Gündem
  • 14.2.2006 12:45

YARGITAY: İKTİDARLARA GÖRE BİZ AYAK BAĞIYIZ

Yargıtay Başkanı Osman Arslan, yargının siyasallaştırılmak istenmesine karşı çıkarak, yerel mhkemeler düzeyinde yargı bağımsızlığı ve hâkim teminatında eksiklik olduğunu açıkladı. Eksikliğin Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve işleyişinden kaynaklandığını söyleyen Arslan, siyasi iktidarların istenen değişimi gerçekleştireceği konusunda karamsar. Arslan, "Ama ümitsiz değilim" diyor ve ekliyor: "İnsan ümitsiz yaşayamaz".
Günlük siyasi tartışmalara girmekten özellikle kaçınan Yargıtay Başkanı Osman Arslan ile yargının işleyişi ve siyaset ile ilişkileri üzerine yaptığımız söyleşide şu noktalar öne çıktı:
Hükümet ile bir çatışma söz konusu değil. Herkes kendi görevini biliyor. Yargının siyasallaşması da siyasallaştırılmak istenmesi de yanlış. Devlet üç organdan oluşuyor: Yasama, yürütme ve yargı. Bunlardan ilk ikisi konuşur, yargı ise susar, ancak kararlarıyla konuşur. Diğerlerinin susması, yargının ise konuşması yanlıştır.
Biz kendimizi iktidar, ya da muhalefet partisi yerine koyamayız. Yargıçlar, yargı, kararları ile konuşur. Kamuoyu bunları değerlendirir. Kararlar eleştirilebilir. Eğer eleştiriler tatmin ediyorsa, o yönde düzeltme yapılabilir. Eleştiriler tatmin edici değilse, kamuoyu kararlardan memnun ise, devam ederiz.
Yargıda reform taleplerini soruyorsunuz. Reform gerekliliği, reformdan ne anladığınıza da bağlı. Kanunlarımız laik Batı hukukundan alınan kanunlardır. Batı hukukundaki gelişmeler takip edilmekte ve bunlar aynen yansıtılmaktadır. Hayat sürekli değişiyor. Hukuk da hayatı düzenliyor. Hayat değişiyorsa, kuralların da değişmesi bir zorunluluk.
Yargı bağımsızlığı ve hâkim teminatı, yüksek mahkemeler yönünden tam anlamıyla mevcuttur. Ancak yerel mahkemeler için bağımsızlık ve hâkim teminatında eksiklikler var. Bu eksiklikler bir ölçüde, Hâkim ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun yapısından kaynaklanıyor. HSYK ile ilgili Anayasa'nın 159. maddesinin yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. (Kurulun başkanlığını Adalat Bakanı'nın yaptığı, Adalet Bakanlığı müsteşarının da kurul üyesi olduğu da bu maddede yazılı-MY) Kurulun kendi sekretaryası ve teftiş kurulunun olması gerekir.

Ayak bağı görüyorlar
HSYK'nın yapısında değişiklik ve yargı reformu gerekliliği yıllardır işlenen ancak bugüne dek bir adım atılmamış konular. Bir süredir CHP lideri Deniz Baykal tarafından 'Türkiye'nin bir numaralı sorunu' olarak anılan, TÜSİAD ve en üst düzeyde Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet sezer tarafından gündeme getirilen konuya, Başbakan Tayyip Erdoğan ve Meclis'te çoğunluğunu elinde tutan AK Parti tarafından sıcak bakıldığına dair bir işaret alınmıyor.
Yargıtay Başkanı'na bu durumu anımsatıp, değişimden umutlu olup olmadığını sorunca, ilginç bir yanıt verdi:
Ben 40 yıllık hâkimim. Muhalefet partileri hep yargı dostudur. Ama iktidar olduklarında, yargıyı karşılarında ve ayak bağı olarak görüyorlar. Şu parti, bu parti için söylemiyorum. Bu hiç değişmez. yetkiyi paylaşmak istemiyorlar.
Acı gerçek şu ki, yargı bağımsızlığı ve hâkim teminatı alanındaki kazanımlar olağanüstü dönemlerde olmuştur; 1961 ve 1982 Anayasalarıyla gelmiştir. Teminatı olmayan bir hâkimden adil yargılama bekliyor musunuz? Hâkim, maaşından, görev yerinden emin değilse, adil yargıdan nasıl emin oluruz?
Yargıtay Başkanı bu sözlerini bazı istatistik verilerle de destekliyor. 2005 yında Türkiye'de 518 bin 881 kararın (Fransa, Almanya gibi, Türkiye ile nüfusu karşılaştırılabilir ama 3-4 kat daha fazla hâkime sahip ülkelerden 3-4 kat fazla bir sayı-MY) 196 bin 479'u bozulmuş Yani mahkemelerimizin yanlış karar verme oranı yüzde 35. Arslan, "Bu çok yüksek bir oran" diyor; "İdeali sıfıra indirmek. Ama zaten yerel mahkemelerin her verdiği kararın doğru olduğu düşünülseydi, kanun koyucular Yargıtay'a ihtiyaç duymazdı. Yanlış hesabın Bağdat'tan döndüğü gibi, yanlış karar Yargıtay'dan döner.
Yargıtay Başkanı Arslan, 31 Ocak'ta Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu ve Danıştay Başkanı Ender Çetinkaya ile birlikte Başbakan Erdoğan ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek'le yaptıkları toplantı konusunda ise açıklama yapmak istemediğini söyledi. "Yalnızca özlük haklarımızla ilgili değildi. Yargıyla ilgili sorunlarımızı ve genel sorunları dile getirdik" demekle yetindi.

Danimarka-karikatür krizi
Yargıtay Başkanı'nın Danimarka karikatür krizi konusundaki sözleri de şöyle: "İfade özgürlüğü, başka insanların kutsal bildiklerine saldırıyı haklı gösterir mi? Din ve vicdan özgürlüğü ve inanca saygı, BM ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde de, tıpkı düşünceyi açıklama özgürlüğü gibi yer alıyor. Basın özgürlüğü ile temel haklar, din ve vicdan özgürlüğü hukuku çatışmamalı. Demek ki o gazeteci (Danimarkalı karikatürcü-MY) sorumluluk duygusuyla davranmamış." (MURAT YETKİN-RADİKAL)

Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 10:01

İLGİLİ HABERLER