Gündem
  • 30.4.2010 12:48

DALAN'IN OĞLU İLE YAPTIĞI KONUŞMA DİNLEMEYE TAKILDI

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, ''İrtica ile Mücadele Eylem Planı'' iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında 7 şüpheli hakkında hazırlanan iddianameyi kabul etti. Mahkeme, ''İrtica ile Mücadele Eylem Planı'' belgesinde imzası bulunan Albay Dursun Çiçek hakkında yakalama emri çıkardı. İddianamede; AK Parti müşteki, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da mağdur sıfatıyla yer alıyor.

DURSUN ÇİÇEK HAKKINDA YAKALAMA KARARI ÇIKARILDI

Alınan bilgiye göre, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Yeditepe Üniversitesi Kurucusu Bedrettin Dalan, Albay Dursun Çiçek ve avukat Serdar Öztürk'ün de aralarında bulunduğu 7 şüpheli hakkında hazırlanan iddianame üzerindeki incelemesini tamamladı. Mahkeme, 184 sayfa olduğu belirtilen iddianamenin kabulüne karar verdi. Davanın ilk duruşmasının 28 Haziran'da yapılmasına karar veren mahkeme heyeti, Albay Dursun Çiçek hakkında oy çokluğuyla yakalama emri çıkardı.

MAHKEME BAŞKANI YAKALAMA EMRİNE MUHALİF KALDI, 3 TUTUKLUNUN DA TAHLİYESİNİ İSTEDİ

7 şüpheli hakkında açılan davada, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Köksal Şengün, Albay Dursun Çiçek hakkında yakalama emri çıkarılmasına muhalif kaldı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin iddianame üzerinde yaptığı inceleme ve tensip işlemi sırasında heyetin 2 üyesinin oyuyla Albay Dursun Çiçek hakkında yakalama emri çıkarılması kararına, Heyet Başkanı Köksal Şengün karşı oy kullandı. Başkan Şengün'ün, davanın 3 sanığının tutukluluk hallerinin incelenmesi sırasında da tahliyeleri yönünde görüş bildirdiği, ancak 2 üye hakimin oyuyla bu kişilerin tutukluluklarının devamına karar verildiği bildirildi.

İddianameyi hazırlayan savcıların, var olduğu iddia olunan ''Ergenekon Terör Örgütü davası'' ile birleştirilmesi talebinin daha sonra görüşüleceği kaydedildi. Bu arada, açılan davanın duruşmasının Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki salonda yapılacağı ifade edildi.

BEDRETTİN DALAN BİR NUMARA, ÇİÇEK 2 NUMARA

İddianamede, bir numarada Bedrettin Dalan, iki numarada ise Dursun Çiçek yer alıyor. İddianamede Avukat Serdar Öztürk, Ulusal Kanal İstihbarat Şefi Ufuk Akkaya, Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Deniz Yıldırım, Bedrettin Dalan'ın Özel Kalem Müdürü İlhami Ümit Handan, Bedrettin Dalan'a “kaç” dediği öne sürülen MİT elemanı Özel Yılmaz da sanık olarak bulunuyor.

İddianamede, haklarında yakalama kararı bulunan Bedrettin Dalan ve Dursun Çiçek'in, ''Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek'' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması istendi. Dalan'ın ayrıca, ''silahlı terör örgütü kurma veya yönetme'' suçundan da 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Albay Dursun Çiçek hakkında da ''Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek'' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngörülen iddianamede, Çiçek'in ayrıca ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

DALAN, BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKAN YARDIMCISI'NA ERGENEKON TALİMATI VERMİŞ!

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti tarafından kabul edilen Ergenekon'un 4. İddianamesine Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkan Yardımcısı Bera Besler ve Ergenekon firarisi Bedrettin Dalan'ın skandal diyalogları damgasını vurdu.

