Gündem
  • 21.9.2004 11:33

ZİNA KRİZİ AVRUPA BASININ DA GÜNDEMİNDEN DÜŞMÜYOR

LONDRA - Financial Times, ''Ceza yasası tartışması Türkiye'nin Avrupa Birliği umutlarına zarar veriyor'' başlıklı haberinde, ''Avrupa Birliği Komisyonu'nun önümüzdeki ay üyelik müzakerelerine başlayabilmesi için Türkiye'ye reformları tamamlamasını şart koşması hemen hemen kesinleşti'' ifadelerine yer verdi. Haberde, Avrupa Birliği'nin genişlemeden sorumlu üyesi Günther Verheugen'ın sözcüsü Flori'nin ''Ceza yasası Meclis'ten geçmeden Türkiye müzakerelere başlayamaz'' sözlerine yer verilirken, Avrupa Birliği yetkililerinin her şeye rağmen müzakerelere önümüzdeki yıl ya da 2006'da başlanması konusunda iyimser olduklarını belirtiliyor. Türkiye'yle ilgili beklentilerin üç hafta öncesine çok daha farklı olduğunu belirten gazete, haberinde ''Avrupa Birliği liderleri Aralık ayında Türkiye ile ilgili nihai kararlarını bildirmek üzere toplanacaklar. Ancak ceza yasası konusundaki belirsizlikten sonra liderler, komisyondan net bir işaret alamayacaklar. Şimdiye kadar Türkiye'nin üyeliğine en fazla destek veren ülkeler İngiltere, Almanya ve Fransa oldu. Avusturya ve Kıbrıs ise Türkiye'nin üyeliğine en fazla şüpheyle bakan ülkeler. Birçok ülke ise komisyonun tavsiyesine göre hareket edeceğini söylüyor'' ifadelerine yer verdi. Financial Times, İsveç ve Danimarka'nın ise, Türkiye'nin insan hakları siciliyle ilgilendiğini ve ceza yasasının bu açıdan da önem taşıdığına dikkat çekti. Gazeteye göre, Türkiye için en olumsuz senaryo Aralık'ta liderlerin komisyondan Türkiye'nin insan hakları alanında ne kadar ilerleme kaydettiğine ilişkin yeni bir rapor istemesi olacak. Bu durumda nihai karar, başka bir zirveye kalacak. Independent gazetesi, ''Son günlere kadar Avrupa Komisyonu'nun liderlerin nihai kararını şekillendirecek tavsiyesinin olumlu olacağına inanılıyordu. Ancak Flori'nin açıklamasından sonra bu artık kesin değil'' başlıklı haberinde, ''Tasarı yasalaşmadan Ankara'nın 6 Ekim'de komisyondan umabileceği en iyi şey, şartlı onay almak olacak. Yani Türkiye'ye yasayı geçirme şartı getirilecek. Bu da 10 yıl kadar sürmesi beklenen müzakerelerin başlamasını geciktirecek'' ifadelerine yer verdi. Independent, Erdoğan'ın zina konusunda Avrupa Birliği ile partideki muhafazakar kanat arasında sıkıştığı için tasarıyı rafa kaldırdığını öne sürüyor ve Verheugen'ın Bild'e verdiği demeci anımsattığı belirtildi. Öte yandan aynı haberde, Avusturya'da dün aşırı sağcı Özgürlük Partisi, Başbakan Wolfganf Schüssel'in Türkiye'nin üyeliğine onay vermesi halinde koalisyondan çekileceği tehdidinde bulunduğu belirtilirken, ''Alman muhalefet lideri Angela Merkel, Avrupa'daki muhafazakarlar nezdinde üyelik yerine Türkiye'ye ortaklık statüsü önerilmesi için lobi yapıyor. Avrupa Komisyonu içinde tarımdan sorumlu üye Fischler ve tek pazardan sorumlu üye Bolkestein, Türkiye'nin üyeliğine karşı çekinceler belirtti'' şeklinde yazdı. Financial Times, ''Türkiye'nin Irak politikasında büyük hatalar yaptı'' alt başlıklı diğer yazısında ''Dikkatini Avrupa Birliği ve Kürt sorununa odaklayan Ankara, gözünün önündeki Irak'ta gelişmeleri şekillendirecek bir strateji izleyebilecekken, olaylara tepki gösteren ve her şeyi uzaktan izlemekle yetinen bir konuma düştü'' diye yazdı. Haberde, ''Türkiye, Irak'ın işgalinde topraklarını Amerikalılara kullandırtmadığı zaman Türkler kanlı olacağını bildikleri bir savaştan uzak kaldıkları için rahatlamışlardı. Fakat şimdi güneyindeki komşusu kaosa, belki de iç savaşa sürüklenirken, Türkiye Irak'tan uzak durmanın bedelini ödüyor'' ifadelerini kullandı. Gazete haberi içinde, ''Irak'ta Türk işçiler kaçırılıyor, bazıları öldürülüyor. Türkmenler, Iraklı militanlarla Amerikan askerleri arasındaki çatışmaların arasında kalıyor ve Iraklı Kürtler, işgal güçlerinin en önemli müttefiki ve ülkenin geleceği hakkında önemli büyük ölçüde söz söyleme hakkına sahip bir güç haline geliyor. Ankara'daki diplomatlara göre, Türkiye'nin yaşananlara seyirci kalması ve Irak'la ilgili net bir politikasının olmaması Erdoğan'ın iki yıldır ağırlığı Avrupa Birliği üyeliğine vermesinden kaynaklıyor olabilir. Bazı yorumculara göre de Türkiye'nin Irak'a hep Kürt gözlüğüyle bakıp büyük resmi göremiyor'' ifadelerine yer verdi. Guardian, Irak'ta kaçırılan 2 Amerikalı rehineden birinin öldürüldüğü haberlerinden sonra, aynı kişiyle birlikte kaçırılan İngiliz rehine Ken Bigley için de umutların azaldığını belirtti. Daily Telegraph ise haberini Teröristler şimdi de İngiliz rehinenin kafasını keseceklerini söylüyor'' manşeti ile verdi. Times gazetesi ise Amerikalı rehinenin infazının, bizzat Amerika'nın Irak'ta arananlar listesinin en başında bulunan Ebu Mussab ez Zerkavi tarafından gerçekleştirildiğini yazdı. Daily Telegraph'ta Londra'da temaslar yapan Irak geçici Başbakanı İyad Allavi'nin dün bir araya geldiği gazete yöneticilerine ''Saddam'ı idam etmek, isyancıların cesaretini kıracak'' dediğini aktardı. Financial Times, Amerika'da 2 Kasım'da yapılacak başkanlık seçimlerinde Bush'un Demokrat rakibi Kerry'nin Irak'taki Amerikan askerlerinin dört yılda çekilmesini öngören bir strateji açıkladığını anımsatırken Guardian, İngiliz seçmenlerin yüzde 71'inin İngiliz askerlerinin bu ülkeden çekilmesi için bir tarih belirlenmesini istediğini kaydetti. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:57

İLGİLİ HABERLER