Dünya
  • 16.6.2007 15:05

WASHİNGTON'DA İĞRENÇ TÜRKİYE SENARYOLARI!..

AK PARTİ’NİN WASHINGTON ÇIKARMASI VE ÇİRKİN SENARYO

HASAN MESUT HAZAR/ WASHINGTON

Türkiye’deki seçim süreci, ABD’de de dikkatle takip ediliyor. 

Çok sayıda düşünce kuruluşu, seçim ve ülkedeki gelişmelerle ilgili anketler, kamuoyu araştırmaları yaptırıyor.

Türkiye uzmanları sürekli yeni bilgilerle değerlendirme raporları yayımlıyorlar. Ayrıca ABD medyasında da Türkiye’deki demokratik süreç, terörle mücadele, sınırötesi harekat, Türk-Amerikan ilişkileri ve diğer gelişmelerle ilgili çok sayıda haber ve yorumlar yeralıyor.

ABD’de Türkiye’deki gelişmelere bu denli ilginin arttığı bir dönemde, 3 AK Parti milletvekilinden oluşan bir heyet Washington’da yoğun temaslarda bulunuyor.

Başbakan Erdoğan’ın danışmanı İstanbul milletvekili Egemen Bağış, Genel Başkan Yardımcısı Ankara milletvekili Reha Denemeç ve AK Parti kurucularından Antalya milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, hafta başından beri Washington’da görüşmeler yaptılar.

Perşembe  akşamı New York’a geçen vekiller heyeti,  temaslarını Cuma günü noktaladılar.

Washington’ı ziyaretleri sırasında heyet ilginç bir sürprizle karşılaştı.

Washington’ın think-tank görünümlü ama lobi şirketi ve propaganda merkezi gibi çalışan kuruluşlarından birisi de Hudson Enstitüsü’dür.

Enstitü, İsrail için hummalı bir faaliyet içindedir.

Ayrıca  neocon-siyonist ittifakının en önde gelen merkezi olarak isim yapmıştır.

Buradaki Türkiye araştırmaları bölümü bir süredir Zeyno Baran tarafından yönetiliyor.

Zeyno hanım, Wall Street’te çıkan bir yazısı ile “Türkiye’de 2007’de darbe olma ihtimali yüzde 50-50’dir” diye yazarak ve  ayırca ATC Türk Amerikan İş Konseyi toplantısı sırasında  görüştüğü bir Türk generaline atfen “Asker AK Parti’ye cumhurbaşkanı seçtirmez!” değerlendirmesiyle isminden çok söz ettirmiştir.

ABD Dışişileri Bakalığı müsteşar yardımcılarından Matt Bryzaa ile de nişanlı olan Zeyno hanım, Washington’da “terör, İslam, ve Hazar Enerji” konularında da uzman olarak tanınır.

İşte bu Zeyno hanım, AK Parti heyetinin Washington’ı ziyareti sırasında geçtiğimiz Çarşamba günü kapalı kapılar ardında bir Türkiye tartışması düzenliyor.

Gerçi toplantı kapalı kapılar ardındaydı.

Ama burası Washington

Burada hiçbir şey gizli kalmaz.

Çabuk yayılır.

Nitekim biz  bu toplantıyı öğrendik.

Cuma günkü  Türkiye Gazetesi’ndeki   Washington Mektubu’nda,   konuşulan çirkin senaryoyu yazdık.

Ayrıca Perşembe akşamı, Washington Büyükelçiliği’ndeki basın toplantısı sırasında da Egemen Bağış’a, bu toplantıyı ve konuşulan senaryoları sorduk.

Merkezin ismini vermeden, hafta içinde ilginç bir toplantı yapıldı.

Türkiye konulu toplantıda, bazı Türkler’in de katkıda bulunduğu  ilginç senaryolar  tartışıldı. .

Kapalı kapılar ardında üzerinde fikir jimnastiği yapılan  senaryolar  şöyleydi:

-“Türkiye’de bir yüksek mahkeme başkanına  suikast yapılıyor.

Bunun sonucunda  ne gibi gelişmeler olur?

Askeri bir darbe ihtimali  ne kadardır?

Bundan dolayı seçimler ertelenir mi?

AK Parti’nin yükselişi, böyle bir durumda durur mu? “

Bu tip senaryolar ve bu toplantı için ne düşünüyorsunuz, dedim.

Egemen bey, h aklı olarak çok sert tepki verdi.