İddianamede firari sanık Bedrettin Dalan'ın Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcısı Berra Besler'i aradığı ve Ergenekon davasının seyri ile ilgili şok talimatlar verdiği ortaya çıktı. İddianameye giren teknik takip kayıtlarında Bedrettin Dalan'ın 02.07.2008 tarihinde TBB Başkan Yardımcılığı ve aynı zamanda İstanbul Barosu'nda görevli olan Berra Besler'e “Bak Baro olarak 1.5 senedir yargılanmadan içerde duranlara ses çıkarmıyorsunuz” dediği, Besler'in cevap olarak "Gayet tabii öyle oluyor. Dün akşam bir toplantı yaptık. Şimdi bu toplantıda hep bunlar konuşuldu, ondan sonra işte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gidilsin gidilmesin mi” dediği, Bedrettin Dalan'ın adeta talimat gibi şok sözler sarf ederek “Şu konuda da biraz reaksiyon gösterin” şeklinde tepki gösterdiği belirtildi.

İşte iddianameye giren o skandal diyalog:
Tape No: 8445, 02.07.2008 tarihinde Berra B.nin "Valla dünden beri keyfim çok kaçık tabii" dediği, Bedrettin Dalan'ın "Yani ama bir şey söyleyeyim bak Baro olarak 1.5 senedir yargılanmadan içerde duranlara ses çıkarmıyorsunuz. Yani bu bir kere hukukun bu kadar gecikmesi, yargının bu kadar gecikmesi şeysiz yargısız infaza dönüşmüyor mu?” dediği, Berra B.nin "Gayet tabii öyle oluyor. Dün akşam bir toplantı yaptık. Şimdi bu toplantıda hep bunlar konuşuldu, ondan sonra işte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gidilsin gidilmesin mi canım 5. madde açısından olayları incelemek lazım. 5. maddedeki tutukluluk süresinin makul bir süre olması lazım. Ve bir an önce yargılanma makamının önüne çıkarılması gerekir. Bu olmadıysa bunlara tabii bir tepki gösterilmesi lazım. Hı kişilerin efendim kendi bireysel başvuru hakları var ama buna bir kamuoyu oluşturulur, bir şey yapılır... Bizimkiler oturuyorlar. Kazım zaten artık çok hasta bilmem haberiniz var mı" dediği, Bedrettin Dalan'ın "Şu konuda da biraz reaksiyon gösterin. Hukukun üstünlüğü, hukukun adil olması konusunda tamam mı" şeklinde talimat verdiği anlatılıyor.

BEN 1 SAAT EVVEL ÖĞRENDİM

Ergenekon firarisi Bedrettin Dalan'ın AK Parti'ye açılan kapatma davasının kararını bir saat önce öğrendiği ortaya çıktı. 4. Ergenekon iddianamesine giren bir başka çarpıcı bilgi ise Bedrettin Dalan'ın kapatma kararını Anayasa Mahkemesi'ndeki köstebeğinden karar daha açıklanmadan önce edinmesi oldu. İddianamede yer alan bir telefon görüşmesinde, Dalan'ın ismi Arzu olarak ifade edilen bir şahsa “Arzu canım, beni aramışsın" dediği, Arzu'nun "aradım ama şimdi açıklıyor" dediği, Bedrettin Dalan'ın " şey 6'ya 5 kapatılmıyor. Ben öyle duydum" dediği, Arzu'nun "Doğrudur" dediği, Bedrettin Dalan'ın "Ne açıklıyor şu anda" dediği, Arzu'nun "Kararı açıklıyor" dediği, Bedrettin Dalan'ın da "iyi, açıklandıktan sonra beni dışarıdan ara... Ben öğrendim de 1 saat evvel" dediği belirtiliyor.

