Gündem
  • 28.2.2022 12:41

‘Kılıçdaroğlu ve onun gibi zihniyete hakkımı helal etmiyorum’

28 Şubat mağduru Güler Selekoğlu, çok sevdiği öğretmenlik hayalini gerçekleştiremedi. Selekoğlu, diploması zamanında verilseydi şuan 23 yıllık bir öğretmen olacaktı. Mesleğini yapamadığı için üzüntü duyan Selekoğlu, “Çok sevdiğim mesleğimi hiç yapamadım. Sınıf arkadaşlarım halen öğretmenlik yapmaya devam ediyor. Kimsenin inancından dolayı ötelenmediği, kazanılmış hakları elinden alınmadığı bir gelecek diliyorum” dedi.

45 yaşındaki Güler Selekoğlu, 1995 yılında Selçuk Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü kazandı. İlk üç sene boyunca bir sıkıntı yaşamayan Selekoğlu, 1998 yılının Ekim ayında son sınıfa başladıktan kısa süre sonra başörtüsü yasakları ile yüzleşmek zorunda kaldı. Beraber aynı sınıfta okuduğu bazı kız arkadaşları 'cemaat fetva verdi' diyerek başörtüsünü çıkartıp okula gitmeye devam etti. Kararının arkasında durup başörtüsün çıkarmayan Selekoğlu uyarı ve 1 ay okuldan uzaklaştırma cezaları aldı. İkinci dönem sınavlara giren Selekoğlu tüm derslerini başarıyla verdi. Kendisi gibi başörtüsünü açmayan bir arkadaşı ile birlikte diplomasını almaya giden Selekoğlu'na, hakkında bir dönem okuldan uzaklaştırma kararının olduğu söylenip cezasının seneye uygulanacağını, bundan dolayı da diplomayı bir sonraki eğitim-öğretim yılının ilk döneminden sonra alabileceği söylendi. Bu nedenle Selekoğlu 1999 yılının Ağustos ayında tercih yapamadı. Oysaki sınavsız bir şekilde öğretmen olarak atanabiliyordu. Çünkü öğretmen ihtiyacı çok fazlaydı. Bir sonraki yıl ise sınav zorunluluğu getirildi.

'BAŞÖRTÜSÜ KONUSUNDA TAVİZ VERMEDİM'
3 çocuk annesi Güler Selekoğlu, başörtüsü konusunda hiç taviz vermediğini söyledi. Selekoğlu, "Hiç taviz vermedim ve bunu düşünmedim. Önce başörtüsü sonra da Ecevit hükümeti döneminde 2000 yılında formalite sınav çıkardılar. Sınava giren bütün öğretmenleri atadılar çünkü öğretmen açığı çok fazlaydı. Yaptıkları sınavda formaliteydi. Daha sonra evlenip çocuklarımız oldu. 2013 yılına kadar başörtü yasağı devam etti. Bundan dolayı öğretmenlik mesleğime dönemedim. 2013 yılından sonra KPSS sınavına girmemiz gerekiyordu. Yeni mezunlarla aynı sınav maratonuna tabi tutulduk. Çoluk çocuğu olan ve ailevi sorumlulukları olan benim gibi bireylerde bu maratona tabi tutuldu. Bende düzenimi bozmamak adına KPSS sayfamı kapattım. Öğretmenlik nasip olmadı. Eğer bu sorunlar olmasaydı meslekte 23. yılımı doldurmuş bir öğretmen olacaktım. Hiçbir şey bu yılları geri getirmeyecek. Bizim tek isteğimiz mesleğimizi layıkıyla yapıp, vatanımıza, milletimize hizmet etmekti. Ama buna izin vermediler. Bizi sindirmeye çalıştılar. Halbuki bizim siyasi bir vizyonumuz yoktu. Sadece okulumuza gidip okumak istemiştik. Yeni neslin bunları görüp, unutmamasını istiyorum" dedi.

'KILIÇDAROĞLU GİBİ ZİHNİYETLERE HAKKIMI HELAL ETMİYORUM'
Kılıçdaroğlu'nun söylemlerini de değerlendiren Güler Selekoğlu, "Kılıçdaroğlu'nun söylemlerini duyunca dalga geçtiğini düşündüm. Kılıçdaroğlu nasıl bir mağduriyet yaşamış olabilir. Başörtüsü için bir metrekarelik bez parçası dediğini izlemiştim. Ondan sonra hiçbir şekilde samimiyetine inanmıyorum. Bunun siyasi kaygılar nedeniyle olduğunu düşünüyorum. Biz onun gibi zihniyetin mağdurlarıyız. Ben hakkımı helal etmiyorum. Onun gibi düşünenlere ve bize bu zulmü yapanlara. Ben helal etsem bile Allah mutlaka bunun hesabını soracak" diye konuştu. Güler Selekoğlu, "Rabbimin başörtüsü ayeti emrini yerine getirdiğimiz için kamusal alanlardan men edilmeye çalışıldık. Kimimizin eğitim hakkı çalındı. Kimimizin çalışma hayatına son verildi. O yıllar inancından dolayı bu mücadeleyi veren herkes için çok zordu. Kimsenin inancından dolayı ötelenmediği, kazanılmış haklarının elinden alınmadığı bir gelecek diliyorum" ifadelerini kullandı.

İLGİLİ HABERLER