Dünya
  • 30.1.2022 10:47

İsrail, Müslümanların arasına bakın nasıl sızmış! Bu mail her şeyi ele verdi!

Amerikan İslam İlişkileri Konseyi (CAIR) Direktörü Nihad Awad, İsrail'in CAIR'e sızdırdığı üç casusu nasıl deşifre ettiklerini anlattı.

İsrail’in, ABD’de Müslümanların en büyük STK’larından biri olan “Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi”ne (CAIR) sızdırdığı üç casus kısa süre önce deşifre edilmişti. CAIR Direktörü Nihad Awad, köstebekleri nasıl yakaladıklarını Yeni Şafak’a anlattı. Awad, “Casuslardan birinin Romin İkbal (CAIR Ohio Direktörü) olduğunu anladığımızda e-postalarına baktık. İçeride yaptığımız çalışmaların çoğunu, toplantı kayıtlarını ve projeleri raporlamış. Casuslardan biri sadece bir iş için 30 bin dolar almış.” ifadelerini kullandı.

İşte Awad’ın açıklamalarından satır başladı:

Casusu ele veren mesaj

“Ağustos 2009’da, İsrail ve lobileri tarafından desteklenen Terörle Mücade Projesi’nin (IPT) kimliği belirsiz bir çalışanı, CAIR’e “İsteyebileceğiniz bilgiler” başlıklı bir e-posta gönderdi. Bir yıl sonra, bu kişi organizasyonda bir köstebek olduğunu bize bildirmek için tekrar iletişime geçti. Bir hukuk firması çalışanı ve adli tıp uzmanıyla birlikte CAIR’ın Ohio eyaletinde çalışan casus kurum içi bilgileri dışarıyla paylaştığını itiraf etti. İsrail hükümetiyle birlikte çalışan ve İsrail’i korumayı amaçlayan bu köstebeklerin amacı, Amerikalı Müslümanların adalet arayan çalışmalarında ilerlemeyi baltalamaya çalışmak. Bu casuslar bir süre sonra yaptıkları işin İsrail’in siyasi çıkarlarına hizmet ettiğini anladıkları için itirafçı oldular.”

“Casuslardan birinin Romin İkbal olduğunu anladığımızda e-postalarına baktık. İçerde yaptığımız çalışmaların çoğunu, toplantı kayıtlarını ve projeleri, IPT Direktörü Steven Emerson’a ve onun vasıtasıyla eski İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu çalışalarına raporlamış. Casuslardan biri sadece bir iş için 30 bin dolar almış. Casusluk raporlarında eski Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Keith Ellison ile ilgili bir rapor ve ikiz kulelerin yıkıldığı bölgede yürütülen Park 51 projesi ile ilgili detaylar var.”

“ABD’deki İslamofobi, eski Başkan Donald Trump yönetimi sırasında ve 2016 seçimlerine kadar yükseldi. CAIR’in medeni haklar raporu, 2017’de Müslümanlara karşı bir önceki yıla göre yüzde 15 artışla 300 kayıtlı nefret suçu vakası buldu. Hiç kimse Başkan Joe Biden’ın toplumumuz için önemli olan her konuda bir büyük şeyler başarmasını olmasını beklemese de, Beyaz Saray, Amerikalı Müslümanların aktif bir seçmen kitlesi olarak önemini kabul ediyor.”

Biden çıkarlarına göre yaklaşıyor

“Biden yönetimi, Müslümanlara nasıl yaklaşacağı konusunda seçici. Beyaz Saray, Müslüman toplumun federal kolluk kuvvetleri tarafından fişlenmesi ve terörist izleme listesine alınması konusundaki endişelerini hala görmezden geliyor. Biden yönetiminin Müslümanlara karşı tutumu, ABD’nin dış politikalarına göre şekil alıyor. Örneğin ABD Çin’in Uygur Müslümanlarına yönelik muamelesini soykırım olarak nitelendirdi. Ancak, Hindistan, İsrail ve Fransa’daki Müslümanları hedef alan Müslüman karşıtı insan hakları ihlallerine ilişkin Amerikan Müslümanların endişelerini görmezden geldi”

Fişleme devam ediyor

“Müslümanlar Trump sonrasında da izlenmeye ve fişlenmeye devam ediyor. Cumhuriyetçi Parti muhafazakarı Müslüman seçmene tereddütlü yaklaşıyor. Demokrat Parti İslamofobiyi reddediyor. Federal kolluk kuvvetleri tarafından Müslümanların profili oluşturuluyor ve Müslüman toplumun endişeleri görmezden geliniyor.”

İslam karşıtı grupları destekleyenlerin amacı, Müslümanları ve İslam’ı monolit olarak resmederek, inancın herhangi bir yorumunu tek bir versiyonla sınırlamaktır. Müslüman karşıtı grupların iddialarına katılmazsanız, terör faaliyetlerini destekleyenlere verdikleri isim olan “İslamcılar” olarak etiketleniyorsunuz. İşte tam da bu yüzden bu gruplar son derece tehlikelidir. Müslümanlar ve İslam hakkında insanları topluluğumuza karşı nefret suçları işlemeye yönlendiriyorlar. Her başkanlık yönetimi, Müslüman karşıtı bağnazlığın sürdürülmesinde veya üretilmesinde rol oynamıştır. Trump döneminde uygulanan politikalarla bu gruplar çok fazla güçlendi.

Türkiye mesajı

Amerikan Müslüman topluluğu, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki, muhtemelen dünyadaki en çeşitli inanç topluluğudur. Amerikalı Müslümanlar, Suriye, Irak gibi yakın ülkelerden ya da Müslümanların zulme uğradığı birçok ülkeden milletlerin ihtiyaç sahiplerine ve mültecilere Türkiye’nin nasıl yardım ettiğini ve verdiği çabayı görüyor. Türk hükümeti ve toplumu, Müslüman ümmetin umudunu yükseltmede öncü bir rol oynamaya devam ediyor. Müslüman dünyadaki lider rolündeki Türkiye ile birlikte çalışarak bu hedefin bir parçası olma fırsatını memnuniyetle karşılıyoruz.

İLGİLİ HABERLER