Gündem
  • 5.6.2020 15:13

Hafter'in paralı askerleri Beni Velid şehrini boşaltıp kaçtı

Libya'daki Beni Velid şehri Belediye Başkanı, Hafter milislerinin kenti terk ettiğini duyurdu.Beni Veli halkı, kentin Hava alanına girdi

Ayrıntılar geliyor...

SETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin Duran, "Eğer bu tempo devam ederse Hafter güçlerinin dağılması kaçınılmazdır. Bu durumda UMH'nin ülkenin tamamında kontrolü sağlaması imkanı doğar." dedi.

"Aşiretler yönlerini UMH'ye çevirmeye başladı"

Prof. Dr. Burhanettin Duran, Libya'da yaşanan son gelişmelerle ilgili AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Hafter'i destekleyen Rusya, Mısır, BAE, Yunanistan, Ürdün ve Fransa gibi ülkelerin, Türkiye'nin Hafter'i tümüyle yenilgiye uğratacağını gördükleri anda ateşkes çağrılarını artıracaklarını ve daha fazla diplomasi vurgusu yapacaklarını söyledi.

Duran, Birleşmiş Milletler ve birçok ülke tarafında meşru olarak kabul edilen Fayiz es-Serrac hükümetinin ülkenin tamamını temsil etmesi gerekirken, darbeci Halife Hafter ve onu destekleyen ülkeler yüzünden Libya'nın kaosa sürüklendiğini ifade etti.

Hafter'in, Mısır, Fransa, Rusya ve BAE gibi ülkeler tarafından desteklenmesinin sorunu derinleştirdiğini kaydeden Prof. Dr. Duran, "Türkiye'nin Kasım 2019'da Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanlık Konseyi Başkanı Serrac hükümeti ile imzaladığı iki mutabakatla hem askeri güvenlik hem de Doğu Akdeniz'deki yetki alanlarının paylaşımı ortaya koyuldu. Türkiye'nin ve BM'nin hükümete verdiği destek normalde bütün ülkelerin alması gereken bir pozisyondu." diye konuştu.

UMH'yi, İtalya ve Katar'ın da desteklediğini ancak gerçek anlamında Libya'ya tam desteğin Türkiye'den geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Duran, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin, Libya'ya müdahalesi savaşın seyrini değiştirdi. Hafter güçleri BAE, Mısır, Ürdün ve Rusya'dan gelen silahlarla bir de Rusya'nın Wagner paralı asker şirketinin müdahalesiyle bir üstünlük sağlamıştı ve Trablus düşmek üzereydi. Eğer Türkiye'nin müdahalesi olmasaydı Trablus düşecek ve Libya dış aktörlerin çıkarlarını önceleyen askeri bir yönetime teslim edilecekti. Bu durumda Libya ve Libya halkı önümüzdeki 50 yılını ipotek etmiş olacaktı. Türkiye'nin müdahalesi dengeyi tamamen değiştirerek, sivil ve demokratik zeminde bir siyasi çözümü mümkün kıldı.

Türkiye’nin varlığıyla, Nisan 2019'da Hafter'in birçok bölgeyi abluka altına alarak Trablus'u düşürme hamlesi geriletilmeye başlatıldı. Adım adım Türk SİHA'ları, Türk askerlerinin saha bilgisinin devreye girmesiyle ve diplomatik anlamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gayretiyle Libya'da hava değişmeye başladı. Bu da Serrac hükümeti güçlenirken, Hafter'e taraf olan koalisyonun içinde sorunların ortaya çıkmasına neden oldu. Tarafsız ya da Hafter'e yakın birçok askeri, toplumsal ya da kabilevi aktör, yönünü UMH'ye çevirmeye başladı."

 

İLGİLİ HABERLER