Gündem
  • 2.6.2014 17:05

Kılıçdaroğlu’nun 'yeni cumhurbaşkanı' tarifi

Seçilecek cumhurbaşkanı bütün dengelerin sağlıklı çalışması için çaba harcayacak birisi olmalıdır. Yani denge fren gözetimini dikkate almalı” dedi. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Nasıl bir Cumhurbaşkanı” konulu görüşmeleri çerçevesinde DİSK’i Başkanı Kani Beko’yu ziyaret ederek görüş alışverişinde bulundu. Kılıçdaroğlu, toplumun her kesimini kucaklayan, barış dilini kullanan, toplumu kutuplaştırmayan bir cumhurbaşkanına ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, “Meslek kuruluşlarını, sendikaları, sivil toplum örgütlerini ziyaret ediyoruz. Diyoruz ki; ‘Sizin düşündüğünüz cumhurbaşkanı profili nasıl olmalı’ onların görüşlerini alıyoruz. Sonuçta yasaya göre 20 milletvekilinin imzasıyla bir cumhurbaşkanı adayı teklif edilebiliyor, öneriliyor” diye konuştu.

“İŞTE BU BENİM CUMHURBAŞKANIM’ DİYECEĞİ BİR KİŞİ OLMASINI ARZU EDİYORUZ”

Çağdaş demokrasilerde güçler ayrılığı ilkesi olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Bütün yetkiler bir kişide toplanmamıştır. Yasama, yargı ve yürütme dediğimiz bizim anayasamızda da yer alan ve üçü de milli iradeyi kullanıyor. Bir güçler dengesi var. Daha sağlıklı bir toplum oluşturmak için hukukun üstünlüğünü egemen kılmak için böyle bir yöntem insanoğlunun ulaştığı son yöntemdir demokraside. Bizden daha ileride olan toplumlarda bir dördüncü güç daha vardır. O da medya. Halkın gözü ve kulağı olan bir de medya vardır. Bizde medya maalesef iktidarın kontrolüne girdiği için bağımsız bir medyada bütün alanlar için söylüyorum, söz etmek mümkün değil. Yasama, yargı ve yürütme arasında da sağlıklı bir ilişkinin olduğunu ifade edemeyiz. Seçilecek cumhurbaşkanı bütün dengelerin sağlıklı çalışması için çaba harcayacak birisi olmalıdır. Yani denge fren gözetimini dikkate almalı. Toplumsal dengeleri dikkate almalı. Uyumsuzlukları dikkate almalı ve devletin sağlıklı işleyen saat gibi çalışmasına ön ayak olmalıdır. Cumhurbaşkanı bunu sağlarken bilgili olmalıdır. Birikimli olmalıdır, dünyayı bilmelidir, Türkiye’yi bilmelidir, insanımızı bilmelidir, sorunlarını bilmelidir. Böyle bir düşüncemiz var. Herhangi bir isimlendirme şu aşamada söz konusu değil, doğal olarak ama önümüzdeki süreç içerisinde bu isimlendirme de büyük ölçüde doğal olarak gerçekleşmiş olacaktır. Biz seçilecek cumhurbaşkanının herkes tarafından ‘İşte bu benim cumhurbaşkanım’ diyeceği bir kişi olmasını arzu ediyoruz. Türkiye’de bu koşulları taşıyan çok kişi var. Toplumu kutuplaştırmamış, herkesi kucaklamış, bugüne kadar yaptığı çalışmalarla önemli başarılar sağlamış, dünyayı iyi bilen, bilgi birikimi olan elbette insanlarımız var. Bu adayları önünüze getireceğiz. O aşamada da ayrıca gelip destek isteyeceğiz.”

