Gündem
  • 7.9.2004 15:51

VERHEUGEN: TÜRKİYE'DE İNSAN HAKLARI KADIN VE ERKEK EŞİTLİĞİYLE OLMALIDIR

Lice'nin Tuzla Köyü'ndeki incelemelerini tamamlayan Verheugen, Diyarbakır'a dönüşünde KA-MER'i (Kadın Merkezi) ziyaretinde yaptığı açıklamada, KA-MER'in Brüksel'de dahi çok iyi tanındığını ve kadın haklarının savunulmasında büyük çalışmalar olduğunu belirterek, ''Bu yolda tetikleyici bir kuruluştur. Türkiye'de demokrasi ve insan hakları, kadın ve erkek eşitliğiyle olmalıdır. Kadın-erkek eşitliği olmadan demokrasiden söz edilemez'' dedi. KAM-ER Başkanı Nebahat Akkoç ise Türkiye'nin AB yolunda büyük adımlar attığını vurgulayarak, ''Türkiye'ye AB'ye girmeyi hak ediyor. Çünkü, bu süreçte çok şeyler yaptı. Verheugen'in, KAM-ER'i ziyareti kendisinin kadınlara verdiği desteği gösteriyor'' diye konuştu. Verheugen, Diyarbakır Barosu Başkanı Avukat Sezgin Tanrıkulu'nu ziyaretinde yaptığı açıklamada ise hukuki meseleler ve hukukun üstünlüğüyle ilgili konuların Türkiye için geliştirdikleri katılım öncesi stratejinin odağını oluşturduğunu belirterek, şöyle konuştu: ''Kophenag kriterleri çok net şekilde tanımlanmıştır. Kriterler, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, insan haklarına tam saygı gösterilmesini ve azınlıkların korunmasını içeriyor. Gördüğünüz üzere 4 kriterden 2 tanesi hukukla, sizin çalışmalarınızla ilgilidir. Bu nedenle sizinle çalışmamız faydalı olacak. Benim sizinle özellikle görüşmemin sebebi, siz sahada çalışan bu alandaki uzmanlar olarak reformların uygulanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz ? Bu konudaki görüşlerinizi öğrenmek istiyorum. O sebepten dolayı sizi dinlemek, sizden öğrenmek istiyorum. Buradaki realite değişti mi ? Siyasi ve hukuki reformlar vatandaşın hayatını olumlu yönde etkiledi mi?'' Başkan Tanrıkulu, 1999 yılında başlayan AB sürecinin insan hakları ve demokrasi konusuna ivme kazandırdığını, süreç içerisinde temel yasalarla ilgili 45 ayrı kanun maddesinde değişiklik yapıldığını ifade ederek, şunları söyledi: ''Baro olarak insan hakları ve demokrasinin uygulanması konusunda vatandaşlara yardımcı oluyoruz. Halkın bilinçlenmesi, insan hakları ve demokrasinin bölgede etkili olması için çabalıyoruz. 2 yıl içerisinde Avrupa Komisyonu'ndan aldığımız destekle adalete ulaşmakta güçlük çekenlere kurduğumuz Adli Yardım Bürosu aracılığıyla yardım ediyoruz. Değişik konularda Türkçe ve Kürtçe adli yardım broşürleri bastırdık ve vatandaşlara dağıttık. AB süreci adli sürece de hız kazandırmıştır. Bu sürecin devam etmesini istiyoruz. Çeşitli akademik çevrelerce tartışılan yasalar halkın istediği konulardır. Bu tartışmaların çok doğru olmadığını düşünüyoruz.'' Verheugen, Başkan Tanrıkulu ve yönetim kurulu üyeleri daha sonra yaklaşık 20 dakika basına kapalı görüştü. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:53

İLGİLİ HABERLER