Gündem
  • 30.4.2010 13:59

'ERGENEKON ÇİÇEK'LENDİ'

Albay Dursun Çiçek ve İSTEK Vakfı Başkanı Bedrettin Dalan’ın da aralarında bulunduğu yedi şüpheli hakkında hazırlanan iddianame, Ergenekon Davası’na da bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Mahkeme, daha önce iki defa tutuklanıp serbest bırakılan Albay Çiçek için üçüncü kez yakalama kararı çıkarırken, iddianamede şok bilgilere yer verildi.

184 sayfalık iddianame

Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcıları Ercan Şafak, Fikret Seçen, Murat Yönder ve Zekeriya Öz tarafından hazırlanan 184 sayfalık iddianamede, eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Bedrettin Dalan, Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek, avukat Serdar Öztürk, MİT İzmir Bölge Başkanı Özel Yılmaz, Ufuk Akaya, Deniz Yıldırım ve İlhami Ümit Handan sanık olarak yer aldı. Davanın ilk duruşması ise 28 haziranda yapılacak.

İ.B Paşa devrede

İddianamede, “Bilgi notu Dursun Çiçek.doc” isimli word belgesinde, Çiçek’e ait “Tutuklanacağımı biliyordum. Genelkurmay da biliyordu. Bütün olasılıklara karşı hazırlıklıydık. Genelkurmay, Ergenekon soruşturmasını geç algıladı. Bu işin bu kadar büyüyeceğini (Karargah’a kadar uzanacağını) hiç hesap etmediler” ifadesi yer aldı. Söz konusu belgede İ.B. Paşa’nın (muhtemelen İlker Başbuğ) devrede olduğu ifade edilerek, şöyle deniyor: “İ.B, her şeyin farkında. Bizzat kendisi bu durumu takip ediyor. Hakim ve Savcılar Haziran Kararnamesi çok önemli. Yüksek Yargı üyeleriyle görüşüldü. Bizzat İ. Paşa görüştü. Ergenekon savcılarında önemli bir değişiklik olabilir. Emniyetteki değişikliklerle ilgili de temaslar var. Birtakım değişimler oldu, devam edecek. Fethullahçılara yönelik kapsamlı bir çalışma hazırlanmıştı. Bu belge operasyonu ile bu çalışmalar aksadı. Eğer aksamasaydı, Gülen örgütüne yönelik önemli bir operasyon gerçekleştirilecekti. İrtica (Fethullah) ülke güvenliği için tehdit. Genelkurmay bu konuda bir müdahaleye hazırlanıyor...”

Erdoğan’ı dinlemişler

İddianamenin “Delillerin ve Hukuki Durumunun Değerlendirilmesi” bölümünde ise İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne 18 Ekim 2009’da “Rıza Yıldırım” ismi ile gönderilen e-posta İhbar tutanağında, “Bugün Aydınlık dergisi manşetinde bahsedilen Başbakan’ın karanlık telefon görüşmesi Ergenekoncu Levent Ersöz’ün arşivindendir. Bu arşivde Başbakan ve çok sayıda AK Parti’li bakana ait ses kayıtları bulunmaktadır. Bu arşiv şu anda Aydınlık dergisinde bulunmaktadır. Bu ses kayıtlarının asıl kaynağı Deniz Yıldırım ve Ufuk Akkaya’dır. Dergiye bakarsanız anlayacaksınız” şeklinde bilginin yer aldığı ifade edildi.

Saldıray Berk de oluşum içinde

“Eylem Planı Erzincan’da hayata geçirilmek istenmiş, bu amaçla Ergenekon örgütküne bağlı olarak faaliyet gösteren şüpheli Saldıray Berk liderliğindeki yasa dışı oluşum faaliyetlerde bulunmuştur” denilen iddianamede, Albay Dursun Çiçek hakkında çeşitli belgelere yer verildi. Bunlar arasında en dikkati çekeni Çiçek’in Erzincan Konak Mazlum Otel’de kaldığına dair otel kaydını gösteren belgeler. Erzincan’daki Ergenekon iddianamesinde de Çiçek’in Erzincan’da bir otelde kaldığı belirtiliyordu. Ancak, otel kayıtlarında Dursun Çiçek’in yaşı 18 olarak gösteriliyordu. Bu nedenle tam tesbiti yapılamamıştı. İddianamedeki diğer bazı belgeler ise şöyle sıralandı: “Çiçek’e ait görevli olduğu birimdeki giriş ve çıkışlarını gösteren belgeler, ‘ıslak imza ile ilgili ses kaydı’, Erzurum Başsavcılığı tarafından alınan müşteki, şüpheli ve gizli tanık ifadeleri, AK Parti’nin şikâyet dilekçesi, İrtica ile Mücadele Eylem Planı başlıklı belge fotokopileri, Genelkurmay Başkanlığı Askerî Savcılığı ile yapılan yazışmalar ve bilirkişi raporları...”

Başbakan mağdur

İrtica ile Mücadele Eylem Planı’na ilişkin yedi şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin Ulusal Yargı Ağı Projesi’ndeki (UYAP) kaydında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan “mağdur”, AK Parti de “müşteki” sıfatıyla yer aldı.

UYAP kayıtlarında, 385 müşteki, iki mağdur, 29 tanık, üç ifade sahibi, yedi ihbar eden, iki meçhul şüpheli ve dört de şikâyetçi bulunuyor. UYAP kaydında, kapatılan DTP’nin siyasi yasaklı lideri Ahmet Türk ve partinin eski milletvekilleri Hasip Kaplan ile Aysel Tuğluk’a da “müşteki” sıfatıyla yer veriliyor.

