Yaşam
  • 15.6.2002 13:25

UZMANLAR UYARIYOR: "YAZ AYLARINDA SIVI AĞIRLIKLI GIDALARI ALINMALI"

KAYNAK : Haber Vitrini MEHMET CANITATLI İSTANBUL- Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetitik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Perihan Arslan, "Sıcak havalar organizmayı da etkiliyor. Yazın alınan besinlerden elde edilen enerji ağırlıklı olarak terle dışarı atılır. Sıcak arttıkça terleme de artar. Terleme ile sıvı,su, elektrolit kaybı söz konusu. Bunun önüne geçmek için sıvı ağırlıklı gıdalar almak gerekiyor" dedi. Vücudun yüzde 60'ının sudan oluştuğunu hatırlatan Arslan, "Terle kaybettiğimiz sıvı ve suların yerine yenisini koymaksak halsizlik ve fiziksel aktivitelerde yavaşlama başgösterir. Mevsimle beraber besinlerdeki değişikliklere önem vermeliyiz. Mevsime göre dengeli beslenilmezse şişmanlık meydana gelir. Tabii bunun tam tersi de söz konusu olabilir. Bu durumlar da bağışıklık sistemini doğrudan etkiler" diye konuştu. HİJYENE DİKKAT Tüketilen besinlerin hijyeninin de çok önemli olduğunu kaydeden Arslan şunları söyledi; "Eğer bunların temizliğine önem vermezsek, özellikle üst solunum yolu hastalıklarına davetiye çıkarmış oluruz. Mikroorganizmalar sıcak ortamlarda daha iyi ürer. Yıkanmamış sebze-meyve, çiğ tüketilen salatalardan geçen mikroorganizmalar zehirlenmelere davetiye çıkarıyor. Bu nedenle besinler tüketilmeden iyice yıkanmalı. Ayrıca besinlerin saklanmasına dikkat edilmeli. Örneğin maydanoz çabuk bozulur, etli kıymada mikroorganizmalar kolay üreyebildiği için zehirlenmeler görülebilir. Tadından anlayamayacağımız değişiklikler ve meydana gelen küf toksinleri zehirlenmeyi beraberinde getirir." Su kadar süt mamullerinin tüketiminde de dikkat edilmesi gereken hususlar olduğunu dile getiren Arslan, "Özellikle dondurma yapılan sütün pastörize edilmiş olması gerekiyor. Bu gruptaki zehirlenmeler pastörize edilmemiş sütten kaynaklanabilmekte" diye konuştu. SÜT TÜKETİMİ TEŞVİK EDİLMELİ Süt tüketimini artırmaya yönelik kampanyalara da değinen Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetitik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Perihan Arslan, "Eğitim yılının ikinci yarısında başlatılan okul sütü programı ile 1 milyon çocuğa ulaşmaya çalışıldı. Bu program ilk kez 1927 yılında Almanya'da uygulanmış ve başarıya ulaşmıştı. 1971'de Portekiz'de ilk yasal okul sütü programı uygulandı ve bu zamanla tüm Avrupa'ya yayıldı. Çin'de bu tür organizasyonlar sürekli yapılıyor" dedi. Birçok besin öğesini içinde barındıran sütün tüketiminin artırılması ve çocuklara sevdirilmesi için okulların seçilmesini isabetli bir karar olarak değerlendiren Arslan sözlerini şöyle sürdürdü; "Özellikle sabah kahvaltısı alışkanlığının zayıf olduğu ülkemizde çocuklarımızın gelişimi için uygulamaya konulan programa süreklilik kazandırmak gerekiyor. Yapılan araştırmalar süt içen çocukların boylarının 10 yıl içinde 7 - 8 cm arttığını gösterdi. Birçok vitamin ve minerali bünyesinde barındıran sütün tüketiminin yaygınlaştırılması konusunda Devlet Bakanı sayın Hasan Gemici'nin başlattığı kampanyayı yürekten destekliyorum. Sayın Bakanın deyimi ile 5 yıl içinde tüm okullar bu kampanyaya iştirak edecek. Amerika'yı yeniden keşfe gerek yok." Okul dışında ise halkın sokakta satılan sütleri tüketmemeleri konusunda uyarılarda bulunduklarını belirten Arslan, "Sokak sütünün satılmamasıyla ilgili yasal düzenlemeye rağmen denetimin olmaması halkın bilinçlenmesini de engelliyor. Sütün mutlaka pastörize edilmiş olması gerekiyor. Sokaktan alınan sütün çok kaynatılması çare değil. Bu konudaki Hacettepe Üniversitesi Enfeksiyon Ünitesi ve Tetra Pak ile ortak bilinçlendirme çalışmalarına devam ediyoruz " diye konuştu. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 17:12

İLGİLİ HABERLER