Asayiş
  • 24.4.2021 12:29

İstanbul sözleşmesi bitti şiddet yüzde 26 azaldı

İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlükte olduğu 13 Şubat-19 Mart tarihleri arasında 34 kadın hayatını kaybederken, sözleşmeden çekildikten sonraki dönem 19 Mart-22 Nisan aralığında 25 kadın vefat etti. Aile STK’ları fesat sözleşmenin etkileri azaldıkça şiddet oranlarının daha aşağı çekileceğini söylediler.

Yavuz Selim  İstanbul

İstanbul Sözleşmesi illetinden kurtulan Türkiye’de şiddet olayları azalıyor. Fesat sözleşme döneminde zirve yapan kadın cinayetleri, sözleşme feshedildikten sonra 4’te 1 oranında düştü. Sözleşmenin yaşatmadığı istatistiklere yansıdı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun paylaştığı verilere göre sözleşme feshedildikten sonra kadın cinayetleri yüzde 26 azaldı. Sözleşmenin yürürlükte olduğu 13 Şubat-19 Mart tarihleri arasında 34 kadın hayatını kaybederken, çekildikten sonraki dönem 19 Mart-22 Nisan aralığında 25 kadın öldü. İstanbul Sözleşmesi’nin etkileri azaldıkça şiddet oranlarının daha da aşağı çekileceğini vurgulayan Aile STK’ları, sözleşmenin yaşatmadığını aksine kadına şiddet ve cinayet olaylarının ana sebeplerinden biri olduğuna dikkat çekti.

Yaşatmadığı tescillendi

Akit’e konuşan Aile Bilim Kültür ve Eğitim Derneği Başkanı Adnan Kalkan, şunları dile getirdi: “Gözlemlere göre İstanbul Sözleşmesi’nin iptal edilmesi sonucu kadına şiddet oranları da azaldı. Şiddetin azalması gösterdi ki sözleşme kadını yaşatmıyordu tam tersi öldürüyordu. Sözleşmenin kaldırılması ile şiddet azaldı ve kalıntıları ortadan kaldırılırsa gerek hukuk önünde gerek sosyal hayatta şiddet daha da azalacak ve daha müreffeh bir toplum meydana gelecektir. Şimdi 6284 nolu yasa ve ‘kadının beyanı esastır’ iptal edilmelidir. Bunlar İstanbul Sözleşmesi’nin kalıntılarıdır. Bu kalıntılar ortadan kaldırılmadığı sürece İstanbul Sözleşmesi’nin ruhu yaşamaya devam eder.”

Boşanmalar da azalacak

Kadının erkeğe, erkeğin kadına düşman hale getirildiğine dikkati çeken Kalkan, şöyle devam etti: “Bu sözleşme eşleri birbirine düşman etti. Erkeğin bütün haklarını yok sayması, kendini ifade edemeyen, savunamayan erkeğin elinde kalan tek kozu şiddet olması sebebiyle kadına olan şiddeti doğal olarak artırmıştı. Sözleşmenin iptal edilmesi ile erkek ve kadın yeniden sınırlılıklarını ve sorumluluklarını gözden geçirerek aile olmayı başaracak ve bunun sonucu olarak kadına şiddet azalarak boşanmaların da bir nevi önüne geçilmiş olacaktır.”

Sadece cezaevinde yaşatıyordu!

Türkiye Aile Meclisi Platformu Başkanı Adem Çevik de şunları ifade etti: “İstanbul Sözleşmesi yaşatır diyenlerin yalan söylediğini şu an istatistikler de gösteriyor. Sözleşme kadını yaşatmıyor bilakis sözleşmeden çekildikten sonra Emniyet kayıtlarında cinayetlerin ve şiddetin azaldığını görüyoruz. Sözleşme sadece cezaevinde yaşatıyordu. Erkek cezaevinde yaşıyor, kadın ise toprak oluyordu. Eşcinselliğin hamiliğini yapan ABD’de, AB’ye ve onların fonladığı feminist derneklere değil ‘önce aile’ diyenlerin sesine kulak verilerek toplumumuzu zedeleyen tüm zararlı unsurlar sonlandırılacaktır inşallah. İstanbul Sözleşmesi’nin kanun maddesi olan 6284 sayılı kanunun da revize edilmesini bekliyoruz. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği projelerinin tamamen durdurulması gerekmektedir. Asıl mikrop ve virüs merkezi olan LGBT dernekleri kapatılıp malvarlıklarına el konularak hem toplumumuz hem ailemiz korunmalıdır.”

İLGİLİ HABERLER