Ekonomi
  • 30.6.2007 14:15

AYGÜN: "SICAK PARA SELİ TÜRKİYE'Yİ TEHDİT EDİYOR"

EDA HAN
ANKARA- Ankara Ticaret Odası'nın (ATO) hazırladığı sıcak para raporuna göre, cari işlemler açığı ve yüksek faiz oranlarından bile daha yüksek risk olarak gösterilen sıcak paranın Türkiye'de son 4 yıllık dönemde, gelişmiş ülkelerde 25-30 yılda bile elde edemeyeceği kadar getiri elde ettiği kaydedildi.

 Türkiye'ye 2003 yılı başında getirilerek Türk lirasına dönüştürülüp bonoda değerlendirilen 1 milyon doların, 4.5 yılda 3 milyon 265 bin dolara, borsada ise 5 milyon 690 bin dolara yükseldiği
belirtildi.
Raporda, sıcak paraya dünyanın en yüksek kazancını sağlayan Türkiye'de 2002 yılı başında 6.6 milyar dolar olan sıcak para stokunun bu yıl Mayıs ayı sonunda 88.1 milyar dolara kadar yükselerek, ekonomi için en yüksek risk haline geldiği kaydedildi. Yabancıların Türkiye'de dünyanın en yüksek getirisini elde ettiği kaydedilen raporda, yastık altında tutulanlar hariç, 134.8 milyar dolar düzeyinde bir döviz tasarrufu bulunan Türk vatandaş ve şirketlerinin ise 2003 yılı başında dolara yatırdıkları 1 milyon
YTL'nin, bu yıl Haziran ayı sonunda 798 bin YTL'ye gerilediği, bu sürede dolar cinsinden 3 ay vadeli mevduatta tutulan 1 milyon YTL'nin ise sadece 1 milyon 30 bin YTL olduğu ifade edildi.
Merkez Bankası döviz kurları ve İMKB Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı DİBS Performans Endeksi dikkate alınarak yapılan hesaplamalarda, 2003 yılı başında Türk parasına dönüştürülen sıcak paranın, 4.5 yılda dolar bazında bonoda yüzde 226.5, hisse senetlerinde ise yüzde 469 oranında kazanç elde ettiğini gösterdiği, hesaplamaların tüm riskleri göz ardı ederek Türkiye'ye gelen küresel sermayenin aldığı bu yüksek riske karşılık çok yüksek düzeyde kazanç sağladığını ortaya koyduğu kaydedildi.


Raporda, 2002 yılı sonunda 1.635 YTL olan dolar kuruyla, 1 milyon 635 bin YTL olarak Türk parasına dönüştürülerek bu tarihten sonra 3 ay vadeli bonoda tutulan 1 milyon doların, her yılın yıl sonu kuruyla 2003 yılı sonunda 1 milyon 679 bin dolara, 2004 yılı sonunda 2 milyon 153 bin dolara, 2005 yılı sonunda 2 milyon 496 bin dolara, 2006 yılı sonunda 2 milyon 764 bin dolara yükseldiği, bu yıl Haziran sonunda ise 3 milyon 265 bin dolara çıktığı belirtildi. 2003 yılı başından Haziran 2007 sonuna kadar olan
dönemde, sürekli 3 ay vadeli Hazine bonosunda tutulan fonların Türk lirası bazında birikimli olarak yüzde 160.6 oranında getiri elde ettiği, aynı dönemde dolar kurunun ise yüzde 20.2 oranında düştüğü ifade edilen raporda, bonodan sağlanan bu yüksek getiri ve kurdaki düşüş yüzünden bononun dolar cinsinden 4.5 yıllık birikimli getirisinin yüzde 226.5 olarak gerçekleştiği kaydedildi.


Türkiye'nin, dünyanın en yüksek nominal faiz oranını uygulayarak ve parasının hızla değerlenmesine izin vererek sıcak paraya dünyanın en yüksek getirisini sağladığı, Türk vatandaşlarının Türk parasına olan güvensizliğinin ise devam ettiği belirtilen raporda, bu nedenle de döviz cinsinden tasarrufların toplam tasarruflar içerisindeki payı azımsanmayacak bir düzeyde seyrettiği ifade edildi. Türk vatandaşlarının yurt içindeki toplam döviz tasarrufları 108.1 milyar dolar düzeyinde bulunduğuna dikkat çekilen
raporda, bunun 85.8 milyar dolarının mevduat bankaları ve katılım bankalarındaki döviz mevduatlarında, 3.6 milyar dolarının Hazine'nin dış borçlanma için çıkardığı Eurobondlarda, 3 milyar dolarının ise döviz cinsinden Hazine iç borçlanma kağıtlarında tutulduğu kaydedildi. Raporda, yurtdışında çalışan Türk vatandaşlarının Merkez Bankası'nda 15.6 milyar dolarlık kredi mektuplu ve süper döviz mevduatı bulunduğu bildirildi.

 Merkez Bankası verilerine göre Türk vatandaşlarının yurt dışındaki mevduatları 2006 yılı
sonunda 26.7 milyar dolar düzeyinde yaklaşık 134.8 milyar dolarlık döviz tasarrufu bulunduğuna dikkat çekilen raporda, yastık altındaki dövizler eklendiğinde Türk vatandaşlarının 140 milyar dolara yakın bir döviz varlığı tuttuğu tahmin edildiği ifade edildi.
Rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan ATO Başkanı Sinan Aygün, sıcak para selinin Türkiye ekonomisini tehdit ettiğini belirterek, şunları söyledi:


"Gittiği ülkelerde bir süre sahte bir mutluluk oluşturan sıcak para sel gibidir. Koşullar nerde uygunsa oraya doğru akar. Eğer önlem almazsak, bıçak sırtında duran Türkiye ekonomisi, sıcak para selinin yol açacağı enkazın altında kalır. Sıcak para seli, varımızı yoğumuzu önüne katıp götürmeden önlem almalıyız. Vergi koyarak sıcak para girişini kontrol altına almamız, faiz oranlarını düşürmemiz, Hazine'nin borçlanma ihtiyacını azaltmamız gerekiyor."
2003 yılı başından bu yana geçen 4.5 yıllık süre içinde Türkiye'deki sıcak para miktarının 6.6 milyar dolardan 88.1 milyar dolara yükseldiğine dikkati çeken Aygün, "Özellikle son 4 yılda sıcak para Türkiye'ye akın etti. Çünkü dolara bire üç veren başka bir ekonomi yok" dedi.

İLGİLİ HABERLER