DALAN DA MOSSAD'LA İLİŞKİLİYMİŞ

Ergenekon sanığı Şener Eruygur'dan ele geçirilen ses kaydında ise SESAR Başkanı İsmail Yıldız'ın, Ergenekon sanığı Jandarma İstihbarat Dairesi eski Başkanı Hasan Atilla Uğur'la yaptığı görüşmede Uğur'a, Bedrettin Dalan'ın İsrail'e giderek MOSSAD Başkanı ile görüşeceğini söylediği ortaya çıktı. Şok ses kaydı, Eruygur'un başkanlığını yaptığı dönemde Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Merkezi'ne yapılan baskında elde edildi. Eruygur'un odasında 13 Nolu CD içerisindeki “Muhtelif/görüşmeler” isimli dosyada Hasan Atilla Uğur'un "Gitti Dalan" dediği, İsmail Yıldız'ın da "gitti orda şunu şunu söyle diye gönderdik paşam şimdi” şeklinde konuştuğu, “Pazartesi günü İsrail'e gidecek. MOSSAD'ın başkanıyla bir şeyiyle görüşecek paşam” diyen Yıldız'ın Uğur'a “Yani bu Dalan bütün bunları benimle yapmıyor yani, benimle yaptığını düşünmüyor paşam. Şimdi diyor ki bana böyle bir misyon verdiler" dediği belirtildi.

BASKIN ÖNCESİ DELİLLERİ YOK ETMİŞLER

Köstebeği sayesinde Ergenekon baskınlarından son anda kaçarak kurtulan Bedrettin Dalan'ın, oğlu Barış Dalan'a suç sayılabilecek belgeleri imha etmesi yönünde talimat verdiği ortaya çıktı. Ergenekon soruşturması kapsamında telefonları dinlenen Bedrettin Dalan ve oğlu Barış Dalan arasında geçen görüşmede, Barış Dalan'ın “Şeyi soracaktım sana, ya birtakım şimdi fotoğraflarım falan var. Onları yok edeyim mi? Yani bence yok edilmesi gerekir” dediği, Bedrettin Dalan'ın da "Tamam peki oldu oldu evladım" dediği, Barış Dalan'ın ise "O şekilde yapacağım, başka da bir şey yok yani. Birkaç tane başka bir şey vardı, onları da hallettim. Onları aldım zaten. Sıkıntı yok yani. Her şey iyi” dediği belirtiliyor. Bir başka görüşmede ise Barış Dalan'ın “Kira sözleşmesinin orijinal kopyasını birileri sıkıştırıvermiş nasıl olduysa. O orijinal kopya nasıl ortaya çıktı da neyse yani hı?” dediği, Bedrettin Dalan'ın da "Gidip al o dosyayı" dediği, Barış Dalan'ın ise "Alamıyorsun adamla, çalışıyor, neyse" dediği ifade edildi.

DALAN: BAŞBUĞ BİZİ KORUDU

Bedrettin Dalan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un, Poyrazköy'de kendisine ait olan İSTEK Vakfı'na ait arazide bulunan askeri mühimmatla ilgili yaptığı basın açıklamasıyla kendisini koruduğunu söylüyor. 30 Nisan 2009 tarihinde, Bedrettin Dalan'ın Ülker isimli bayanla yaptığı görüşme şöyle:
Bedrettin Dalan: Şeyi Genelkurmay başkanının o açıklamasının içine baktığı zaman aslında bizi pek suçlar bi tarafı yok. Hatta koruyan tarafı var.

Ülker: Hayır pek değil, hiç suçlar tarafı yok bizi. Lehimize olacak o kadar çok şey söyledi ki, sadece orada söylediği bi laf vardı. İşte buraya girilebiliyor dedi, ona ilişkin bi duyuru hazırladım (…) Altına da mahkemeden alınan ve onların komutanlığı, mahkemenin bu yazısı üzerine yazdığı yazıları ekledim. Salı günü şey yaptırıyoruz orda tespit, hakim kanalıyla nirengi noktalarını belirleyip orayı bi tel içine almak istiyoruz. Ondan sonra onu da göndereceğim.

SAVCIYA KOMPLO KURMAK İSTEMİŞLER

İddianamede, Ergenekon'un Erzincan yapılanmasını deşifre eden gizli tanık Munzur'un ifadeleri de yer alıyor. Gizli tanık Munzur, İliç Cumhuriyet Savcısı Bayram Bozkurt'a komplo kurulmak istendiğini söylüyor. Munzur, 2009 yılı Mayıs ya da Haziran aylarında Erzincan ilinde tanıştığı Türkan isimli bir bayanın tecavüze uğradığını, bu şahsın ifadesini almak üzere Şenol komutanla kadının evine gittiklerini, Şenol komutanın kadına “Sana 7 tane isim vereceğiz, ifadende, bu isimlerin sana zorla tecavüz ettiklerini söyleyeceksin, biz de bunlar hakkında çeteden işlem yapalım” dediğini, bayanın da bu teklifi kabul ettiğini, verdiği bu listede İliç savcısı Bayram Bozkurt'un da isminin bulunduğunu söylüyor.