Bağış şöyle konuştu:

-“Washington'da böylesi bir toplantıda konuşulduğunu söylediğiniz hususlar ve  ileri sürülen şeyler eğer doğruysa, bunu konuşanların, hele bu kişiler Türkler ise, ‘vatan haini’ olduklarını söylemeliyim. 

İğrenç buluyorum.

Şiddetle kınıyorum.

Türkiye’de kimin iktidar olacağını Washington’dakiler değil, Türk seçmeni sandıkta belirler. 

Ama böylesine senaryoları, hele bunların tartışılmasına Türklerin karışmasını esefle karşılıyoruz.”

Bize  gore de çirkin ve maksatlı  senaryolar bunlar..

Ama artık Türk medyasına da yansıyan bu toplantıdaki senaryolar, katılanlar ve Egemen Bağış’ın “vatan haini” sözleri  çok tartışılacağa benziyor!

TÜRK SİYASETİNDE “ABD OLGUSU”

Neyse biz yine AK Parti heyetinin Washington temaslarına dönelim..

Bilindiği gibi,  Türk siyasetinde  bir “ABD olgusu”, yıllardır önde gelen bir motif durumda. 

Siyasete yeni soyunanlar, lider adayları, Türk politika sahnesinde daha ön plana çıkmak isteyenler, buldukları her fırsatta Washington’a gelirler.

Zaman zaman “icazet” tartışmalarına yolaçsa da  bu ziyaretler,  sıklıkla tekrarlanır.

Washington üzerinden dünyaya açılmanın önemi  böylece,  damga” vuran bir motif olarak Türk siyasetine girmiş durumdadır. 

Bu durum, soldan sağa, Ecevit’ten Erbakan’a, Mesut Yılmaz’dan  Deniz Baykal’a  her önde gelen politikacı için adeta “vazgeçilmez bir adet” halindedir.

Dolayısı ile AK PArti vekiller heyetinin Washington ziyareti, bu geleneğin bir parçası olarak değerlendirilebilir.

Ancak AK Parti, küreselleşmenin, değişimin, demokratikleşme ve evrensel değerlere kavuşmanın yolunun, Washington’dan geçtiğini en iyi kavramış partilerin başında geliyor.

Zaten 2002 seçimleri öncesinde de, AK Parti kuruluşunun hemen akabinde ABD’ye büyük bir çıkarma yapmıştı. 

Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Ali Babacan, Reha Denemeç, Yaşar Yakış, Mevlüt Çavuşoğlu, İbrahim özal, Turan Çömez ve Cüneyt Zapsu’dan oluşan kalabalık bir heyet AK Parti’yi anlatmak için hem Washington’da, hem de New York’ta çeşitli temaslarda bulunmuşlardı.

YOĞUN GÖRÜŞME TRAFİĞİ

AK Parti’li milletvekillerinin bu  ABD ziyareti de bu temaslar zincirinin bir başka halkası.

Ancak bu seferki ziyaret, hem zamanlaması, hem de Türk-Amerikan ilişkilerindeki yoğun gündem trafiğinde, daha dikkat çekici bir öneme sahip.

AK Parti’li vekiller görüşecekleri düşünce kuruluşlarını çok dikkatli ve titiz bir şekilde seçmişler.

Brookings Enstitüsü, IRI Uluslararası Cumhuriyetçi Enstitü, CSIS, NDI, Atlantik Konseyi, CFR Uluslararası İlişkiler Konseyi, ABD’nin en saygın düşünce kuruluşları.

Hem Cumhuriyetçi, hem de Demokrat iktidarlara  her dönem üst düzey yönetici veren uzmanlar topluluğuna ve geniş bütçelere  sahip global etkili kuruluşlar bunlar..

ABD’nin iç ve dış politikalarına yön veren konumdalar.

Ak Parti’li vekiller heyeti Washington ve New York’ta bu itibarlı düşünce kuruluşlarının yanı sıra KONGRE’de de temaslarda bulundular.

Pentagon’da müsteşar Edelman ile görüştüler. 

Musevi cemaati temsilcileri ile kahvaltıda buluştular.

ATC Türk Amerikan İş Konseyi yöneticileri ile biraraya geldiler.

USA TODAY gibi ABD’nin en yüksek tirajlı gazetesine mülakat verdiler.

Ayrıca Washington’daki Türk basın mensuplarıyla basın toplantısı yaptılar.

PROPAGANDA MERKEZLERİNİ DIŞLADILAR

Öte yandan yukarıda da vurguladığımız gibi, Washington’da asıl hedefi lobicilik olan ve sadece “bazı ülkelerin menfaatlerini korumaya yönelik faaliyet gösteren düşünce kuruluşu kisveli propaganda merkezleri de var.

