YAZICIOĞLUNDAN , "HEPİMİZ ERMENİYİZ" SÖZÜNE TEPKİ!..
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, gazeteci Hrant Dink'in öldürülmesini protesto için "Hepimiz Hrant'ız, hepimiz Ermeni'yiz" şeklindeki tepkileri "çifte standart" olarak değerlendirdi.
Yazacıoğlu, Dink'e gösterilen duyarlılığın, şehit asker, polis ve diğer Türk vatandaşlarına da gösterilmemesine tepki gösterdi. Yazıcıoğlu, bir milliyetçinin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin birliğine, bütünlüğüne, huzuruna ve dış itibarına zarar verecek hiç bir eylemi yapmayacağını savundu. BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, BBP Genel Merkezi'nde El Cezire TV'nin sorularını yanıtladı. Ermeni kökenli bir Türk olan Hrant Dink'in öldürülmesinden büyük üzüntü duyduklarını ifade eden Yazıcıoğlu, "Bir cana kıyılmasını nefretle kınıyorum ama bu olayı bahane ederek 'hepimiz Hrant'ız hepimiz Ermeniyiz' diyerek devleti ve Türk milletini suçlu sandalyesine oturtma yaklaşımını kabul etmiyoruz" dedi. Hrant Dink'e ne kadar tepki gösteriliyorsa, şehit edilen Mehmetçiklere, polislere ve Türk vatandaşlarına da aynı duyarlılığın gösterilmesi gerektiğini savunan Yazıcıoğlu, "Eğer coğrafyamızda huzur ve barış olsun diyorsak çifte standart göstermeyeceğiz. Niye Filistin'de, Çeçenistan'da, Karabağ'da yaşananlara tepki göstermiyoruz?" diye sordu.
Gazeteci Hrant Dink'in öldürülmesinde milliyetçi kesimin hedef tahtası haline getirilmesini eleştirerek, "Bir olay cereyan ettiği zaman o olayın kimin işine yaradığına bakıp ona göre tahlil yapmak lazım" cevabını verdi. Hırant Dink'in öldürülmesinin Ermeni diasporasının ve ABD'nin Ortadoğu'daki planlarına, Irak'ta inisiyatif almak isteyen Talabani ve Barzani'nin işine yaradığını belirten Yazıcıoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin birliğine, bütünlüğüne, huzuruna ve dış itibarına zarar verecek eylemi bir milliyetçinin yapmayacağı ifadelerine yer verdi. Yazıcıoğlu, şöyle devam etti:
"Bu olayın arkasından Ermeni Diasporası yıllardır sürdürdüğü Türk milleti tarihine attığı iftiraya bir dayanak buldu. Amerikan Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu'ndaki tasarının geçmesi için bir fırsat oluştu. Çok duygusal bir milletiz. Ülkemizde birçok eylem olmasına rağmen, Türkmen-Kürt, Türk-Ermenik, Türkmen-Rum kavgası söz konusu değil. Bizim milletimiz farklı inançlarla bir arada yaşama geleneğine sahip. Ben şahsen asırlarca bu topraklarda birlikte yaşadığımız Arap, Kürt, Ermeni, Rum, Türkmen, Çerkez tüm vatandaşlarımızın bir sorunları varsa demokrasi içerisinde çözülmesinden yanayım".
Katil zanlısının yakalanmasının yeterli olmadığını, olayın arkasındaki bağlantıların da ortaya çıkarılması gerektiğini vurgulayan Yazıcıoğlu, "Bu, sadece cinayetin aydınlatılması için değil, gelecekte Türkiye üzerine uygulanmak istenecek yeni provokasyonların da önlenmesini sağlayacaktır" diye konuştu.
Yazıcıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Daha düne kadar Türkiye'nin gündemini başka konular meşgul ediyordu. Örneğin, Güneydoğu'dan bazı belediye başkanları ve PKK uzantıları 'Yöredeki petrol ve rafineler yerel yönetimler tarafından kullanılsın' diyorlardı ve Türkiye'nin üniter yapısıyla bağdaşmayan bir petrol yasası getirilmişti. Kerkük'ün aşiret devletinin başkenti yapılması ve bu devlete 22 ilimizin katılmasına yönelik haritalar, Amerikan subaylarının çantasından çıkarılıyordu. Kerkük'ün statüsünü değiştirmeye yönelik birtakım operasyonlar yapılıyor, peşmergeler yerleştiriliyordu, gündemimiz bunlardı. Oysa şimdi başka bir gündem bizi boğuyor. Bunlar kasıtlı yapılıyor".