Medya
  • 2.4.2020 22:24

İsa Aleyhisselam'ı şaşırtan gadab-ı ilahi

İSA ALEYHİSSELAM’I ŞAŞIRTAN GADAB-I İLAHİ

HÂŞÂ ZULMETMEZ KULUNA HÜDASI, HERKESİN ÇEKTİĞİ KENDİ CEZASI
Allahü teala Şura Suresi 30’ncu Ayet-i Kerimesinde mealen şöyle buyurdu;
- “Başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizle kazandıklarınız yüzündendir."
Yine Şura Suresi 42’nci Ayet-i Kerime’sinde Yüce Hak mealen şöyle buyurdu;
- Ceza yolu ancak insanlara zulmedenler ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenler içindir. İşte onlar için elem dolu bir azap vardır.
Rad Suresi 11’nci Ayet-i Kerimesinde Allahü teala mealen şöyle buyurdu;
- Bir millet, kendini bozmadıkça, Allah onların hallerini değiştirmez.
Bütün bunlara bakarak şimdi yaşadığımız Koronavirüs musibetine şaşıranlara şaşmak lazım.
Elin kâfiri bile, “Yoldan çıkmıştık. Bizi affet Allah’ım “ diye dua ederken, biz bu virüsü hangi ülkenin piyasaya sürmüş olabileceğini tartışıyoruz.
Tövbe edip af dilemek bir yana, evlerde keyif çatılıyor.
Rabbım merhamet etsin.
Hepimizi affetsin ve arkadan gelecek daha büyük musibete karşı bizi muhafaza etsin inşallah..
Allahü teala Bir azabın MUTLAK geleceğini farklı farklı Ayet-i Kerimelerde bildirdi.
Habib-i Hûda Sultan’ı Enbiya Resûlullah Muhammed Mustafa (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Efendimiz de farklı farklı zamanlarda haber verdi.
Yetti mi? Asla yetmedi!..
Resûlullah’ın vekilleri olan Silsile-i Aliyye büyükleri de gelebilecek azap ve musibetlere karşı Ümmet-i Muhammed’i sürekli uyardı.
Büyük İslâm âlimi, Muhammed Aleyhisselamın hakiki vârisi, İmâm-ı Rabbânî, Müceddid-i elf-i sânî, Ahmed-i Fârûkî’nin (Mektûbât) kitabında şöyle buyuruyor;
Dertlerin, belaların gelmesine sebep günah işlemektir.
Geçen senelerde Müslümanların başına çöken her belâ din adamı geçinen kimseler tarafından geldi. (
Göze girmek için, uydurma Kur’ân tercümeleri, yanlış fetvalar, Ehl-i sünnet âlimlerinin sözlerine uymayan din kitapları yazdılar.
Bunlardan başka din düşmanları da, din adamı şekline girip yazdı. İslamiyet’i, akla, fenne ve ilerlemeğe uymuyormuş gibi gösterdiler.)
Müslümanlar, şimdi de, böyle belâdan korkmaktayız. Dinin ilerlemesi nerede? Yine yıkılmasından endişe duyuyoruz. 

İSA ALEYHİSSELAM’I ŞAŞIRTAN GADAB-I İLAHİ
Eskiden Yani Peygamber Efendimiz gelmeden önce Cenâb-ı Hakk’ın gadab-ı ilahisi hemen gelirdi.
Peygamber Efendimizden önceki ümmetler yoldan çıktığında azap gecikmezdi.
Peygamber efendimiz âlemlere rahmet olduğu için, onun ümmetine Cenâb-ı Hak bu genel belayı hemen vermiyor.
Müddet veriyor, uyarıyor, ön azâb veriyor velhasıl çeşitli işaretler yolluyor.
Salgın hastalıklar bunlardandır. Kıtlık bunlardandır. Çaresiz hastalıklar bunlardandır. Bereketsizlikler bunlardandır. Erkek çocuk doğmaması bunlardandır. Kadınların kısırlığı bunlardandır.
Bu işaretler alınıp tövbe ederse de affedip, büyük azabı tehir eder.

Bu şefkat ve merhamet, Peygamber efendimiz hürmetinedir.
İşaretleri almaz ve azgınlığına devam ederse; büyük azâb kısa süre içerisinde zuhur ederek oradaki herkesi helak eder.
İster mümin ister kâfir ister olsun bir bölgeye gelen azâb hepsine isabet eder.
Fark şudur ki; kim ne durumda helak olur ise o hal üzere diriltilir.
Mümin olanlar mümin olarak, kâfir kâfir olarak mahşerde kalkar. Yani azaba uğrayan mümin mahşerde kafir olarak değil ölmeden önceki hali olan Müslüman olarak diriltilir.

İsa aleyhisselam havarileriyle bir köye gitti. Bakmışlar her taraf ölü dolu. Kimi pencereden sarkarken, kimi kapının önünde, kimi yolda...
Havarilerden biri, “Bu ne hâldir ya Nebiyallah?” diye sorunca, Hazret-i İsa, “Bu gadab-ı ilahidir” buyurdu.
Havariler, “Ya Nebiyallah, acaba bunlar ne suç işlemişler?” diye sordu.
İsa aleyhisselam o anda Allahü teâlâ ’ya arz etti.
Yüce Hak’tan kalbine seda geldi; Birine sor, söylesin
İsa Aleyhisselam Allahü teala’nın fermanı üzerine yerde yatanların birisinin başına geçip sordu;
-Bu azaba hangi kabahat nedeniyle uğradınız?
Adam kalkıp cevap verdi ;
- Ya Nebiyallah, biz, o kadar dünyaya bağlanmıştık ki; üç beş kuruş kazandığımızda hiç şükür etmez,  bir annenin kaybolmuş evladına kavuştuğu zamanki sevinci gibi sevinirdik.
Nimeti de kazancı da verenin Allah olduğu hiç hatırımıza gelmezdi. Şükür etmeyi unutmuştuk. Her yaptığımızı kendimizden bilirdik. Hiç tövbe etmezdik.
İşte dünyaya olan bu sevgimiz ve düşkünlüğümüz yüzünden Allahü teâlâ hepimizi helak etti
İsa Aleyhisselam adama tekrar sordu;
- Peki, senden başka niye burada kimse konuşmuyor?.. Neden bir tek sen kalktın?
Adam şöyle cevap verdi; “Onlar konuşamaz. Cenab-ı Hak hepsini Cehenneme attı. Ben buralı değilim, başka köyden geldim, ama bunlarla beraber olduğum için ben de bu belaya uğradım. Bana ne ceza gelecek diye bekliyorum.”

METİN ÖZER/HABERVİTRİNİ

Yorum Yazın

İLGİLİ HABERLER