Hatta “genelde İslamiyet’e savaş açmış, özelde sırf AK Parti ve Türkiye’nin karalanması için propaganda yürüten etkili kuruluşlar da bulunuyor.

Dolayısı ile AK Parti heyetinin bu ziyaret sırasında böyle kuruluşlara itibar etmemesi, Ermeni yalanları ile Türkiye’yi karalamak amacına kilitlenmiş merkezleri dışlaması, Türkiye’deki batık banka sahiplerinin yüksek akçalı  avukatlığını üstlenmiş uzman kılıklı kışkırtıcıları boş vermesi,  ismini açıklamadığı generallere dayanarak darbe ihtimali senaryoları yazanları  dikkate almaması, önemli bir gelişme.

AK Parti’nin, Washington ve buradaki propaganda merkezleri konusunda oldukça deneyim ve bilgi kazandığının  bir başka göstergesi..

AK PARTİ’NİN YAPTIKLARI VE 2.DÖNEM PROGRAMI

Heyetin temasları sırasında verdikleri mesajların başlıkları ise şöyleydi:

-PKK ile mücadelede ABD üzerine düşenleri yapmalıdır.

Kuzey Irak’ın Türkiye’yi tehdit eden terör odaklarına yataklık yapmaktan çıkarılmaması durumunda kamuoyunda ABD aleyhtarlığı artacak; Türk-Amerikan ilişkileri büyük yara alacaktır.

–Seçimlerden sonra tek başına iktidara gelecek olan AK Parti, Türkiye’deki demokratikleşme ve reform sürecini devam ettirecektir.

–AB’ye tam üyelik müzakere süreci tavizsiz işleyecektir.

–Türkiye’deki ekonomik ve siyasi istikrar tek parti iktidarı ile aynen sürecek, serbest piyasa kurallarının daha da yerleşmesinde  ve özelleştirmede daha ileri adımlar atılacak.

-AK Parti merkeze yerleşmiş durumdadır.

Türkiye’de bütün kesimlerden 18 milyon dan fazla oyu olan bir partidir.

Köktendinciliğe karşı demokrasi ve evrensel değerlerin geniş kitlelerce benimsenmesini sağlayan programa ve icraata sahiptir. 

Özgürlükleri genişleten; inanç ve ibadet hürriyetinin, demokrasi  ve serbest piyasa kuralları ile birlikte saygı duyulması gereken kriterler olduğunu programına koymuş bir partidir.

-Gizli ajandası yoktur.

Hedefi ve gerçek ajandası, siyasi ve ekonomik kriterlerine tam uyum sağlamış Türkiye’yi AB’ne tam üye yapmaktır.

–AK Parti değişim ve gelişme partisidir.

Statükocu değildir.

Sağdan sola geniş kitlelerden destek alması ve halkla bütünleşmesiyle diğer partilerden farklıdır.

Diğer partilerin sadece AK Parti karşıtlığı yapmaları,  icraat programlarının olmaması,  halkın AK Parti’ye yönelmesinin ve iktidara getirmesinin en önemli sebebidir.

-Ak Parti,  4.5 yıllık iktidarı sırasında sadece demokrasiyi ve özgürlükleri genişletmekle kalmamış, ekonomik alanda da büyük gelişmeler sağlamıştır.

Enflasyonu tek haneye indirmiş, yüzde 7 büyüme hızı gerçekleştirmiş, milli geliri tarihin  en yüksek seviyesine çıkarmış ve ikiye katlamış, şeffaf bütçe yapmış, Türkiye’yi uluslararası yatırımlar için cazibe merkezi haline getirmiş, Merkez Bankası’ndaki döviz rezervlerini 60 milyar dolarlar mertebesine yükseltmiş, Türkiye’yi dünyanın sayılı ekonomilerinden birisi yapmış bir partidir

……

AK Parti heyetinin  ABD temasları özetle böyleydi..

Heyet Washington’da kendilerini ilgi ve titizlikle dinleyen, mesajlarını dikkatle not alan muhataplar buldu.

Dileriz bu tip heyetler sadece AK parti ile sınırlı kalmasın..

Diğer partilerimiz de Washington’a gelerek kendilerini ve programlarını anlatsınlar.. 

Türkiye’nin küreselleşme gücünü, yükselen yıldız olduğunu dosta düşmana daha kuvvetli göstermek imkanını bulsunlar..

 

--------------------------------------------------------------------

Haberleşme ve yorumlarınız için : Fax:   00.1.301.670.8519      E-mail:   [email protected]

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 18:14

İLGİLİ HABERLER