Gündem
  • 13.11.2009 00:00

YARGI DİNLENİYOR!..

Eski Adalet Bakanı, Ak Parti'nin kapatılma davasındaki hukukçularından Devlet Bakanı Cemil Çiçek "telekulak ve yargıdaki tartışmayı" değerlendirdi.
CNN Türk'te yayınlanan Ankara Kulisi programına katılan Çiçek "Sizce İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’nın dinlenmesi doğru mudur?" sorusuna şöyle cevap verdi:

Bir konu teftiş konusuysa bir şey söylemem. Zaten konuyu da bilmiyorum.
Dinlemeler usulüne uygun mudur değil midir bu mahkeme kararına bağlıdır. Neticede buna hukuk adamları bakar.
Bizim sıkıntımız bunu hukuk çerçevisinde tartışmıyoruz. Hukukun dışına çıkıp siyasi çerçevede tartışıyoruz.

Yargıda görev yapmak zordur. Bu tartışmaları yaparken, hassas olmalıyız
Bizim dönemimizde çok fazla değişiklik olmadı.
Müfettişler dinlemeyi hakimden talep eder. Kararı hakim verir. Dinlenen ise hakim. Yargının sorunu bu.

Davayı her kaybeden hakim ve savcı hakkında soruşturma açılmasını ister. Bu nedenle hakim ve savcıların yarısı hakkında şikayet vardır. Bakanlık gelen her şikayeti soruşturma olarak yapmıyor.
Yargının siyasallaştığı dönemler var.

Yarının ve ordunun yedeği yok. Yargının itibarı en üst seviyede olmalı. Ben de dikkat edeyim, yargıdaki de dikkat etsin. Bir demokratik ülkede yargının dinlenmesi ne kadar doğru.
Kendi yaşadığım dönemdeki konuları anlatsam tartışma oluşturacak kişilerin değirmenine su taşımış olurum.

Evvela hepimizi hukuka uyacağız.
Yargı konusu Ak Parti iktidarından öncede gündeme geliyordu bundan sonra da gelecek.
Türkiye AB projesinin yürütüyor. Yargının bağımsızlığı kadar tarafsızlığı da önemlidir.

Hak ve özgürlüklerin en önemli teminatı yargıdır.
Bir memleketin en güvenilir kurumlarının başında yargı olmalıdır.
Belli bir süredir yargının gündemde olması bir çok sebeptendir.

HABUR’DA MAHKEME
İmralı’da mahkeme kurmadık mı biz.
Organize suçlara bakan mahkeme nerede faaliyet gösterir Beşiktaş’ta. Peki Silivri’de ne işi var?

Mühim olan gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır.
Biz baştan beri buna demokratik açılım dedik.
Ama sonradan herkes kendine göre bir isim verdi.

10 KASIM TARTIŞMALARI
10 Kasım özel ve anlamlı bir gün. Eskiden nasıl kutluyorduk. Bir yas günü olarak kutluyorduk. Tiyatrolar sinemalar eğlence yerleri kapalıydı. Ama 1989’a gelince devlet oturdu. Karar verdi. Bu türlü 10 Kasım’ı anmanın anlamlı olmadığına karar verdi. 10 Kasım önemli kimse çarpıtmasın.

Hayatın akışında geçmiş yıllara göre çok farklı bir anlayış var. 89’dan bu tarafa 20 senedir 8 tanesi meclisin açık olduğu günlere denk gelmiş. 10 Kasım önemli diyoruz. Önemli bir günde önemsiz konuları mı konuşmamız gerekiyor. Bu çok doğru bir şey midir. Bir 10 Kasım’da yolsuzluklar konuşulmuş.
Bu saygı veya saygısızlık meselesi değildir. Biz de Atatürk’e şükranız.

10 Kasım önemli hepimiz bakımından önemli ama heryer açık. Televizyonlar açık hayatın akışı devam ediyor. Şimdi ben geriye dönüp baktım. Birşeyi tartışacaksak bunun geçmişine bakmak lazım. 1989'dan bu yana 20 yıl geçmiş. Bunun 8 tanesi meclisin açık olduğu günlere gelmiş. Demekki 8 tanesinde meclis açık ve çalışmış. Bu da meclis bülteni. Şu kadar zamandır parlamentoda bulunan biri olarak Salı günü denetim günüdür bu bir kuraldır.

Bu çerçevede Salı gününe denk gelen günlerde denetim yapılmış. Çarşamba Perşembe'ye geldiğnde yasama devam etmiş bazen Cuma'ya gelmiş o günlerde de gündem dışı konular görüşülerek meclis kapanmış.

10 Kasım önemli diyloruz ama önemsiz konuları mı konuşmamız gerekiyor? 10 Kasım önemli bir gün böylesine bir günde önemsiz konuları görüşelim bu doğru birşey midir. Bu çok doğru değil. Bakın tutanaklarda 10 Kasım'da yolsuzluklar konuşulmuş. O zaman bu mantıkla gidersek Atatürk'ün vefat ettiği bir günde böylerezil rüsva işleri mi görüşelim. Bizi başka türlü suçlayanlar kadar bizde Atatürk'e bağlıyız. Konuştuğumuz konu ne görüntü kötü evet onu kabul ediyoruz evet ama neyi konuşacaktık neyi konuşuyoruz bu ülkenin bütünlüğünü kardeşliğini konuşuyoruz.

Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 14:04

İLGİLİ HABERLER