İNTIHAR EDEN ALBAY VARIMLI'DAN DALAN'A: DAIMA EMRINDEYIM BABA

İddianamede; Bedrettin Dalan ile 2009 yılı Kasım ayında intihar eden emekli Deniz Albay Ali Belgütay Varımlı'nın 12 Şubat 2009 tarihinde yaptığı telefon görüşmesi yer alıyor. Görüşmede Varımlı'nın Dalan'a “Daima emrindeyim baba” şeklindeki sözleri dikkat çekiyor. Görüşme şöyle:
Bedrettin Dalan: Alo!
Ali Belgütay Varımlı: Canım babacığım, ellerinden öperim.
Bedrettin Dalan: Ben de gözlerinden öpüyorum. Nasılsın iyi misin?
Ali Belgütay Varımlı: Sağ olasın, sen nasılsın baba? Aklım fikrim hep sende.
Bedrettin Dalan: Bir sorun yok, merak etme.
Ali Belgütay Varımlı: Çok iyi.
Bedrettin Dalan: Merak etme aslanım.
Ali Belgütay Varımlı: Sağlığın iyi mi? Beni enterese eden, sağlığın yalnız.
Bedrettin Dalan: Sağlığım iyi. Her şey iyi. Sen hiç merak etme, oldu mu oğlum?
Ali Belgütay Varımlı: Sağol. Aslı da konuşmak istiyor, veriyorum.
Bedrettin Dalan: Ha ver (konuşmanın devamında Aslı isimli şahısla bir müddet konuştuktan sonra telefonu tekrar Ali Belgütay Varımlı alıyor)
Ali Belgütay Varımlı: İki gün evvel aradım, konuşamadık. 536'lı numaradan bendim arayan.
Bedrettin Dalan: Tamam.
Ali Belgütay Varımlı: Konuşamadık, not bıraktım sonra.
Bedrettin Dalan: Tamam.
Ali Belgütay Varımlı: Bu numaradan, bu numaradan daima emrindeyim baba.
Bedrettin Dalan: Tamam tamam canım, gözlerinden öpüyorum.
Ali Belgütay Varımlı: Ellerinden öpüyorum.

DALAN'A “KAÇ” DIYEN TUĞGENERAL DA IDDIANAMEDE

Bir yıl önce Vakit'in gündeme getirdiği bir iddia da “Islak İmza” iddianamesinde ispatlandı. Vakit'in 12 Ocak 2009'da gündeme getirdiği iddia ise, bir komutanın Dalan'ın kaçmasını telkin etmesiydi. İddiaya göre Tekirdağ Şarköy 95. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Nurettin Işık, Ergenekon operasyonu dalgası öncesi Aydın Doğan'la görüşmüştü.

Tuğgeneral Işık'ın bu görüşmede Aydın Doğan'a, Bedrettin Dalan'ın Ergenekon operasyonu kapsamında gözaltına alınacağı bilgisini verdiği öne sürülmüş, ancak o zaman ulaştığımız Işık, iddiaları yalanlamıştı. Dün mahkemece kabul edilen Islak imza iddianamesinde ise Bedrettin Dalan ile Nurettin Işık arasında şu ilginç diyalogların geçtiği ortaya çıktı. İşte Tekirdağ Şarköy 95. Zırhlı Tugay Komutanlığı 3. Tank Taburu-smart kartlı ankesörlü telefonundan yapılan görüşme:
İddianamenin 18. sayfasında Dalan ile görüşmesi yer alan kişi x şahıs olarak yer alıyor.
Bedrettin Dalan: Gözlerinden öpüyorum.
Nurettin Işık: Canım abi bütün yüreğimle...
Bedrettin Dalan: Bizim böyle darbeyle, şunla bunla hiç alakamız olmaz. Devletin, milletin, anayasanın emrindeyiz. O kadar...
Nurettin Işık: Bütün yüreğimle, bütün kalbimle yanındayım.
Bedrettin Dalan: Sağol canım, gözlerinden öpüyorum. Allah devleti milleti korusun
Nurettin Işık: Ellerinden öpüyorum.
Bedrettin Dalan: Ben de gözlerinden öpüyorum canım benim.

