Gündem
  • 30.4.2010 19:31

ÇİÇEK ALBAY TUTUKLANDI

İrtica ile mücadele eylem planı" soruşturması kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan Dursun Çiçek, tutuklandı...
“İrtica ile Mücadele Eylem Planı" adlı belgede ıslak imzası olduğu öne sürülen Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek hakkında “delilleri gizleme ve değiştirmesi konusunda kuvvetli şüphenin bulunması" gerekçesiyle yakalama emri çıkarıldığı ortaya çıktı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin “İrtica ile Mücadele Eylem Planı" iddianamesini kabul etmesinin ardından hazırladığı tensip zaptı avukatlara dağıtıldı.

Mahkeme hazırlandığı tensip tutanağında, “mevcut delil durumu, sanığa silahlı terör örgütüne üye olma, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarının vasıf ve mahiyeti, dosya içeriği, muhtelif kriminal raporlar ve tanık beyanlarının" dikkate alındığını belirtti. Çiçek’e isnat edilen suçu işlediğine dair kuvvetli şüphe sebeplerinin olması, delilleri gizleme veya değiştirme hususlarında da kuvvetli şüphenin bulunması, Adli kontrol uygulamasının yeterli olmayacağı, atılı suçların CMK 100/3 maddesinde sayılan tutuklamayı gerektirebilecek suçlardan olmasını da dikkate alan Mahkeme, Çiçek hakkında CMK’nın 98/3. maddesi gereğince yakalama emri çıkardı.

ÇİÇEK EN KISA ZAMANDA 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NDE HAZIR EDİLMELİ

Kararda, Çiçek’in mahkeme yargı çerçevesi içerisinde yakalanması durumunda en kısa zamanda İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hazır edilmesine, yargı çerçevesi dışında yakalandığı taktirde ise CMK’nın 94. maddesi uyarınca yol tutuklama kararı verilerek en kısa süre içerisinde İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne çıkarılmasına da hükmedildi.

BAŞKANIN ŞERHİ

Bu karara karşı oy kullanan Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, gerekçesinde “Ancak sanık Dursun Çiçek, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcılarının talepleri üzerine iki ayrı tarihte nöbetçi hakimler tarafından tutuklanmış, itirazlar üzerine iki defa da nöbetçi mahkemeler tarafından tahliye edilmiştir. Tahliye tarihinden sonra iddianamenin düzenlenmesine kadar soruşturma dosyasına sanık aleyhine herhangi bir bilgi ve belge konulmadığı gibi son gelen raporda da suçlandığı belge üzerindeki parmak izlerinin kendisine ait olmadığı belirtilmiştirö dedi.

BAŞKAN: “DELİL YOK ETME, GİZLEME VE DEĞİŞTİRME GİRİŞİMİ YOK"

Mahkeme Başkanı ayrıca “Bu hale göre sanığın tahliye olmasından sonra dosyasına aleyhine olabilecek yeni bir bilgi ve belgenin konulmaması, iddia olunan suçlamalar ve bunlara yönelik deliller, suç vasıflarının değişme ihtimali, sanığın konumu itibari ile delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme yönünde herhangi bir girişiminin tespit edilememesi, devlet memuru olup sabit iş yeri ve ikamet adreslerine sahip olması karşısında kaçma ve saklanma şüphesinin de bulunmadığınıö dikkate aldığını belirterek yakalama kararı çıkarılmasına gerek olmadığı yönünde oy kullandı.

“KAÇMA ŞÜPHELERİ YOK"

Mahkeme ayrıca iddianamenin tutuklu şüphelileri Serdar Öztürk, Ufuk Akkaya ve Deniz Yıldırım’ın “atılı suçu işlediklerine dair kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, tutukluluk gerekçeleri, atılı bir kısım suçların CMK 100/3 maddesinde sayılan suçlardan olmasınıö dikkate alarak tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Ancak Mahkeme Başkanı Köksal Şengün bu karara da muhalefet şerhi koydu. Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, “Sanıklara isnat olunan suçların vasıf ve mahiyetlerine, dosyaya yansıyan delil durumlarına, haklarında isnat olunan suç vasıflarının değişme ihtimallerine, sosyal konumları, sabit işyeri ve ikamet adresleri dikkate alındığında kaçma ve saklanma şüphelerinin bulunmadığı, delillerin yok edilmesi, dizlenmesi veya değiştirilmesi yönünde herhangi bir girişimlerinin tespit edilememesini" gerekçe göstererek sanıkların tahliye edilmesi yönünde oy kullandı.

İLGİLİ HABERLER