Gündem
  • 8.3.2002 12:02

YDK'DAN 'ŞEFFAF TÜRKİYE' PROFİLİ

KAYNAK : Haber Vitrini BÜLENT AYDEMİR ANKARA- Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu (YDK) tarafından yayımlanan dergide, Türkiye'de şeffaf ve etkin bir yönetimin sağlanması için yapılması gerekenler ortaya konulurken, yolsuzlukla mücadele için siyasi desteğin şart olduğu belirtildi. YDK tarafından çıkarılan 'Yüksek Denetim Dergisi'nde, iyi yönetimlere sahip olmanın aynı zamanda rejimle ilgili olduğu, demokrasi ile yönetilen ülkelerde şeffaflık ve hesap verme zorunluluğunun bulunmasının, devletin hedeflerini, bu hedeflere ulaşmak için hayata geçirilen politikaları ve sonuçlarını izlemek için gerekli olan bilgilere vatandaşın ulaşabilmesine imkan tanıdığı ifade edildi. Kapalı rejimlerde toplumun hesap sorma hakkından yoksun bırakıldığı ve en önemli sermayesi olan güven duygusunu yitirdiği kaydedildi. Vatandaşlarını, denetleme ve hesap sorma hakkından mahrum eden rejimlerde keyfiliğin artacağı ve hukuk sisteminin tartışılır hale geleceği anlatıldı. 'SİYASİ DESTEK ŞART' Toplumu oluşturan bireylerin öncelikle, hukuk sistemine güven duyması gerektiği belirtilen dergide, hukuk sisteminin denetimin üst yapısı olduğu, denetimlerin sonuçlarının objektif kurallara göre yargılayan ve hükümleştiren hukuk sisteminin bu ağırlığının aynı zamanda geriye doğru denetimi yaratma açısından etkin bir rol oynayacağı ifade edildi. Kamuda etkin yönetim ve yolsuzlukla mücadelede siyasi desteğin en üst düzeyde verilmesinin kaçınılmaz olduğu vurgulandı. Türkiye'de olmadığı iddia edilen performans denetiminin realize edilmesi sonucunda, yolsuzlukların büyük ölçüde önüne geçilebileceği belirtilerek, "Görevinin ifası sırasında etliye, sütlüye karışmayan, risk almayan, imza atmayan ve yeni projeler üretmeyen yöneticinin, bilahare hata kabul edebilen işleri yapan kişiden daha makbul görülmesi, birincisinin dürüst, ikincisinin defolu gösterilmesi, yöneticiliğe aday kişilerin bilgi birikimi ve liyakatten ziyade, iş yapılmayınca sorumluluk altına girilmez şeklindeki bir modele sarılmalarına neden olacaktır" denildi. MALİ KONTROL Mali denetim sisteminin mevcut yapısında, iç kontrol sistemi ile ilgili temel prensipler ve denetim standartları için bir çerçeve yasa bulunmadığı, uygulamanın çok çeşitli mevzuata serpiştirilmiş hükümler suretiyle gerçekleştirildiği ifade edilirken, denetim birimleri arasında koordinasyonu ve işbirliğini geliştirecek mekanizmaların sistemde yeterince iyi tanımlanmadığı, denetim faaliyetleri ve sonuçlarının şeffaf ve denetime açık bir yapıda olmadığı vurgulandı. Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı'nda, üyelik yükümlülüklerini üstlenebilme yeteneği, kamu finansal yönetiminin yeniden yapılandırılması, mali kontrol ve mali bütçesel işler kapsamındaki tespitlerle birlikte şu kurumsal değişikliklerin yapılması gerektiği belirtildi: - Mali şeffaflığın yaygınlaştırılmasını sağlamak amacıyla muhasebe ve mali raporlama standartları geliştirilmesi ve sisteme aktif bir şekilde dahil edilmesi gerekir. - Özelleştirme reform programının çok önemli bir unsurudur. Etkinliğin artırılması için özelleştirme çalışmalarının hızlandırılması gerekir. Devletin asli görevlerine dönmesi sürecinde önemli bir rol oynayacak olan özelleştirme sonucunda Devletin Kamu İktisadi Teşebbüsleri nedeni ile yüklenmek zorunda kaldığı finansal açıklar sona erecek ve mali disiplin sağlanması daha kolaylaşacaktır. - Kamu ihalelerine ilişkin uygulamayı yönlendirecek ve şikayetleri çözüme bağlayacak hukuki veya idari bağımsız bir kurum oluşturulması ihtiyacı bulunmaktadır. - Mali kontrol standartlarına ulaşmak için gerekli idari ve yasal değişiklikleri içeren bir ulusal belge hazırlanması gerekir. Mali kontrol sisteminin etkin bir şekilde çalışması için yapılması gereken temel düzenleme çok dağınık olan mevzuatın öncelikle bir çerçeve kanunla birleştirilmesi ve sayıları 129'u bulan denetim kurumları arasında koordinasyonu artırarak etkinleştiren düzenlemeler yapılmalıdır. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 15:40

İLGİLİ HABERLER