“SANDIKTAN YA BİR BAŞKAN YA DA BİR CUMHURBAŞKANI ÇIKACAKTIR”

Beko, konuşmasında Soma faciası öncesinde meydana gelmiş kazalara ilişkin bilgilendirme yaptı. Toplumsal bütünlüğü tehdit eden politikalara karşı, barış ve kardeşliğin demokratik bir Cumhuriyetin olmaz ilkeleri ve değerleri olduğunu belirten Beko, “Laik ve demokratik Cumhuriyetin olması gereken tüm bu özelliklerine savaş açarak saflaştırıcı söylemler kullanarak kazanılan bir seçim sürecinde her şeyi seçmiş olabiliriz. Ancak demokratik bir Cumhuriyette cumhurbaşkanı seçmiş olamayız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı aday olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın adının geçtiğini hatırlatan Beko, yasama, yürütme ve yargının tek bir kişinin elinde toplamak istediğini ve Başkanlık sisteminin hayata geçirilme durumu olabileceğini ileri sürerek, bu durumumu eleştirdi. Beko, “Sandıktan ya bir başkan ya da bir cumhurbaşkanı çıkacaktır. Bu noktada eşitlikçi, özgürlükçü, halkçı, kamucu bir Cumhuriyet isteyen bizler Ağustos ayında bir cumhurbaşkanı değil, başkan seçilmesine kesinlikle biz DİSK olarak seyirci kalamayız” ifadelerini kullandı.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sorunsuz geçmesine ilişkin, “Umuyoruz bu seçimlerde de bir kedi bir trafoya girmez de bu seçimlere yine şaibe düşmez diye. En büyük arzumuz o. Çünkü seçimlerin güvenlik içinde olması, güven içinde yapılması çok çok önemli” dedi.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Nasıl bir Cumhurbaşkanı” konulu görüşmeleri çerçevesinde Türk-İş Başkanı Ergün Atalay’ı ziyaret ederek, görüş alışverişinde bulundu. Soma’da yaşanan acılar dolayısıyla baş sağlığı dileyen Kılıçdaroğlu, “Özellikle işçi camiasının başı sağolsun. Hepimizi derinden yaralayan bir olaydı. Yaraları sarmaya devam ediyoruz toplum olarak. Acıları paylaşıyoruz. Paylaştıkça acıların azalacağına inanan bir gelenekten, bir inançtan geliyoruz. Sevincimizi paylaştığımız gibi acılarımızı da paylaşmalıyız. Çocuklara sahip çıkmalıyız, eşlere sahip çıkmalıyız. Toplum olarak bu yaraları saracağımızdan eminim ben” diye konuştu.

“O KOLTUĞA OTURACAK KİŞİYİ HALK SEÇECEK”

Cumhurbaşkanını ilk kez halkın belirleyeceğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“O koltuğa oturacak kişiyi halk seçecek. Bu nedenle nasıl bir Cumhurbaşkanı olmalı ki sizin ifade ettiğiniz gibi toplumun her kesimini kucaklamış ve toplumu mutlu kılmış bir kişi olsun. Buna özen gösteriyoruz. Bu gezilerimizin temel nedeni de bu. Türk-İş, Türk işçi camiasının en büyük konfederasyonu. Binlerce işçiyi çatısı altında barındırıyor. Dolayısıyla sizlerin görüşleri bizim için çok çok önemli. Adayları belirlerken sizlerin görüşlerini elbette dikkate alacağız. Biz örgütlü toplumdan yanayız. İşçiler örgütlenebilmeli, esnaf örgütlenebilmeli, sanayici örgütlenebilmeli, işsizler örgütlenebilmeli. Böylece seslerinin daha gür çıkmasına imkan sağlamış olacağız. Cumhurbaşkanı adayımızın da örgütlü toplumdan yana, hukukun üstünlüğünden yana, emekten yana bir kişi olmasını arzu ederiz. Özellikle sizin sık sık şikayet ettiğiniz, bizimde zaman zaman politikacı olarak dile getirdiğimiz temel bir konu daha var, o da taşeron işçilik. Bu konuda siz gerçekten de Türk-İş’e yakışan bir mitingde düzenlediniz. Taşeron işçilerin dramını, onların iş güvencelerinin olmadığını yalın bir dille bir işçi konfederasyonunun başkanı olarak dile getirdiniz. Bizim gönlümüzden geçen yine Cumhurbaşkanı adayının örgütlü toplumdan yana ama taşeronlaşmaya da karşı çıkması gerekir. Uluslararası standartların Türkiye’de olması lazım, uluslararası çalışma örgütünün standartlarının da Türkiye’de olması gerekiyor.”

