Gündem
  • 27.3.2009 09:11

ERDOĞAN: ''DARBE GİRİŞİMLERİ DÖNEMİ GERİDE KALDI''

İSTANBUL - Erdoğan, Show TV'de canlı yayınlanan ''Akşam Yazarları Başbakan'a Soruyor'' adlı programda soruları yanıtladı.
Erdoğan, ''Ergenekon davasında ikinci iddianameyi mahkeme kabul etti. Bu iddianamede darbe girişimlerinden söz ediliyor. 3 Kasım 2002'den beri iktidardasınız. Siz 2003-2004 yıllarında darbe girişimlerini hissettiniz mi? Bu sizin gözünüzde nasıl görünüyor?'' şeklindeki soru üzerine, şunları söyledi:
''Olay yargı sürecindedir. Bu yargı sürecinde sizler bize göre çok daha hürsünüz. Olay yargı sürecinde. Bu noktada bir değerlendirme içerisine girmem doğru olmaz, yanlış olur. Biz yürütme organıyız. Yargı bizden talepte bulunur. Güvenlik güçlerimiz de bunun gereğini yapar. Bunun dışında herhangi bir yorum yapamayız. Temennim odur ki bu süreç içerisinde hak ne ise yerini bulsun. Onun dışında müdahale asla...''
Erdoğan, ''İddianameye göre Türkiye'de darbe girişimleri var. Bu girişimleri nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusu üzerine de, ''Artık dünyada gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde bu tür darbe girişimleri dönemi çok çok geride kaldı'' dedi.
''İddianamede muhalefet partilerinin de hedef alındığı yolunda iddialar var. Bu sizi şaşırttı mı?'' şeklindeki soru üzerine de Başbakan Erdoğan, ''Sayın Baykal öyle bir şeyi kabul etmiyor zaten. 'Benimle ilgili öyle bir şey yok' diyor. Bu bir iddianamedir. Bunun üzerine yoruma girmek doğru değil'' diye konuştu.

-Telefon dinlenmesi-

Erdoğan, telefon dinlenmesi konusunda yasal durumun belli olduğunu ifade ederek, ''Ancak yasal durum belli olsa da bugün telefon operatörlerinin hepsi telefon dinleyebilir mi?'' diye sordu.
Erdoğan, gazetecilerin, ''Evet. O zaman sizi de dinleyebilirler'' sözleri üzerine, şöyle devam etti:
''Tabii, ne zannediyorsunuz? Onun için ben ne konuştuğuma çok dikkat ediyorum. Telefonlarda rahat değilim. Ben de çok dikkat ediyorum. Bu sadece Türkiye'ye münhasır bir şey değil. Dünyanın her yerinde bu böyle. Ne yazık ki bu bir sıkıntı. Bunu çıkaracağınız yasa ile engellemeniz görüldüğü gibi pek de mümkün değil. Ama bu işin yasal bir karşılığının olmasını istiyorsanız, yasal müsaadesini alacaksınız. Ve ona göre bu dinlemeyi yapacaksınız. Yasal müsaadesi olmadan bunu yaparsanız, yasal karşılığını bulamazsınız.''

-Asker sivil ilişkileri-

Başbakan Erdoğan, ''İktidarınız boyunca askerlerle ilişkileriniz nasıl seyretti, şu anda nasıl?'' sorusu üzerine de şöyle konuştu:
''Gerek Sayın Özkök, gerek Sayın Büyükanıt, gerek Sayın Başbuğ döneminde 6 yıllık Başbakanlık dönemimde bir iki ufak olay dışında herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Birbirini tanımak, anlamak bu süreci hem çok kolaylaştırıyor hem de aranızdaki güveni çok daha güçlü hale getiriyor. O zaman ülkeniz için yapabileceğiniz işler konusunda da çok daha farklı gelişmeler olabiliyor. Çünkü bir ülkenin hükümeti ile ordusunun birbirine güven kaybı sıkıntıların nedeni olur.
Bir tarafta AB'ye girme sürecinde olan bir Türkiye var. Oradaki standartlar neyse onu A'dan Z'ye yakalayacaksınız. Burada da o güvenin olması esas. Şu anda Türkiye bunu yakalıyor. İnanıyorum ki çok daha iyi günler ülkemizi bekliyor.''

