Gündem
  • 19.10.2005 04:26

'3300 TANKI OLAN BİR TÜRKİYE'NİN 100 TANKLI BİR SURİYE'YE YAPABİLECEĞİ ÇOK ŞEYLER VARDI!..'

Aksiyon dergisinde yer alan habere göre Suriye’ye tanklarla girmeyi planladıklarını anlatan Kıvrıkoğlu, ayrıntılar hakkında ilginç bilgiler veriyor. Kıvrıkoğlu operasyon için ön hazırlıkların önceden yapıldığını ifade ederek şu analizi aktarıyor: “Suriye’nin bütün kuvvetlerinin Golan Tepeleri istikametinde olduğunu gördük. Sadece iki buçuk tümenlik kısmını da Lübnan’a sevk etmişti. Türkiye’nin karşısında kala kala, bir tank alayı kalıyordu. Yani 99, 100 tane tank... Koskoca 3 bin 300 tankı olan bir Türkiye’nin 100 tanklı bir Suriye’ye yapabileceği çok şeyler vardı.”

Kıvrıkoğlu, Öcalan’ın Suriye’den çıkarılması için diplomatik, ekonomik ve askeri önlemler alınması konusunu ilk kez gündeme getirdiğinde MGK’da destek bulamamış. Kıvrıkoğlu, 8 Ekim’de İstanbul Harbiye’de Askeri Kültür Sitesi içinde gerçekleştirilen ‘terör’ toplantısının bitiminde program dışı bir konuşma yaptı. Aksiyon dergisinin ele geçirdiği konuşmaya göre, medyanın salonda olmadığı bir sırada kürsüye davet edilen Kıvrıkoğlu, Türkiye’nin Suriye ile savaşı göze alan baskı politikası ve savaş hazırlıklarıyla ilgili ilk kez perde arkası bilgiler verdi.

1998 Eylül’ünde sınırdan Şam’a ilk uyarıyı yaparak “Sabrımız taşıyor” diyen Org. Atilla Ateş’le çok önceden beri Suriye konusunu konuştuğunu aktaran Kıvrıkoğlu, “Çünkü, ben Genelkurmay Başkanlığı’na geçtiğimde, o da Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na getirilecekti.” ifadelerini kullandı. 1997’de genelkurmay başkanı olunca terör destekçisi Şam’a karşı sert baskı politikası uygulanmasını iyice kafasına koyan Kıvrıkoğlu, Suriye’ye askeri müdahale konusunu ilk kez 1998 Mayıs’ındaki MGK toplantısında gündeme getirince destek görmemiş. Bunun üzerine haziran ayındaki MGK toplantısında konuyu tekrar gündeme getiren Kıvrıkoğlu’na bu kez Cumhurbaşkanı Demirel’den destek gelmiş. Hazırlanan plan kapsamında bir taraftan diplomatik ve ekonomik eylem planı hazırlanırken diğer taraftan da TSK operasyon için gereken faaliyetlere girişmiş. Kıvrıkoğlu, hazırlıklar kapsamında elde edilen analizleri şöyle ifade ediyor: “Suriye’nin bütün kuvvetlerinin Golan Tepeleri istikametinde olduğunu gördük. Sadece iki buçuk tümenlik kısmını da Lübnan’a sevk etmişti. Türkiye’nin karşısında kala kala, bir tank alayı kalıyordu. Yani 99, 100 tane tank... Koskoca 3 bin 300 tankı olan bir Türkiye’nin 100 tanklı bir Suriye’ye yapabileceği çok şeyler vardı.”

Eski Genelkurmay Başkanı, “Bunun üzerine Türk dış politikasının arkasına Silahlı Kuvvetler’in gücünü de koyarak Suriye’ye bir baskı politikası uygulamaya geçtik. Ve bu bütün dünyada gerçekten dikkatle ve merakla izlenmeye başlandı. O sırada konunun ciddiyetini gören Mısır Cumhurbaşkanı Mübarek, Türkiye’ye geldi ve kendisine bu bildirimler yapıldı. Çok şeyler yapacaktık. O sırada şansımız yaver gitti. Daha biz o bölgeye kuvvetlerimizi sevk ederken bir NATO tatbikatı Gaziantep bölgesinde cereyan etmekte idi. Gerek Suriye, gerekse Türk basını bu kuvvetlerin, bizim kendi silahlı kuvvetlerimiz olduğunu zannediyordu. Aslında biz daha yeni yeni birlik sevk etmekteydik.” diye devam etti.

Sınırda kara ve hava ihlalleri gerçekleştirdikten sonra Suriye’deki belirli hedeflere topçu atışları yapmayı planladıklarını aktaran Kıvrıkoğlu, ardından “40 mil olan kara suları içerisinde deniz kuvvetlerimizle tatbikatlar icra edecek ve bunu adım adım Suriye’ye baskıyla uygulayacaktık.” diye konuştu. Daha sonra ise tanklarla Suriye’ye girilecekti. O dönemde Türk basınında çıkan haberlerin de Suriye’ye karşı büyük fayda sağladığını anlatan Kıvrıkoğlu’nun konuşmasına göre Suriye’ye baskı planlarının aşamaları içinde “ekonomik izolasyon” da bulunuyordu. Harbiye’deki toplantıda emekli Org. Hurşit Tolon ile diğer asker ve sivil konuşmacıların yanında eski kuvvet komutanları Hikmet Bayar, İlhan Kılıç, Fikret Özden Boztepe de bulunuyordu.

/Zaman

İLGİLİ HABERLER