Sağlık
  • 3.10.2005 16:47

AKDAĞ: ''''EŞ DURUMUNDAN TAYİNLERDE CİDDİ BİR ESNEME DÜŞÜNMÜYORUZ''''

YUSUF ZİYA ERARSLAN ANKARA (İHA) - Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Atama ve Nakil Yönetmeliği''nde değişiklik yapılacağını; ancak eş durumundan atamalarda ciddi bir esneme düşünmediklerini söyledi. Doğunun binlerle ifade edilen uzman hekim ihtiyacı olduğunu belirten Akdağ, Yeşil Kartlılara, ''''Devletin sağladığı imkanı suiistimal etmeyin'''' uyarısında bulundu. Sağlık Bakanlığı''nda kimsenin torpille atama yapıldığını söyleyemeyeceğini savunan Akdağ, ''''Sağlık Bakanlığı''nda tavassut ve torpille iş yaptırılmadığını herkes iyi biliyor'''' ifadesini kullandı. İHA muhabirinin sorularını cevaplayan Akdağ, ''mecburi hizmet'' olarak bilinen Devlet Hizmeti Yükümlülüğü Kanunu''nun 5 Temmuz 2005 tarihinde yürürlüğe girdiğini hatırlatarak, bazı üniversitelerin mezun ettiği doktor adaylarının doğuya gönderilmemesi için 5 Temmuz''dan önce mezuniyet belgesi verdiğini kaydetti. ''''Alel acele diplomalar verilmişse ''Üniversiteler hekimlerin Doğu ve Güneydoğu''ya gitmesini istemiyor'' diye bir anlam çıkabilir'''' diyen Akdağ, ''''Gerekçelerini tam olarak bilemiyorum; ama üniversitelerimiz 5 Temmuz''dan önce genellikle öğrencilerini mezun etmişler. Devlet hizmeti yükümlülüğüyle ilgili kanun ise 5 Temmuz''da yürürlüğe girdi. Üniversitelerin geçmiş yıllardaki mezuniyet tarihlerini bilmiyorum. Basın bunu araştırsın, daha önce mezuniyet tarihi neydi diye. Alel acele diplomalar verilmişse ''Üniversiteler hekimlerin Doğu ve Güneydoğu''ya gitmesini istemiyor'' diye bir anlam çıkabilir'''' diye konuştu. Üniversitelerin Sağlık Bakanlığı''na şu ana kadar 500''e yakın pratisyen hekim bildirdiğini ifade eden Akdağ, ilk kuraya 80 uzman hekim, 20 pratisyen hekim girdiğini, ikinci kuranın ise bu ay içerisinde yapılacağını kaydetti. İlk ataması yapılan 70-80 doktorla doğudaki doktor sıkıntısının kısmen giderileceğini vurgulayan Bakan Akdağ, şunları söyledi: ''''İlk atanan arkadaşlarla 70-80 önemli ölçüde yaraya derman olacağız. Çünkü bizim Devlet Hizmeti Yükümlülüğü kanunlaştırırken yeni bir mantıkla bunu yürürlüğe koyduk. İhtiyaç bölgelerine atama yapacağız. Bu bir müddet sonra ihtiyacın biraz daha az olduğu bölgelere eleman göndereceğimiz anlamına gelir. Sosyal gelişmişlik hizmet zorluğu itibariyle en sonda olan il ve ilçelerde çalışanlara 300 gün çalışma şartı koyuyoruz, diğer bölgelere gittikçe süre artacak. İnşallah bu yıl çok ciddi bir mesafe alacağız. Her yıl 2 bin uzman, 4-5 bin pratisyen hekim mezun oluyor. Uzmanların hemen hepsi devlet hizmeti yükümlülüğüne gireceklerdir. Pratisyenlerin hepsi girmeyecektir; çünkü ihtisas süresi var. İsterseniz uzman isterseniz pratisyen hekim olarak 300 günü tamamlarsınız. Biz bu hakkı da tanıyoruz. 70-80 kişi ile bile Ağrı, Şırnak, Hakkari ve Muş''ta acil ihtiyacımızı karşılayacağız. Daha önce buraya atama yaptığımız zaman arkadaşlarımızın önemli bir bölümü yüksek ücret ödememize rağmen istifa ediyordu. Devlet Hizmeti Yükümlülüğü ile şu imkanı da getiriyoruz. Sizi Ağrı, Mardin veya Hakkari''ye memur olarak atıyoruz. Ama dilerseniz burada kalacağınız 10 ay içinde sözleşmeli statüye geçerek çok daha yüksek ücret alabilirsiniz. Ama muayene açamazsınız. Çünkü hekim sayısının az olduğu yerlerde, örneğin bir beyin cerrahi olduğu yerde herkes onun muayehanesine gitmek zorunda kalacak. Tam gün kamuda çalışmak kaydıyla, orada bulundukları süre içerisinde sözleşmeli imkan veriyoruz. Diledikleri zaman memuriyete de dönebiliyorlar, yani garantileri var. Doğu ve Güneydoğu''nun binlerle ifade eden uzman hekim ihtiyacı var. Yeni personel dağılım cetvelleri yapıyoruz, yakında onları da internette yayınlayacağız.'''' ''''İSTEYEN HERKES İSTEDİĞİ YERDE GÖREV YAPAMAZ'''' Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği''nde