Gündem
  • 10.8.2022 16:05

Yüksek verim alınan SİDA'da seri üretime geçilecek

TÜRKİYE'nin ilk silahlı insansız deniz aracı (SİDA) 11 metrelik ULAQ'ın prototipinin testler ve tatbikattaki başarısı sonrası bazı ülkelerden talepler üzerine yılda 50 adet üretimi için çalışmalara başlandı. SİDA'nın daha büyüğü ve üzerinde daha fazla silah sistemleri entegre edilebilecek üst segmentinin yapımı için de çalışıldığı belirtildi.

Türkiye savunma sanayisinin önemli firmalarından Ankara merkezli Meteksan ve Antalya merkezli Ares Tersanesi'nin, Türkiye'nin ilk SİDA'sı olan ULAQ projesini başarıyla tamamlamasının ardından, daha gelişmiş versiyonunun üretimine, Savunma Sanayii Başkanlığı envanteri için başlandı.

TATBİKATTA HEDEFİ 12'DEN VURMUŞTU

Ares Tersanesi İnsansız Sistemler Proje Yöneticisi Onur Yıldırım, ULAQ projesinin Türkiye savunma sanayisinin öncü firmalarından biri olan Meteksan Savunma ve Ares Tersanesi'nin kendi öz sermayeleriyle yaptığı bir proje olduğunu söyledi. Projenin 2018'in ikinci yarısından itibaren Ar- Ge ve tasarım çalışmalarıyla başladığını, 2020 yılında deniz ve saha test tecrübeleri aşamasına geçildiğini belirten Yıldırım, "2021 yılı Deniz Kurdu Tatbikatı'nda gemilerin arasında 5 kilometre uzaklıkta bir hedefe salvo şeklinde iki Cirit füzesi atarak, hedefi tam 12'den vurdu ve rüştünü ispatladı" dedi.

HEM UZAKTAN HEM OTONOM KONTROLÜ MÜMKÜN

Sonrasında bot üzerindeki L-Umtas/Cirit konfigürasyonuna sahip silah sisteminin sökülüp, yerine Koralp 12.7 mm stabilize silah sisteminin platforma entegre edildiğini anlatan Yıldırım, ocak ayında fiili atış testleriyle yapılan saha tecrübelerinin başarıyla tamamlandığını açıkladı. Yıldırım, "Bu noktada botumuzun özelliklerine bakacak olursak, prototip olarak ürettiğimiz botumuz 11 metre boyunda ve 35 knot deniz mili hızına sahip. Toplam 400 kilometre üzerinde seyir siası ve 200 kilometre üzerinde C band üzerinden kontrolü mümkün. Teknemiz sadece uzaktan kontrol edilebilir bir teknenin ötesinde otonom bir araçtır" diye konuştu.

ÜÇ HAREKAT KABİLİYETİ

Botun üç ayrı harekat şekline sahip olduğunu belirten Yıldırım, bunları şöyle sıraladı:

"Bir, operatörün uzaktan fiili olarak kontrol ettiği (Mobil Sahil Kontrol İstasyonu) bir harekat icra edebilir. İki, uydu üzerinden, yani ufuk hattı dediğimiz hattın ötesinde harekat icra edebilir. Bu demektir ki, uydunun dünya üzerinde kapsadığı her noktada ben tekneyi kontrol edebilirim. Üçüncüsü de tamamen operatörden bağımsız, kendi algoritması ve kendi yazılımı içerisinde çözümleme yaparak denizde çatışmayı önleme tüzüğü kuralları çerçevesinde otonom şekilde denizde görev ve harekat icra edebilir. Bunu yaparken silah angajmanı haricindeki tüm sistemler otonom olarak devreye giriyor ve teknenin emniyetli bir şekilde seyir yapmasını sağlıyor."

İLGİLİ HABERLER