HASTALIK BAHANE

İddianamenin 15. sayfasında ise, Dalan'ın 28 Kasım 2008 tarihinde, ‘Paşam' diye hitap ettiği Edip B. isimli kişiyle yaptığı görüşme dikkat çekiyor. Dalan'ın Ergenekon operasyonu öncesinde yurt dışına çıkmasının nedenlerini anlattığı telefon görüşmesi şöyle:
Bedrettin Dalan: Merhaba Paşam, nasılsınız, iyi misiniz?
Edip B: Sağ olasınız. Siz de iyisiniz inşallah.
Bedrettin Dalan: Ben de iyiyim valla, işte böyle bir yurt dışına çıktık. Bazı tavsiyeler üzerine.
Edip B: Anlıyorum.
Bedrettin Dalan: Yani ne sorsan bilmiyorum.
Edip B: Yok yok, zaten bir şey soracak değilim. Bir şey yok. Daha doğrusu ne sorayım ki! Yani her şey her şey ayan beyan yani artık.
Bedrettin Dalan: Yani “çık gez” diyorlar. Biz de gezdik yani. Geziyoruz, ne diyeyim ne… O anda bilgin varsa… Sağlığım iyi hiç sorun yok, sorun yok geziyoruz.
Edip B: Tamam üst taraf, üst tarafa bakma. Üst tarafını geç. Buraların buralar bildiğiniz gibi. Pek değişen bir şey de yok. Anlatıyorlardır, söylüyorlardır.

“SAĞLIK PROBLEMİM OLSA, KENDİ HASTANEMDEN BAŞKA BİR YERE GİTMEM”

Bedrettin Dalan, aynı gün Saadet isimli bir kişi ile yaptığı görüşmede de yurt dışına çıkması ve sağlığı hakkında bilgiler veriyor. Saadet isimli kişinin Dalan'a yurt dışına çıkmasıyla ilgili olarak yönelttiği “Kim emretti?” sorusu dikkat çekiyor. Operasyondan sonra, sağlık sorunları nedeniyle yurt dışına çıktığını ve kısa süre içinde Türkiye'ye döneceğini açıklayan Dalan'ın sağlığı hakkında verdiği bilgiler de dikkat çekiyor. Dalan ile Saadet adlı kişinin yaptığı görüşme şöyle:
Bedrettin Dalan: İşte böyle, biraz gezmem gerekiyormuş. Geziyoruz.
Saadet: Kim emretti bunu?
Bedrettin Dalan: Emir diye bir şey yok. Kimse emretmedi. Tavsiye ettiler arkadaşlarım.
Saadet: Tabii ki olmasın. Sağlık problemi olmasın da. Ben...
Bedrettin Dalan: Yok canım. Ne sağlık problemi. Sağlık problemi olsa, gideceğim tek yer benim kendi hastanem. Başka bir yere gitmem.
Saadet: Yok, sesiniz iyi geliyor zaten. Öyle bir...
Bedrettin Dalan: Buralar buralar var ya buralar, sağlık yönünden buralar ölmüş.

İDDİANAMEDE; BAŞBAKAN ERDOĞAN ‘MAĞDUR' SIFATIYLA YER ALIYOR

İddianamenin Ulusal Yargı Ağı Projesi'ndeki (UYAP) kaydında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ''mağdur'', AK Parti de ''müşteki'' sıfatıyla yer aldı. UYAP kayıtlarında, 385 müşteki, 2 mağdur, 29 tanık, 3 ifade sahibi, 7 ihbar eden, 2 meçhul şüpheli ve 4 de şikayetçi bulunuyor.
UYAP kaydında, kapatılan DTP'nin eski Genel Başkanı Ahmet Türk ve partinin eski milletvekilleri Hasip Kaplan ile Aysel Tuğluk'a da ''müşteki'' sıfatıyla yer veriliyor.
UYAP sisteminde emekli Orgeneral Şener Eruygur'un eşi Mukaddes Eruygur da tanık olarak yer aldı.
İstanbul Cumhuriyet Savcıları Ercan Şafak, Fikret Seçen, Murat Yönder ve Zekeriya Öz tarafından hazırlanan 184 sayfalık iddianamenin 82 adet ek klasörü bulunuyor.