Seçimin sorunsuz olması gerektiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, “Böyle bir talep çok güzel. Eğer demokrasi gelişmişse, insanların etik değerleri gelişmişse zaten seçimler sorunsuz olur. Umuyoruz bu seçimlerde de bir kedi bir trafoya girmez de bu seçimlere yine şaibe düşmez diye. En büyük arzumuz o. Çünkü seçimlerin güvenlik içinde olması, güven içinde yapılması çok çok önemli. Ben ve arkadaşlarım sizin taleplerinizi Sayın Başkan dikkate alacağız ve o çerçevede bir değerlendirme yapacağız. Bu konuda da emin olmanızı gerçekten yürekten arzu ederim” ifadelerini kullandı.

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin “Yalova’da çatı tutmuş” ifadelerinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, “Yalova seçimleri iki eksenli yürüdü. AKP ile CHP arasında geçen bir yarıştı. Daha önce zaten biz kazanmıştık Yalova’yı. AK Parti’nin itirazı üzerine YSK iptal etti. Yalovalılar verdikleri sözün arkasında durdular. Yalovalılar bir kişiyi belediye başkanı seçtiler, o mazbatasını aldı, çalışmasına başladı sonra Ankara’dan seçim iptal edildi ve Yalovalı da haklı olarak onurlu bir duruş sergiledi. Ben bir belediye başkan adayını seçtim zaten, belediye başkanlığı koltuğuna oturttum, mazbatasını da aldı. Şimdi onu bizim elimizden almayın diye bir tepki gösterdi. Bu kez fark biraz daha yüksek oldu. Başkan herkesin Başkanı olacak, herkese hizmet edecek” karşılığını verdi.

“SORUNSUZ BİR CUMHURBAŞKANI SEÇİMİNİ ARZU EDİYORUZ”

Türk-İş Başkanı Ergün Atalay ise bu programın ayın 14’ünde gerçekleşeceğini fakat Soma’da olan maden faciasından sonra ertelendiğini bildirerek, “Biz özellikle son 15 gündür malumunuz yoğunluğumuzu Soma üzerinden Türk-İş yönetimi, arkadaşlarımız yoğunluğumuzu oraya verdik. Sizde orada bizim cenazemizle, yaralılarımızla ilgili arkadaşlarınız, şahsınız bize orada yakın ilgi gösterdiniz. Ben özellikle kurumum adına teşekkür ediyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı adayıyla ilgili Atalay, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Cumhurbaşkanlığı süreciyle ilgili Türk-İş’in toplumun her kesiminin olduğu gibi herkesi kucaklayan, sorunsuz bir Cumhurbaşkanı seçimini arzu ediyoruz. Yani sorun olmasın, problem olmasın, herkesin kucaklandığı, herkesin hoşgörüyle bakıldığı bir ortam arzu ediyoruz biz Türk-İş olarak. Yani sorunsuz birde seçim istiyoruz. Yani bu bizim Türk-İş yönetiminin dışında yani tabanın, bu ülkede yaşayan herkesin arzusu bu. Yani herkesin mutlu olduğu, kavganın, gürültünün olmadığı bir ülkede yaşamak istiyor herkes. Yani bizimde özellikle Türk-İş yönetimi olarak, Türk-İş başkanlar kurulu olarak yani bizimde bu Ağustos’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminde bundan başka bir şey düşünmemiz mümkün değil. Bununla ilgilide önümüzdeki günlerde yönetim olarak, başkanlar kurulu olarak oturup konuşup bununla ilgili denmesi gereken bir iş varsa altını çizerek de çok söyleyebiliriz.”

İLGİLİ HABERLER