-''Padişah olmakta gözüm yok''

''Dış basında son zamanda birtakım olumsuz ifadeler var şahsınıza yönelik. ''Sultan'' denilmesi gibi... Bunların neden çıktığını düşünüyorsunuz?'' şeklindeki soru üzerine Erdoğan, bunların hiçbirini paylaşmadığını, hiçbiriyle uzaktan yakından alakası olmadığını ve böyle bir derdi de bulunmadığını ifade ederek, şunları söyledi:
''Ne padişah olmakta gözüm var, ne sultan olmakta, ne de imparator olmakta... Onlar birilerinin olsun. Kime aitse onun olsun. Bana bu millete hizmetkarlık yeter. Tek arzum bu. Yoldan geçen bir vatandaş 'Allah razı olsun' desin yeter. Çünkü biz, 'baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş meğer' deyip, bu anlayışla hizmetimize devam ediyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, 'Millete efendilik olmaz, millete hizmetkarlık olur' ifadesi var. Bu anlayışla yolumuza devam edeceğiz.''

-Milli takıma taktik-

''İspanya'da oynanacak milli maça gidemeyeceksiniz. Peki Türkiye'de oynanacak rövanş maçına gidebilecek misiniz?''sorusuna karşılık da Erdoğan, rövanş maçına katılmayı planladığını, Medeniyetler İttifakı çalışmalarının bulunduğunu, ancak o maça gitmeye konsantre olduğunu da söyledi.
Erdoğan, şöyle devam etti:
''Tek korkum, inşallah takımdaki sakatlar bizi fazla olumsuz etkilemez. Bir de işin sıkıntılı tarafı, 4 gün arayla bu maçların yapılması da çok ilginç oldu. Bu iki maçın neticesi grubu ciddi manada etkileyecek. Niçin böyle bir sisteme girdiler anlayamadım. Takımda benim en çok sevdiğim şey, milli takımımızın artık bir öz güveni oluştu. Son Avrupa Şampiyonasından sonra daha da pekişti. Bu öz güven rehavete götürmezse takımı çok daha iyi olacak. Ama kolektif bir dayanışma içerisinde, özellikle karşı alanda presi bir başlatabilirsek çok önemli. Kendi sahamıza çekilip de oraya kapanırsak bizi çok ciddi sıkıntıya sokar. Presi karşı alanda başlatabilirsek, tabii bu da çok ciddi bir kondisyon istiyor, iyi bir fizik güç istiyor. Bu noktada hazırsak bu işi başarırız.''
Başbakan Erdoğan, ''Fenerbahçe'nin durumu ne olacak? şeklindeki soruya verdiği yanıtta da, Fenerbahçe'nin durumunda ciddi bir istikrarsızlık bulunduğunu belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:
''Nerede ne yapacağı hiç belli olmuyor. İçeride anormal neticeler aldı. Şu anda birinci ile aradaki puan farkı ciddi manada açılıyor. Sivasspor'da hırs var, azim var, kolektif dayanışma var. Çok iyi bir presi görüyoruz. Fenerbahçe'nin bir futbolcusunun fiyatına oluşturulmuş bir takım. İnşallah Sivas'a da iyi bir stat yapılmasını kararlaştırdık. Güzel bir stadı oraya kazandıracağız.''
Erdoğan, ''Şunu rahatlıkla söyleyebilirim; Bu seçimin birincisi biz olacağız. İkinci, üçüncüyü de zaten diğer siyasi partiler kendileri de ifade ettiler'' dedi.

İLGİLİ HABERLER