224 yıl ceza ve müebbet istemi

Yedi kişi hakkındaki iddianamede sanıklar için toplam 224 yıl hapis cezası ve müebbet isteniyor. İddianamedeki suçlamalar ve istenen cezalar şöyle:

İSTEK Vakfı Genel Başkanı Bedrettin Dalan: ‘Silahlı terör örgütü kurmak veya yönetmek’, ‘Hükümeti ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek’ten 22,5 yıl ile ağırlaştırılmış müebbet arasında hapis.

» Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek: ‘Örgüt üyesi olmak’, ‘Hükümeti ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek’ten 15 yıl ile ağırlaştırılmış müebbet arasında hapis.

» Avukat Serdar Öztürk: ‘Silahlı terör örgütüne üye olmak’, ‘Açıklanması yasak bilgileri temin etmek’, ‘Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin ederek davletin savaş imkanlarının tehlikeye sokmak’, ‘Devletin güveliğine ilişkin belgeleri tahrip etmek, amacı dışında kullanmak, hile ile almak, çalmak’, ‘Ruhsatsız ateşli silahlarla, mermileri satın almak, taşımak, bulundurmak’tan 27 yıldan 54 yıla kadar hapis.

» Ufuk Akkaya: ‘Silahlı terör örgütü üyesi olmak’, ‘Devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etmek’, ‘Hukuka aykırı olarak kişilerin verilerini kaydetmek’ten 25,5 yıldan 55,5 yıla kadar hapis.

» Mehmet Deniz Yıldırım: ‘Silahlı terör örgütü üyesi olmak’, ‘Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek’ , ‘Özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek’, ‘Devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etmek’, ‘Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek ve yaymak’tan 27 yıldan 57 yıla kadar hapis cezası.

» İlhami Ümit Handan: ‘Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek’ten 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis.

» MİT İzmir Bölge Başkanı Özel Yılmaz: ‘Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek’ten 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis.

Örgütün sivil lideri Dalan

İddianamede bir numaralı sanık olarak gösterilen Bedrettin Dalan’ın, darbe zeminini oluşturmak için rütbeli askerlerle görüştüğü ve onları askerî müdahalenin bir zorunluluk haline geldiği yönünde teşvik ettiği belirtildi. İddianamede örgüt mensuplarının “liderimiz” diye gösterdiği Dalan’a yönelik suçlamalar şöyle:

“Emekli Tuğgeneral Levent Ersöz’ün de aralarında bulunduğu bir kısım askerler ile görüşerek, askerî müdahalenin bir zorunluluk olduğu yönünde onları teşvik ederek cesaret verip, bu yöndeki motivasyonlarını güçlendirmeye çalıştığı, örgüte finans desteği sağladığı ve örgütün stratejisi doğrultusunda uluslararası ilişkiler yürüttüğü ve darbe sonrası kurulacak hükümette başbakan olma görevini üstlendiği.” İddianamede Dalan’ın İstanbul MİT Bölge Başkan Yardımcısı’nın uyarısıyla yurtdışına kaçtığı da belirtiliyor.

Ergenekon sanıkları Kemal Gürüz ve Mehmet Haberal ile yaptığı telefon görüşmeleri de iddianamede yer aldı. Dalan’ın görüşme yaptığı diğer şahıs ise Ali Belgütay V. (İntihar eden emekli Albay Ali Belgütay Varımlı olduğu tahmin ediliyor). Telefon görüşmesinde Ali Belgütay V., Dalan’a, “Canım babacığım ellerinden öperim, aklım fikrim hep sende. Bu numaradan daima emrindeyim baba” diye hitap ediyor.

Dalan Doğan ve Karamehmet’e yakın

İddianamede, sanık Şener Eruygur’dan ele geçirilen ses kaydında konuşan Ergenekon-lobi yapılanmasında Araştırma ve Bilgi Toplama, Analiz ve Değerlendirme, İletişim ve Propaganda birimlerinde görevli olduğu belirtilen tutuklu sanık İsmail Yıldız’ın, Levent Ersöz ile yaptığı görüşmeye de yer verildi. İddianameye göre kayıtta Yıldız, Ersöz’e “Dalan ... maniple etmemizi yol açıp enforme etmemize sebep olacak kanalları açar paşam, onun öyle bir özelliği var. Doğan’a yakın, Karamehmet’e yakın, Dinç Bilgin’e yakın, bunlar Ağar’a Dalan’ın ofisinde enforme edildi paşam” dediği kaydedildi. İddianamede sanıkların Dalan için ‘liderimiz’ ifadesini kullandığı da yer aldı.

Gizli Ergenekon üyeleriyle bağlantılı

Ergenekon’un, henüz deşifre edilemeyen üyeleri ve yapısıyla, örgütün amaçları doğrultusunda faaliyetlerine devam ettiği belirtildi. İddianamede şu ifadeler yer aldı: “Ergenekon Silahlı Terör Örgütü’nün yapısının karmaşıklığını ve derinliğini ortaya koymakta, ülkemizin bu terör örgütü nedeniyle maruz kaldığı tehlikenin büyüklüğünü gözler önüne sermektedir. Tüm bu hususların değerlendirilmesi sonucu şüpheli Dursun Çiçek’in, Ergenekon Silahlı Terör Örgütü’nün, bu konuda daha önce Cumhuriyet Başsavcılığımızca düzenlenen iddianamelerde geniş bir biçimde açıklanan amaçları doğrultusunda, örgütün şu aşamada henüz tespit edilemeyen üyeleri ile birlikte hazırladığı “İrticayla Mücadele Eylem Planı’ başlıklı belgenin bir suretini sanık Mustafa Levent Göktaş’ın da da müdafii olan şüpheli Serdar Öztürk’e teslim ettiği sonucuna ulaşılmaktadır.”

TARAF

İLGİLİ HABERLER