Gündem
  • 31.10.2012 22:49

Gerilim sürüyor!.. Bursa'da gözaltılar başladı

Dünkü olaylardan sonra bugün de kalabalık bir grup PKK yandaşlarının bulunduğu mahalleye yürümek istedi.

GÖZALTILAR BAŞLADI

Bursa'nın merkez Yıldırım İlçesi'nde pazar günü başlayan ve dün gece devam eden olaylarlardan sonra polis, çevre illerden gelen ekiplerle birlikte Yavuz Selim ve Ulus Mahallesi'ndeki önlemlerini artırdı. Akşam saatlerinde Yavuz Selim Mahallesi'nde toplanıp BDP sempatizanlarının yoğunlukta bulunduğu Ulus Mahallesi'ne yürümek isteyen 100 kişilik gruba, polis önce sözlü uyarıda bulundu. Polis, toplanmakta ısrar eden gruptan yaklaşık 10 kişiyi gözaltına aldı.

 

VALİ İSPANYA YOLUNDAN DÖNDÜ

Bursa'da dün gece olayların olduğu saatte Vali Şahabettin Harput il dışındaydı. İçişleri Bakanlığı'nın talimatıyla Sakarya Valisi Mustafa Büyük hemen Bursa'ya geldi. Vali Küçük, saat 02.00'de olayların çıktığı Yıldırım İlçesi'ne gelerek Yavuzselim Polis Merkezi'nde Emniyet Müdürü Ali Osman Kahya'dan gelişmelerle ilgili bilgi aldı gerekli direktifleri verdi. Vali Küçük, saat 11.00'e kadar Bursa'da kaldı.

Bursa Valiliği Özel Kalem Müdürü Erol Bedir, "Valimiz, Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı'nın bir projesi için İspanya'ya gidecekti, il dışındaydı. Gelişmeler üzerine Vali bey İspanya gezisini iptal edip Bursa'ya döndü, bugün makamında çalışmalarına başladı" dedi.

BASIN TOPLANTISI YAPTI

Vali Şahabettin Harput, merkez Yıldırım İlçesi’ne bağlı Yavuz Selim ve Ulus Mahalleleri'nde iki grup arasında çıkan çatışmalar ile ilgili düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin her yerinde olduğu gibi Bursa’da terör örgütü lehine BDP'lilerin gösteri yaptığını belirterek, "Orada atılan sloganlar karşıt grupları tahrik etmiş, karşıt gruplar da bu gösterici gruplarla karşı karşıya gelmek üzere yoğun bir hareket yaşanmıştır. Polis bu iki grubu karşı karşıya getirmemek ve bir olayın meydana gelmesini önlemek için yoğun mesai harcamış ve başarılı olmuştur” dedi.

Polisten kaçan bir grubun ara sokaklarda taş ve sopalarla zarar vermeye başladığını ifade eden Harput, üç gün süren olaylarda 1'i ağır olmak üzere toplam 10 kişinin hafif yaralandığını söyledi.

Olaylarda aktif olarak 200 kişinin yer aldığını, onları destekleyen kişi sayısının 800 kadar olduğunu belirten Vali Harput, "Bu rakam iki tarafın toplam sayısıdır. Bursa'da 2 milyon insan yaşamaktadır. Türkiye'nin en huzurlu ve refah şehri olan Bursa'da var olan huzur ve güveni 200 kişilik bir güruha katiyen bozdurtmayız" diye konuştu. Vali Harput, bu grubun büyük çoğunluğunu da kullanıldığını da vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Bugünden itibaren bilinen hassas bölgelere ciddi bir kuvvet takviyesi yapılmıştır. Biz bir polis devleti görüntüsü vermek istemeyiz. Her yerde polis, asker olsun istemeyiz. Ama gerektiği zaman da polisi, jandarmayı en etkili bir şekilde, görülecek şekilde, hem de görevini eksiksiz yapacak şekilde istediğimiz yere yığarız. Bu noktada ihtiyaç duyulan noktalara gerekli güvenlik takviyesi yapılmıştır. Çok ciddi olarak kuş uçurtmayacak şekilde bu ekipler görev yapacaklardır. Bunun dışında, sosyal medya ile halkın tahrik edildiğini görüyoruz. Bu yakın takibimizdedir. Bu konu hem adli merciler tarafından kitleleri olay çıkarmaya teşvik mahiyetinde suç olması nedeniyle yakın takibe alınmıştır. Kimin yanlışı varsa hesabı sorulacaktır."

