Gündem
  • 29.4.2010 01:18

ERDOĞAN'DAN CHP'YE SEÇİM RESTİ!.. İŞTE SEÇİM TARİHİ...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP'nin anayasa değişiklik paketiyle ilgili Anayasa Mahkemesi'ne gitmesi durumunda hükümetin erken seçim kararı alıp almayacağı konusundaki soru üzerine, "Seçim zamanında yapılacaktır" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, Anayasa değişikliklerini Anayasa Mahkemesine götürecekleri açıklamasıyla ilgili, ''Ana muhalefet partisi liderinin tüm bu müzakerelerden sonra Anayasa Mahkemesine gitme olayı, artık bizim tespit ettiğimiz bir CHP klasiği oldu'' dedi.
Bu döneme kadar hiçbir zaman Anayasa Mahkemesinin bu kadar yasa değişikliği, bu kadar Anayasa ile ilgili değişiklik konularında müracaat kapısı olmadığını kaydeden Erdoğan, ''Ama bu dönemde sürekli ana muhalefet partisi oraya adeta yatağı sermiştir. Adeta Anayasa Mahkemesi, 'ana muhalefet mahkemesi' haline dönüştü, bu duruma getirdiler'' görüşünü ifade etti.
Başbakan Erdoğan, TGRT Haber'de yayımlanan ''Ankara'nın Gündemi'' programına katılarak, soruları yanıtladı.
''CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül onayladıktan sonra Anayasa değişikliklerini Anayasa Mahkemesine götürecekleri'' yönündeki açıklamasının anımsatılması ve bu konuda AK Parti'nin ne yapmayı düşündüğünün sorulması üzerine Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
''Bunlara yabancı değiliz ve Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir dönemdir bu. Bu döneme kadar hiçbir zaman Anayasa Mahkemesi bu kadar yasa değişikliği, bu kadar Anayasa ile ilgili değişiklik konularında müracaat kapısı olmamıştır ama bu dönemde sürekli olarak ana muhalefet partisi oraya adeta yatağı sermiştir, böyle bir durum var.
Ana muhalefet partisi liderinin tüm bu müzakerelerden sonra Anayasa Mahkemesine gitme olayı, artık bizim tespit ettiğimiz bir CHP klasiği oldu. Adeta Anayasa Mahkemesi 'ana muhalefet mahkemesi' haline dönüştü, bu duruma getirdiler. Sürekli bakıyorsunuz hangi yasa çıkarılsa meclisten hemen gittikleri yer burası. Ben bunların üzerinde durup zaman kaybedecek değilim.''

-''ERKEN SEÇİM BENİM KİTABIMDA YOK''-

Başbakan Erdoğan, ''erken seçim'' ile ilgili bir soru üzerine, ''Asla benim kitabımda böyle bir şey yok. Erken seçim başka bir olaydır, referandum başka bir olaydır'' yanıtını verdi.
''Türkiye, artık bu tür böyle erken seçim oyuncağıyla meşgul edilecek bir ülke değildir. Bu arada, Türkiye referanduma da alışacaktır'' diyen Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
''Yani yeri geldiği zaman bazı meseleleri milletin kendisi çözme hakkını kendinde görecektir. Niçin? Çünkü kayıtsız şartsız egemenlik onundur. Aslında söz de onun, karar da onundur. Biz burada vekiliz, niye millete gitmekten korkuyoruz? Korkmayalım gidelim millete. Milletimiz kendi kararını kendisi versin ve sorunu da en iyi şekilde çözsün. Olumsuz mu yaklaşıyor bu işe? Başımız gözümüz üstüne, olumlu mu yaklaşıyor, o zamanda olumlu olanı yapalım.
Buna hiçbir zaman yaklaşmadılar. Çünkü milletimizin bu noktada iradesini bizzat kullanmasından korktular. Kendileri milletimizin iradesi istikametinde hareket etmiyorlar, sıkıntı burada. Böyle hareket etseler kulübeye gidip oyu kullanmaları lazım.