‘İRTİCAYLA MÜCADELE EYLEM PLANI' NEDİR?

Var olduğu iddia olunan Ergenekon Terör Örgütü soruşturması kapsamında tutuklanan emekli Üsteğmen avukat Serdar Öztürk'ün bürosunda yapılan aramalarda, Albay Dursun Çiçek tarafından hazırlandığı belirtilen 4 sayfalık ‘İrticayla Mücadele Eylem Planı' belgesi çıkmıştı. Plan, AK Parti Hükümeti ve Fethullah Gülen hareketi aleyhine askerî suç icat ederek, askerî mahkemede dava açmayı hedefliyor. Gerekçe olarak da irticayla mücadele gösteriliyor. AK Parti'nin ve Gülen'in ‘dinî esasları temel alan bir rejim' hedeflediği iddia edilirken, hiçbir dayanağı bulunmayan bu suçlamalar için belirlenen eylem planları ayrıntılarıyla anlatılıyor.

ÇİÇEK: “TEBLİGAT GELDİĞİNDE BEŞİKTAŞ ADLİYESİ'NE GELECEK”

Hakkında yakalama emri çıkarılan Albay Dursun Çiçek'in avukatı İrem Çiçek, babası Dursun Çiçek ile ilgili verdiği, ''yakalama emri'' kararıyla ilgili henüz müvekkiliyle görüşmediğini belirtti. İrem Çiçek, mahkemenin müvekkili Dursun Çiçek hakkında ''yakalama emri'' kararı vermesini anlayamadığını ifade etti. Çiçek, ''Hakimler, yakalama emrine neye göre karar verdi? Anlayamadım'' diye konuştu. Avukat Çiçek, tebligatın kendilerine ulaşmasının ardından, Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne geleceklerini de sözlerine ekledi.

DURSUN ÇİÇEK'İN OTEL KAYITLARI İDDİANAMEDE

7 şüpheli hakkında açılan davanın iddianame klasörlerinde, Albay Dursun Çiçek hakkında çeşitli belgelere yer verildi.

İddianamenin, önümüzdeki günlerde avukatlara dağıtılacak olan 82 klasörün 13'ünde, 6 sanıkla birlikte yargılanacak olan ve hakkında yakalama emri çıkarılan Albay Dursun Çiçek'e ilişkin soruşturma belgeleri yer aldı.

Buna göre, iddianamenin ek klasöründe yer verilen belgelerin bir kısmı şöyle sıralandı: ''Çiçek'e ait, Çiçek'in Erzincan Konak Mazlum Otel'de kaldığına dair otel kaydı, görevli olduğu birimdeki giriş ve çıkışlarını gösteren belgeler, 'ıslak imza ile ilgili ses kaydı', Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan müşteki, şüpheli ve gizli tanık ifadeleri, AK Parti'nin şikayet dilekçesi, İrtica ile Mücadele Eylem Planı başlıklı belge fotokopileri, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı ile yapılan yazışmalar, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın uzmanlık raporları, Adli Tıp raporu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yetkisizlik kararı, Jandarma Kriminal Laboratuvarı'nın 16 Haziran 2009, 9, 16 ve 23 Mart 2010 tarihli raporları, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı'nca yapılan bilirkişi raporu, askeri savcılıkça alınan tanık ifade tutanakları, askeri savcılığın 24 Haziran 2009 tarihli kovuşturmaya yer olmadığı ve görevsizlik kararı, TÜBİTAK'ın Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığına göndermiş olduğu rapor ve Çiçek'in mukayese imza örnekleri.”

VAKİT

İLGİLİ HABERLER