Gündem
  • 21.4.2019 21:30

Bahçeli : CHP Türk düşmanlarının ana karargahı haline geldi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Antalya’daki İl Başkanları ve Belediye Başkanları Toplantısı'nın kapanış oturumunda konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "YSK'nin 7 asil 4 yedek üyesi zillete göz yumamaz. İstanbul'da seçim tekrarı beka meselesidir. Ne İstanbul ne de Türkiye sokakta bulunmuştur." dedi.

Bahçeli, partisince Antalya'nın Manavgat ilçesinde düzenlenen İl Başkanları ve Belediye Başkanları Toplantısı'nın kapanışında yaptığı konuşmada, iki günlük toplantının verimli ve yararlı olduğunu söyledi.

Toplantıda 31 Mart seçimlerinin muhasebesi ve geleceğin stratejik müzakeresi yapıldığını dile getiren Bahçeli, MHP teşkilatlarının diri ve sağlam olduğunu vurguladı.

MHP'nin ve Cumhur İttifakı'nın 31 Mart'tan büyük bir başarıyla çıktığına işaret eden Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İstikrarlı yükselişimiz 31 Mart’ta da devam etmiştir. Gelişmeler umut vericidir. AK Parti'yle kurduğumuz ittifak 24 Haziran'dan sonra 31 Mart'ta da mümeyyiz vasfını göstermiştir. Çünkü niyetimiz halistir. İttifakımızın hamuru temizdir. Hamd olsun Cumhur İttifakı kök tutmuş, millet nezdinde takdir görmüş, siyasi ve ahlaki yönlerden teyit edilmiştir. Cumhur İttifakı dönemsel arzuların mahsulü, değişken tutumların malumu olmamış, olmamalıdır. Dikkat etmemiz ve üzerinde titrememiz gereken en önemli hususlardan birisi de budur. 31 Mart seçimlerinde özellikle üç büyük şehirde CHP'nin başını çektiği sorunlu ve şüpheli ittifakın sonuç alması elbette tüm yönleriyle analiz edilmelidir."

Kötümserliğe ve karamsarlığa geçit verilmemesi gerektiğinin altını çizen Bahçeli, gelişmelerin soğukkanlı ve sağduyulu değerlendirilmesini istedi.

"ATATÜRK'ÜN PARTİSİNİN TÜRK DÜŞMANLARININ ANA KARARGAHI HALİNE GELDİ"

Bir yandan "ekonomik teröristlerin" Türk lirasının değerine saldırdığını, diğer yanda CHP, İP, HDP'nin hain operasyona teşrifatçılık ve kuryelik yaptığını dile getiren Bahçeli, Türkiye'nin layık olmadığı bir durumda gösterilip, jurnal rekabetine girenlerin yerli, milli ve ahlaklı olmadıklarını vurguladı.

Demlenen ihanetin, demir alan melanetin, ısınan tuzak ve tertiplerin ağırdan alınmaması gerektiğine işaret eden Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kimseyi dışlamayalım, kimseyi öteki görmeyelim, buna varız, bugüne kadar söylediklerimiz ise bunlardır. Ortak akıl, ortak vicdan, ortak vizyon, ortak değerler vazgeçemeyeceğimiz milli ilke ve inançlarımızdır. Bunlara diyecek bir şey olmayacaktır. Fakat aklı kiralık, vicdanı karanlık, değerleri bulanık olan çevrelerle sırf arıza çıkarmasınlar bahanesiyle Türkiye ortak paydasında nasıl buluşacağız? Bunu nasıl başaracağız? Ülkemizin bugünkü şartlarında karşı karşıya olduğumuz komplo çok boyutludur. Maruz kaldığımız kuşatma çok ortaklıdır. Muhatap olduğumuz kumpas çok vahşidir. Artık tüm tarafların emelleri aşikardır, açıktadır, askıya çıkmıştır. Saklamaya, gizlemeye, örtbas etmeye imkan kalmamıştır. Kavramlar birbirine karışmış, değerler aşınmış, çıkar ittifakları deşifre olmuştur. Kendilerine milliyetçi diyen, nasıl ve hangi yollardan kuruldukları belli olan, misyonları yalnızca MHP'yi engellemek üzerine bina edilen iyi görünümlü kötülerin PKK ile, FETÖ ile aynı emellere sabitlenmesi gayri milli bir üst aklın marifetidir. MHP'nin önünü kesmekle görevli olanların CHP'nin dümencisi, HDP'nin tefçisi olmaları utanç vesikasıdır. Atatürk'ün partisinin Türkiye muhaliflerinin çatı kuruluşu, Türk düşmanlarının ana karargahı, HDP'nin ana kucağı haline gelmesi vahim bir senaryonun varlığına çok net işarettir. Bu senaryonun makul ve mantıki hiçbir yanı görülemeyecektir."

Bahçeli, normal şartlarda birbirine selam veremeyecek olanların cumhurun karşısında "zillet" mevzisine girdiklerini söyledi. 7 Haziran 2015 seçimleri sonrasında kurulmak istenen yüzde 60'lık bloğun MHP'nin müdahale ve mücadelesiyle etkisiz hale getirildiğini belirten Bahçeli, PKK ve FETÖ'nün iktidara yuvalanma teşebbüslerinin sonuçsuz bırakıldığının altını çizdi.

