Gündem
  • 29.9.2010 12:15

BABACAN: "YARGIDA FAZLA BİRŞEY YAPAMADIK"

CEREN YILMAZ - MURAT HOROZ
İSTANBUL



İstanbul Finans Zirvesi'nin açılışında konuşan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, İstanbul'un artık dünyada çok farklı bir noktaya geldiğini, Türkiye'nin de artık dünyada en çok konuşulan ülkelerden biri olduğunu söyledi.


Türkiye'nin son yıllarda kaydettiği ekonomik gelişim kadar, kendi içinde yakaladığı başarılara da işaret eden Babacan, Türkiye'nin kendi içinde yaptığı reformlarla ve demokrasinde geldiği noktayla, temel hak ve özgürlükler noktasında gerçekleştirdiği açılımlarla, hukuk devleti olma yolunda kat ettiği mesafeyle pek çok ülke için de ilham kaynağı olduğunu belirtti.


Geçtiğimiz hafta New York'ta düzenlenen BM Bin yılın Kalkınma Hedefleri Zirvesi'ne katıldıklarını anımsatan Babacan, "2000 yılında açıklanan 2015 için, dünya için hedeflere şöyle bir baktık. Türkiye 2015 için konulan hedefi bugünden tutturmuş bir ülke. Bizim Bin Yılın Kalkınma Hedefleri ile ilgil hiçbir sorunumu yok. Dünyada geliri 1 doların altında olan nüfusun yarı yarıya azaltılması diye bir hedef var örneğin; bizde şu anda öyle bir nüfus kalmadı. Bırakın 1 doları, 2 doların altındaki nüfusumuz dahi binde 5'e inmiş durumda. Yani yüzde 1 dahi değil" dedi.


Babacan, Türkiye'nin sadece toplam milli gelirin veya kişi başına düşen milli gelirin arttığı bir ülke değil gelir dağılımının da her yıl daha düzeldiği bir ülke olduğunu söyledi.
20-30 bin dolar milli gelire sahip bir Türkiye'nin altyapısının bugünden hazırlaması gerektiğini ifade eden Babacan şunları söyledi:


"Bu 20-30 bin dolarlara ulaşmak sadece ekonomi politikalarıyla mümkün değil. Biz Türkiye'de ne kadar doğru ekonomi politikası uygularsak uygulayalım, maliye politikalarında, para politikalarında ne yaparsak yapalım Türkiye bazı kritik alanlarda reformları gerçekleştirmediği sürece arzu edilen refah seviyesine ulaşamayacak. Bu alanların başında Türkiye'nin demokratikleşmesi var, Türkiye'nin öngörülebilir bir demokrasiye sahip olması var. Halkın gerçek anlamda temsil edildiği, açık, şeffaf bir demokratik düzen* Açık demokrasilerde, öngörülebilirlik vardır, keyfilik yoktur. 'Liderin biri geldi, biri gitti bambaşka şeylerle karşı karşıya kaldık' dedirtmemek lazım.



Her şey ne kadar açık konuşuluyorsa, ne kadar açık bir tartışma ortamı varsa sonuçta ortak akıl ürünü sonuçlara ulaşır daha rasyonel, daha öngörülebilir sonuçlara ulaşır o ülke. Türkiye'de 400'ün üzerinde televizyon kanalımız var. 700 tane radyo kanalımız var. Türkiye artık her şeyi özgürce tartışıyor. Tabu yok, yasak kelime yok; bu çok önemli. Bu bizi toplum olarak daha iyiye ulaştıracak bir ortamı da sağlamış oluyor.
Yine iyi işleyen bir hukuk sistemi Türkiye için son derece ö

nemli. Pek çok alanda reform yaptık, yargıda çok fazla reform yapamadık Türkiye'de. Yargı noktasında, 2002 yılından çok da farklı bir noktada değiliz. Makul yargı süreçleri, öngörülebilir kararlar, mevzuatımızdaki gri alanların temizlenmesi* Bunlar son derece önemli. 'Türkiye bir hukuk devletidir' dedirtmek istiyorsak bunlara mutlaka el atmamız gerekiyor."

İLGİLİ HABERLER