bazı ''zorunlu'' değişiklikler yapacaklarını anlatan Bakan Akdağ, ancak eş durumundan tayinlerde bir esneme düşünmediklerini kaydetti. Şu anda da eş durumundan tayinlerin yapıldığını ifade eden Akdağ, ''''Biz sağlık personelini ''stratejik elemanlar'' olarak nitelendiriyoruz. Bir eş bir başka eşin yanına gidecekse sağlık personelinin yanına gelsinler istiyoruz. Sürekli rotasyon yapan TSK mensupları, savcılar, hekimler, kaymakam gibi personelin yanına sağlık personelini gönderiyoruz. Ama bunun dışındaki personel sağlık personelinin yanına gelsin istiyoruz'''' diye konuştu. Atama ve Nakil Yönetmeliği''nde, Danıştay''ın iptal ettiği bazı hükümler ile kendilerinin iki yıl içerisinde düzeltmeyi düşündükleri bazı maddelerin değişeceğini vurgulayan Akdağ, sözlerini şöyle sürdürdü: ''''Biz çok genişlemiş, isteyenin istediği yere gittiği bir sistem oluşturamayız. Eşler mutlaka biraraya gelmelidir; ama mümkün olduğunca diğer personelin sağlık personelinin yanına gelmesi şeklinde olmalıdır. Eş durumundan tayinlerde ciddi bir esneme düşünmüyoruz. Bizim bakanlığımızda kimse torpille atama yapıldığını söyleyemez. Çünkü yönetmeliğimiz çok net. Biz hizmet puanları oluşturduk, dönem tayinlerinde ilgili yerleri ilan ediyoruz. Yerini değiştirmek isteyen personel buna göre müracaat ediyor ve hizmet puanı ile tercihine göre noter huzurunda çekilen kura ile yerini değiştiriyoruz. Yeni yönetmeliği hazırlarken, bakanın ya da bakanlığın tasarrufu gibi istisnalar bırakmadık. Bu konuda adil olduğumuzu herkes biliyor. Sağlık Bakanlığı''nda tavassut ve torpille iş yaptırılmadığını herkes iyi biliyor. Geçmiş dönemlerde parayla atama yapıldığı ciddi bir iddiadır. Ama yaygın bir biçimde konuşulup dururdu. Bize intikal eden olay olmadı. İstisnaları serbest bırakırsanız, çalışan personelin inisiyatifine terk ederseniz bunlar olur. Kuralları iyi koymak ve kurumsallaşmak lazım. Biz bunu başardık. Bununla birlikte hastalığı nedeniyle tayin isteyenlerin raporlarını hakem hastanelerine gönderiyoruz. Buradaki komisyonlar raporları inceliyor ve karar veriyor. Bizden önceki yıllarda hastalıktan dolayı tayin isteyenlerin sayısı 300''den 30''a indi. Personelin kendisi yada yakını hasta ise elbette hastalığını tedavi ettirebileceği yere göndermek lazım. Ama bunun dışında basit nedenlerle hazırlanan raporlarla yer değiştirirseniz adalet duygusunu zedelersiniz.'''' ''''YEŞİL KARTLILARIN DAHA DUYARLI OLMASI GEREKİR'''' Bakan Akdağ, yaşanan bazı olumsuz olaylar nedeniyle Yeşil Kartlıların haklarından kesinti yapmayı düşünmediklerini belirtirken, hak sahiplerine de, ''''Devletin size sağladığı imkanı suiistimal etmeyin'''' uyarısında bulundu. Yeşil Kartlarla ilgili geçmişte birçok olayın yaşandığını, bu olayların bugün de yarın da olabileceğini bildiklerini anlatan Akdağ, önemli olan hususun bu olumsuzlukları en aza indirmek olduğunu vurguladı. Akdağ, sözlerini şöyle tamamladı: ''''Bu çeşitli yola tevessül eden ister yeşil kartlı ister eczacı hak ettiği cezayı vermektir. Bunu yaparken yeşil kartlı vatandaşlarımızın hizmet almasını kısıtlayan bir tavrın içine girmeyi hiç düşünmedik. Bu usulsüzlük ve yolsuzlukla mücadele edip, bunları adalete teslim etmeliyiz. Toplumun ve özellikle Yeşil Kartlıların daha duyarlı olması lazım. Yeşil kartlıların devletimizin onlara sağladığı imkanı asla istismar etmemesi gerekir. Bunun için ekstra önlem, otomasyonla ilgili alt yapının geliştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası''na geçmektir. Dağınık yapıdan kurtuldukça denetleme de kolaylaşacaktır. Örneğin şimdi hemen hemen bütün geri ödeme kurumlarımız provizyon sistemi ile ilaç veriyorlar. Yani bir ilacı üst üste karneye yazmak mümkün değildir. Bir önceki dönemlerde bu mümkündü. Bir ilerleme kaydedildi ve devam edecek. Bu tür yolsuzluklar en aza indirilecektir.''''

İLGİLİ HABERLER