KAYNAK : Haber Vitrini
WASHINGTON - 3 Kasım seçim sonucunun ardından Türkiye'yi nasıl bir geleceğin beklediği, yeni hükümetin atması beklenen ilk adımların neler olacağı ile ilgili olarak Amerika Helsinki Komisyonu tarafından bir panel düzenlendi.
Düzenlenen panele Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), New York'tan İnsan Hakları Gözlem ve Türkiye'den Düşünce Suçuna Karşı Girişim adlı örgütün temsilcileri katıldı.
Panelde konuşan TÜSİAD Washington temsilcisi Abdullah Akyüz, AK Parti'nin kurulduğundan beri Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesini desteklediğini ve parti lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın seçim sonrası ilk demecinde Avrupa Birliği konusunu gündeme getirdiğini belirtti. Akyüz, Erdoğan'ın Kıbrıs konusundaki ilk açıklamalarıyla ilgili olarak, "Erdoğan'ın Kıbrıs'ta İsveç ve Belçika modellerini destekleyen tezleri savunması siyasi çevrelerde karışıklığa neden oldu. Ancak Erdoğan daha sonra düzeltmeler yaptı ve bu konuda Türkiye'de benimsenmiş politikaları desteklediğini açıkladı. AK Parti, adada soruna bir an önce çözüm bulunmasının önemini anlıyor" dedi. Kıbrıs'la ilgili olarak Birleşmiş Milletler tarafından taraflara sunulan barış planının olumlu karşılandığını da belirten Akyüz, AK Parti hükümetinin ülkedeki ekonomik durum açısından da şanslı olduğunu söyledi. Akyüz, mali açıdan en zor devrenin atlatıldığını ve şimdiye kadar izlenen politikaların faydasının görüleceğini kaydetti. Akyüz, laik çevreler tarafından kuşkuyla karşılanan AK Parti'nin uygulamalarının ordu ve devlet bürokrasisi tarafından yakından izleneceğini de sözlerine ekledi.
"ZITLAR YAN YANA KAMPANYASI BAŞLATTIK"
Düşünce Suçuna Karşı Girişim adıyla Türkiye'de kurulan örgütten panele katılan insan hakları eylemcisi ve müzisyen Şanar Yurdatapan ise fikir özgürlüğü alanında yaptıkları çalışmaları anlattı. İslami kesimle solun ortak çıkarlar için bir araya gelinebileceğini gösterdiğini belirten Yurdatapan, "İslami kesim önceden sadece kendi haklarını savunuyordu. Ancak daha sonra buzlar çözüldü ve ortak haklarımız için birlikte çalışmaya başladık. Hakları çiğnenen değişik pek çok grup var ancak her grup kendi hakkından başkasının hakkını savunmayı düşünmüyor, hatta kendisine karşı grupların hakları çiğnendiği zaman seviniyor. Ortak hakların savunulması gerektiği düşüncesinden yola çıkarak zıtlar yan yana diye bir kampanya başlattık" diye konuştu.
Şanar Yurdatapan, bu kampanya çerçevesinde İslami kesimin yazarı Abdurrahman Dilipak ile bir araya geldiğini ve çeşitli konularda görüşlerini açıkladıkları bir kitaba ortak imza attıklarının belirtti.
"İNSAN HAKLARI KONUSUNDA ATILACAK ADIMLARI YAKINDAN TAKİP EDECEĞİZ"
Amerika Helsinki Komisyonu'nun Washington'da düzenlediği panele katılan merkezi New York'taki İnsan Hakları Gözlem araştırmacılarından Jonathan Sugden, yeni hükümetin insan hakları alanında atacağı adımları yakından takip edeceklerini söyledi.
İçişleri ve Adalet Bakanlıklarına da seçim kampanyasında söz verildiği gibi bu konuyu ciddi şekilde ele alacak kişilerin atanmasını beklediklerini ifade eden Sugden, "Gözaltına alınanların avukatlarıyla hemen konuşma hakları olması için Adalet Bakanlığı'nın hazırlamış olduğu yasa tasarısının bir an önce geçirilmesi gerekiyor. Bu işkenceyi önlemek için önemli bir adım. Şu anda geçerli olan kurallara göre siyasi tutuklular, gözaltından ancak 48 saat sonra hukuki danışma hakkını kullanabiliyor. Aslında uygulamada diğerleri de avukata hemen ulaşamıyor. Bu konudaki yasa tasarısı başbakanlığa sunulmuştu. Yeni hükümetin ilk eylem olarak tasarıyı kanun haline getirmesini umuyoruz." dedi.
Bu konuyu AB'nin genişlemeden sorumlu yetkilisi Günter Verheugen'ın da dile getirdiğini belirten Sugden, yasanın çıkması halinde Türkiye'nin AB'ye daha da yaklaşacağını belirtti. Verheugen'in belirttiği, hapiste bulunan 4 Kürt eski milletvekilinin serbest bırakılmasının ise hükümetin değil mahkemenin elinde bir karar olduğunu söyleyen Sugden hükümet açısından bu konunun zor bir konu olduğunu söyledi. İnsan Hakları Gözlem araştırmacısı Sugden, Ağustos ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden geçen reform paketini överken, eksiklikler konusunda ise Amerika'nın Türkiye'ye hatırlatıcı olmasını istedi.
Öte yandan paneli düzenleyen Amerika'daki Helsinki Komisyonu, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'nın 1975'te yaptığı Helsinki sözleşmesindeki insan hakları hükümlerinin teşkilatlara üye 55 ülkede uygulanmasını gözlemek amacıyla, bağımsız bir federal kurum olarak çalışıyor.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 18:40