışmak heyecan vericiydi."Ece Gürsel 14 yaşından beri podyumlarda. En iyi model yarışmasında ikinci seçilmiş. Sonra Best Model International'da en iyi mayo taşıyan, en iyi vücutlu manken ünvanı gelmiş. Nasıl gelmesin? O ne bacak boyu öyle. "Estetiğin var mı peki?" diye soruyorum utangaç gülümsüyor "Göğüslerimde silikon var. Aslında sadece haute couture defileleri için yaptırdım, daha iyi taşıyabilmek için. Küçüktü göğüslerim benim." Ece'yi bütün başarılarına rağmen yine ilk keşfeden Hıncal Ağabey olmuş. Boxer dergisi için bir röportaj yapmış Ece ile, hani şu eski playboy röportajlarından. 4 gün sürmüş yazı için malzeme toplamak. Yemiş, içmiş, gezmişler beraber. Sonunda Hıncal ağabey şöyle yazmış Ece Gürsel için: "İnce... Zarif... Güzel ... Çarpıcı... Tüm klası, kalitesi dokunulmazlığı mesafesi içinde nasıl çekici... Nasıl dişi.. Hissettirmeden, vurgulama gereği duymadan , dişi olabilmek doğuştan bir yetenek. Öğrenmesi olmuyor. Ve de nasıl kafa dengi.. Nasıl uyumlu. Hayatın güzelliklerini arayıp bulan, onları bol bol yaşayan, yaşadığı her anın tadını çıkaran." Peki ya Hıncal Uluç Ece Gürsel için ne ifade ediyor? Ece anlatıyor: "Nasıl heyecanlandım o yazıyı okuyunca anlatamam. Elim titreyerek açtım sayfaları. Aynı şekilde tanıştıktan sonra ilk defileme geldiğinde de heyecanlandım. Bir titreme geldi sorma, düşerim diye korktum. Hıncal müthiş birisi, eğlenceli. Öncelikle güven veriyor. Köşesinde yazdığı gibi biri, yani maske yok, yalan yok. Neyse onu yazıyor zaten."

Balçiçek Pamir / Sabah

 

Güncellenme Tarihi : 17.3.2016 11:03

İLGİLİ HABERLER