"Ne var ki CHP buna dünden hazırdı. İçimizdeki malum ve devşirilmiş isimler buna dünden 'tamam' diyordu. Oyunları kaynağında bozduk, şer oyuncularını şoka uğrattık." diyen Bahçeli, şunları söyledi:

"Çin malı başbakanlık tekliflerini milli beka uğruna elimizin tersiyle ittik. MHP'yi ikna edemeyen iç ve dış odaklar ihanete çanak tutup partimizi bölmek istediler. Ama inanç ve ülkülerimizin duvarlarına çarpıp bozguna uğramaktan da kurtulamadılar. Gelin görün ki yine vazgeçmediler, yine zalim hedeflerinden dönmediler. İçimizden kopardıkları siyasi defolara parti kurdurdular. 15 Temmuz'da darbeye teşebbüs edip FETÖ eliyle işgali denediler. Çok şükür muvaffak olamadılar, milletin şamarını enselerine yediler. Yüzde 60'lık blok 16 Nisan'da 'hayır' blokuna dönüştü, 24 Haziran ve 31 Mart’ta zillet ittifakı olup karşımıza dikildi. Zillet denklemi ilk önce 7 Haziran sonrası takviye ve temin edilmişti. Dış güçler, muhasım odaklar Türkiye'yi bu şekilde teslim alacaklar, istedikleri tavizleri koparacaklardı."

"DAĞLARDA KOVALADIKLARIMIZ BELEDİYELERE KONUŞLANACAKTIR"

Her şey planladıkları gibi gitseydi PKK'nın meşruiyeti sağlanacağını ve HDP'nin devlet yönetimine getirileceğini belirten Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

"AK Parti'yle köprüleri atan FETÖ, bu sayede kaleyi içten çökertecekti. Türkiye federasyona sürüklenecek, bölücülük resmiyet kazanacak, vatan darboğaza düşecekti. Buna izin vermedik, bu tuzağa düşmedik. Ancak 31 Mart'tan sonra PKK bu defa büyükşehir belediyelerine CHP’nin taşıyıcı bedenliğiyle nüfuz edecektir. Dağlarda kovaladıklarımız belediyelere konuşlanacaktır. Bilinmelidir ki, zilletin bedeli çok ağır olacaktır. Bu gidişle FETÖ, kaybettiği mevzileri yerel yönetimler üzerinden tekrar kazanacaktır. Bundan sonra Antalya'da hainler daha fazla cirit atacaktır. Karşımızdaki operasyon küreseldir, mazisi iki asra dayanmaktadır."

Bütün hesapların 2023'e göre yapıldığına işaret eden Bahçeli, Cumhur İttifakı ayakta kalmazsa bundan sonra yerel yönetimler kanalıyla palazlanan PKK'lıların, FETÖ'cülerin, gezicilerin, çukurcuların, Sorosçuların, teslimiyetçilerin daha da güçlenerek Türkiye'nin boğazına sarılacağını vurguladı.

Hesabın kirli, karanlık, vandal olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "İstanbul'daki seçimlere şaibe karıştırılması uzun vadeli pis bir senaryonun ilk etabıdır. Sandığa gölge düşürülmesi, Büyükçekmece ve Maltepe'de yaşanan sahtekarlıklar şiddetli bir dalganın ilk habercileridir." diye konuştu.

"İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANININ HAREKETİ İYİ NİYETLİ DEĞİL"

Gelişmelere milli beka zaviyesinden bakmanın çok önemli olduğunun altını çizen Devlet Bahçeli, şu değerlendirmede bulundu:

"Mesele şu kadar belediye senin, bu kadar belediye benim meselesi değildir. Mesele az yedim, çok kazandım meselesi hiç değildir. Türkiye'yi dört bir koldan kıstırmak, sonrasında yıkmak, bu olmuyorsa tamamen bağımlı ve sömürge artığı bir ülke haline getirmek için çok şer ve melanet bir cephe oluşturulmuştur. Mühürlü kalpler bu tehlikeyi anlayamaz. Üç maymunu oynayan menfaat çeteleri adım adım genişleyen bu anaforu emin olunuz ki idrak edip özümseyemez."

Bahçeli, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun, koltuğuna oturur oturmaz belediyenin ve bağlı kuruluşlarının elektronik veri tabanı ve altyapılarında inceleme ve araştırma yaptırmaya kalkışmasının da iyi niyetli ve safiyane bir idari tasarruf olarak görülemeyeceğine değindi.

"Zannedersiniz, her şey bitmiş, geriye kala kala veri tabanını incelemek kalmıştır. Bu telaş niyedir, bu acelecilik neye yorulmalıdır?" sorusunu yönelten Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir nevi kozmik oda operasyonunu andıran bu girişimin İstanbul 4.İdare Mahkemesi tarafından durdurulması isabetli olsa da zorlama ve dayatmalar anlaşılan son bulmayacaktır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi veri tabanının kimlerin eline geçeceği meçhuldür. Patlıcan meraklısı olanların musakkayı küçümsemeleri meselenin bir diğer tuhaf ve tutarsız yanıdır. İstanbul'da bir şeyler olmuş, olmaya da devam etmektedir. Bu gelişmeler karşısında 'Türkiye ittifakı'ndan bahsetmek kafamızdaki soru işaretlerini çoğaltmıştır."

Ülke bazlı, coğrafya tabanlı siyasi bir ittifakın olamayacağını belirten Bahçeli, 82 milyon Türk vatandaşının inancı, irfanı, acısı, ahlakı, anısı ve adının da bir olduğunu dile getirdi.

Yorum Yazın

İLGİLİ HABERLER