Bölgedeki hassas olarak adlandırılan bölgelerin açık ve gizli noktalarına ilave olarak kamera sistemleri kurduklarının altını çizen Harput, "Bilinen kameraların yanına gizli kameralar da koyduk. Özellikle bu tip kendisini gizleyerek toplumun huzurunu bozmak isteyen eylemcilere karşı tespit yapılması için" dedi.

Sadece ideolojik emellerinin tatmini için masum, günahsız insanlara zarar verenlere müsamaha göstererek izin vermeyeceklerini vurgulayan Vali Harput, "Devlet bütün organlarıyla kararlı bir şekilde bu işin takibindedir. Devlete ve vatana kalkan el mutlaka kırılır ve kırılacaktır. Ama bu eli devlet kıracaktır. Devlete kalkan eli, vatana uzanan eli devlet kıracaktır. Devlet adına başkaları değil. Bunun altını çiziyorum. Herkes devlete salim bir akılla, yanlışa destek vermeyerek, gördüğü yanlışı haber vererek, devlet tarafından düzeltilmesini sağlamalıdır. Güvenliği devlet olarak en üst düzeyde sağlayacak gücümüz de var, irademiz de var, kararlılığımız da var. Hiçbir suçun cezasız kalmayacağını herkes bilsin. Hukuk devletinde elbette totariter devletler gibi anında infaz olmaz. Ama doğru işleyen adalet çalışır ve suçlunun mutlaka cezasını verir" dedi.ŞEHİT BABASI: YARAYA TUZ DEĞİL, MERHEM OLMAK LAZIM

Bu arada Bursa'nın merkez Yıldırım İlçesi'nde, olayların başladığı ilk gün olan geçen pazar günü öfkeli kalabalığı önleyen 2004 yılında Tunceli'nin Nazimiye İlçesi'nde şehit olan Timur Vatansever'in babası Emrullah Vatansever, herkesi bir kez daha sakin olmaya çağırdı. Olay anında sıcak duygularla hareket ettiğini ifade eden Vatansever, "İnsanların duyguları kabarmış. Sen adamın kapısına gelmişsin. O kişinin hiç bir alakası yok. Dükkanın, evinin camını kırıyorsun. Sen bir örgütün mensubusun ama neden insanları birbirine düşürüyorsun. 35 yıldır aynı sokakta oturuyorum. Kürtle komşuyum. Kürt ile akrabayım kız alıp vermişim. Bizim etle ile tırnağın arasına girmemiz, söz konusu olamaz” dedi. Birilerinin bu işi kaşıdığını ve vatandaşları ateşe çekmeye çalıştığını da kaydeden şehit babası şöyle devam etti:

”Bu doğru olmayan bir şey. Bu olaylardan benim komşularım rahatsız. Ben de rahatsızım Olaylara taraf olmamak gerekir. Biz Kürtlerle içli dışlıyız düğünümüz oluyor, cenazemiz oluyor. Bütünüyle içli dışlıyız. Bu insan olarak bizim görevimiz. Bu milletin kanayan yarasına tuz basmanın hiçbir anlamı yok. Merhem olmak gerekir. Ben o gece 300 kişinin önüne geçerek durdurmaya çalıştım. Çünkü devletin yetkili kurumları var. Gelirler onlar bu işin önüne geçerler. Hiç kimsenin çocuğuna bir şey olmasın, bunun için sevinenler varsa siyasi çıkar sağlayanlar varsa bizde onları kınıyoruz. Van depreminde battaniyelerimizi yolladık. Biz onlar için varız onlarda bizim için var. Siyasiler akıllı olsunlar. Bu yaraları kaşımakla sorunlar çözülmüyor."

İLGİLİ HABERLER