-''DANIŞTAY SALDIRISIYLA BİZİ ÖZDEŞ HALE GETİRMEK İSTEDİLER''-

AK Parti'nin, 2007 seçimlerinden önce yeni bir anayasa hazırlanması için çalışma başlattığının ancak bu sürecin belli bir süre sonra tıkandığının belirtilmesi ve ''(2007 seçimlerinden bu yana geçen sürede neden bugüne kadar o Anayasa değişikliği yapılmadı) yönünde eleştiriler var'' sözleri üzerine Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
''Biz çok farklı badirelerden geçtik. Bu badireleri herkes unutuyor, hem de çok çabuk unutuyor. Tabii bu sıkıntıların yaşandığı o dönemde bizler yol haritamızı çizmiş ve 1 Nisan 2008'de demiştik ki 'Artık bu teklifi parlamentoya sunalım'. Böyle bir noktaya gelmiştik. Orada bir 14 Mart durumu yaşadık. Tabii ister istemez bu bizim süreci aksattı. Bunun nasıl pişirildiği de enteresan. 'Google'lardan hazırlanarak ortaya çıkarılan bir şey. Buna benzer gayretleri şimdi de zaman zaman görüyorsunuz. Bunlar şimdi yeni yeni ifşa olmaya başladı. Peki bu olayları yaşayanlar veya bu topluma yaşatmak isteyenler hiç nedamet duygusu içinde oluyorlar mı? Hiçbir şey söylüyorlar mı? Bize neler söylediler? Danıştay saldırısıyla bizi özdeş hale getirmek istediler. Kocatepe'deki sendromu biliyorsunuz. Arkadaşlarımıza neler yaptıklarını gördünüz. Peki bütün bunu yapanlar acaba şu anda pişmanlık duyuyor mu? Oraya geliş nedenleri çok başkaydı ama bakın şimdi çıkan netice ne oldu? Ergenekon oldu. Dosyalar birleşti ama şu anda yargı hiçbir şey söylemiyor, hiçbir şey konuşmuyor. Köşe yazarları, o günlerde yazılıp çizilenleri hatırlattığınız zaman hop oturup hop kalkıyorlar. Hadi konuşun şimdi, yazın bakalım şimdi. Doğruyu yazın. O gün saldırdığınız o iktidar partisine şimdi ne diyeceksiniz? Neden doğruları yazmıyorsunuz? İşi getirdiler nerelere... Bizim kutsallarımıza, değerlerimize saldırdılar ve olaylarla özdeş hale getirmek istediler ama işin gerçeği çıktı meydana. Daha birçok gerçek çıkıyor ortaya ama ortaya çıktıkça bunlar zannediyorlar ki 'Biz bunu kaşırsak buradan yıkarız bunları'. Halbuki kaşıya kaşıya attıkları manşetlerin altından kendileri çıkıyor.

-''VİCDANLAR KAYITLARI KOLAY KOLAY SİLMİYOR''-

Başbakan Erdoğan, Danıştay saldırısının ''Türkiye'nin 11 Eylül'ü, laikliğe karşı İslami ayaklanma'' diye başlıklarla nitelendiğinin hatırlatılması ve ''Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı bu saldırıya ilişkin birtakım şeyleri de kapatma davasının gerekçesi haline getirdi, odak olma konusunda da bu gerekçelere atıflarda bulundu. Bunlar şimdi ortaya çıkacak. Yargı süreci devam ediyor. İleride partiniz Anayasa Mahkemesine müracaat etmeyi düşünür mü, bu tanımın dayandığı gerekçeler ortadan kalmış oluyor çünkü?'' sorusunu şöyle yanıtladı:
''Yargı sürecinin bitmesi ama bunun yanında özellikle TÜBİTAK'ın vermiş olduğu rapor, OYAK güvenlik teşkilatının buradaki ne yazık ki ortaya koyduğu silinen kayıtlar ve silinmeyenler... Şunu bilmemiz lazım, birçok şey silinebilir ama vicdanlar o kayıtları öyle kolay kolay silmiyor. Onlar vicdanlarda kayıtlı olarak kalıyor. Burada biz tabii isteriz ki OYAK'ın bağlı olduğu kurum da kalksın bununla ilgili açıklamalarını çok açık, net yapsın. Cesur bir şekilde yapsın. Burada neler oldu, neler döndü bunlar ortaya konsun ama bunları söyleyebiliyorlar mı? Bunların hiçbirisi daha şu ana kadar dile getirilmedi. Nedamet ortaya koysun, hayır ama biz inanıyoruz ki yargı burada kendi saygınlığını koruyabilmek için er veya geç bunu ortaya çıkarmak durumundadır.''

İLGİLİ HABERLER