YARGITAY: İKTİDARLARA GÖRE BİZ AYAK BAĞIYIZ
Yargıtay Başkanı Osman Arslan, yargının siyasallaştırılmak istenmesine karşı çıkarak, yerel mhkemeler düzeyinde yargı bağımsızlığı ve hâkim teminatında eksiklik olduğunu açıkladı. Eksikliğin Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve işleyişinden kaynaklandığını söyleyen Arslan, siyasi iktidarların istenen değişimi gerçekleştireceği konusunda karamsar. Arslan, "Ama ümitsiz değilim" diyor ve ekliyor: "İnsan ümitsiz yaşayamaz". Danimarka-karikatür krizi
Günlük siyasi tartışmalara girmekten özellikle kaçınan Yargıtay Başkanı Osman Arslan ile yargının işleyişi ve siyaset ile ilişkileri üzerine yaptığımız söyleşide şu noktalar öne çıktı:
Ayak bağı görüyorlar
HSYK'nın yapısında değişiklik ve yargı reformu gerekliliği yıllardır işlenen ancak bugüne dek bir adım atılmamış konular. Bir süredir CHP lideri Deniz Baykal tarafından 'Türkiye'nin bir numaralı sorunu' olarak anılan, TÜSİAD ve en üst düzeyde Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet sezer tarafından gündeme getirilen konuya, Başbakan Tayyip Erdoğan ve Meclis'te çoğunluğunu elinde tutan AK Parti tarafından sıcak bakıldığına dair bir işaret alınmıyor.
Yargıtay Başkanı'na bu durumu anımsatıp, değişimden umutlu olup olmadığını sorunca, ilginç bir yanıt verdi:
Yargıtay Başkanı bu sözlerini bazı istatistik verilerle de destekliyor. 2005 yında Türkiye'de 518 bin 881 kararın (Fransa, Almanya gibi, Türkiye ile nüfusu karşılaştırılabilir ama 3-4 kat daha fazla hâkime sahip ülkelerden 3-4 kat fazla bir sayı-MY) 196 bin 479'u bozulmuş Yani mahkemelerimizin yanlış karar verme oranı yüzde 35. Arslan, "Bu çok yüksek bir oran" diyor; "İdeali sıfıra indirmek. Ama zaten yerel mahkemelerin her verdiği kararın doğru olduğu düşünülseydi, kanun koyucular Yargıtay'a ihtiyaç duymazdı. Yanlış hesabın Bağdat'tan döndüğü gibi, yanlış karar Yargıtay'dan döner.
Yargıtay Başkanı Arslan, 31 Ocak'ta Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu ve Danıştay Başkanı Ender Çetinkaya ile birlikte Başbakan Erdoğan ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek'le yaptıkları toplantı konusunda ise açıklama yapmak istemediğini söyledi. "Yalnızca özlük haklarımızla ilgili değildi. Yargıyla ilgili sorunlarımızı ve genel sorunları dile getirdik" demekle yetindi.
Yargıtay Başkanı'nın Danimarka karikatür krizi konusundaki sözleri de şöyle: "İfade özgürlüğü, başka insanların kutsal bildiklerine saldırıyı haklı gösterir mi? Din ve vicdan özgürlüğü ve inanca saygı, BM ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde de, tıpkı düşünceyi açıklama özgürlüğü gibi yer alıyor. Basın özgürlüğü ile temel haklar, din ve vicdan özgürlüğü hukuku çatışmamalı. Demek ki o gazeteci (Danimarkalı karikatürcü-MY) sorumluluk duygusuyla davranmamış." (MURAT YETKİN-RADİKAL)