Gündem
  • 28.2.2002 14:44

KÜLTÜR BAKANLIĞI'NDAN SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI İDDİALARINA CEVAP

KAYNAK : Haber Vitrini MUHAMMET TOKATAŞ ADANA- Kültür Bakanlığı, web sitesinde yayınladığı belgelerle sözde Ermeni soykırımı iddialarına cevap verdi. Kültür Bakanlığı'nın web sayfasında, Ermeniler'in gerçekleştirdiği katliamlar anlatılırken, 1. Dünya Savaşı döneminde Anadolu'da binlerce Türk'ü katleden Ermeniler'in bu tavırlarını hala terk etmediği, aksine artırdığı ve 1973-1985 yılları arasında Ermeni terör örgütü ASALA tarafından Türk diplomatların, yurtdışındaki Türkler'in ve Türkler'e ait işyerlerinin hedef alındığı, belgeleriyle açıklandı. Sözde Ermeni Soykırımı iddialarının, Ermeni cinayetlerine neden teşkil ettiğinin belirtildiği sitede, özgür dünya olarak bilinen ülkelerde, o ülkenin teminatı altındaki diplomatlarımızın ve vatandaşlarımızın can emniyeti ile Türk işadamlarının işyerlerinin korunmadığı ve tüm bu olaylara karşı batı dünyasının sessizliğinin katillere moral desteği sağladığı kaydediliyor. ERMENİLER'İN 3 HEDEFİ Ermeni iddialarının analizi yapılan sitede Ermeni lobilerinin 3 ana hedefi de şöyle sıralandı: - Dünyada siyasi-ekonomik ve askeri güç durumundaki ülke yönetimlerine kendilerinin soykırıma uğramış olduklarını kabul ettirmek ve bu durumu merkezi ve mahalli yönetimlere tescil ettirmek. - Bu kararlara dayanarak tazminat talebinde bulunmak ve Türkiye Cumhuriyeti'ni Osmanlı Devleti'nin devamı olarak göstermek suretiyle tazminatın tahsil edilmesini temin edecek baskıları yoğunlaştırmak. - Tazminatı aldıktan sonra uygun bir konjonktürde toprak talebini gündeme getirmek. Sitede, Taşnaksutyun örgütünün gizli lideri Koçeryan'ın Ermenistan'ın başkanı olduktan sonra bu stratejinin uygulanmasına hız verildiği ve nihai hedefin Türkiye Cumhuriyeti'nin toprak bütünlüğüne yönelik olduğu vurgulanarak, şöyle denildi: "Bu strateji; geçmişteki üç-beş Ermeni örgütünün hedefi olmaktan çıkmış, bugünkü Ermenistan'ın da ülküsü halini almıştır. Eğer bugünkü Ermenistan'ın en önemli üç belgesine bakarsak, bu durumu açıkça görürüz. Bunlar Bağımsızlık Bildirgesi, Bağımsızlık Kararı ve Anayasalarıdır. Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Yüksek Sovyeti'nin 23 Ağustos 1990 tarihli Bağımsızlık Bildirisi'nin 12'nci maddesinde 'Ermenistan Cumhuriyeti, 1915'te Osmanlı Türkiyesi ve Batı Ermenistan'da gerçekleştirilen soykırımın uluslararası alanda kabulünün sağlanması yönündeki çabaları destekleyecektir' denilmektedir. Aynı konu, Ermenistan Parlamentosu'nun 23 Eylül 1991 tarihinde aldığı Bağımsızlık Kararı'nda, 'Ermenistan Bağımsızlık Bildirisi'ne sadık kalacağı beyan ve taahhüt edilmiş. 1995 yılında kabul edilen Anayasalarında ise, Ermenistan'ın Bağımsızlık Bildirisi'ndeki ulusal hedeflere bağlı kalacağı bir anayasa hükmü haline getirilmiştir. Dolayısıyla olmayan bir soykırımın kabul ettirilmesi ve Batı Ermenistan olarak nitelendirilen Türkiye'nin doğusundaki hak talebi gizli bir emel olmaktan çıkmış belki de bir başka ülke anayasasında rastlanılmayacak şekilde komşu ülkenin (Türkiye'nin) toprakları üzerindeki hedef aleni olarak dünyaya açıklanmıştır." "NATO VE AGİT'İN ERMENİSTAN'A TAVRI TARTIŞILMALI" "Birleşmiş Milletler Yasası ile yüklendiğimiz mükellefiyetler ve Helsinki Nihai Senedi'nin getirdiği taahhütlere uygun olarak, herhangi bir ülkenin toprak bütünlüğüne ya da siyasi bağımsızlığına karşı kuvvet kullanmaktan veya kuvvet kullanma tehdidinde bulunmaktan ya da bu belgelerin ilke ve amaçlarıyla bağdaşmayan bir tarzda eylemde bulunmaktan sakınacağımız taahhüdünü tekrarlarız. Birleşmiş Milletler Yasası ile yüklenilen mükellefiyetlere uymamanın, uluslararası hukukun ihlali olduğunu hatırlatırız" şeklindeki Paris Şartı'nın hatırlatıldığı Kültür Bakanlığı'nın web sitesinde, Türkiye'den toprak talep eden ya da Türkiye toprağını Doğu Ermenistan olarak yorumlayıp anayasasına koyan bir ülkeye NATO ve AGİT üyelerinin tavırlarınının tartışılması gerektiği ifade edildi. Uluslararası işbirliğinin, tarafların karşılıklı hak, menfaat ve saygıya dayalı olduğunun kaydedidlği sitede, "Bir tarafta her iki uluslararası kuruluşun üyesi olan Türkiye, diğer tarafta Türkiye'nin toprakları üzerinde hak iddia eden ve yayılmacı politika güden Ermenistan. Bugün 70 milyonluk genç nüfusu ile Türkiye, tarihin sararmış sayfalarında kalan acı günleri, kin ve husumetleri unutup, Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Mustafa kemal Atatürk'ün 'Yurtta Sulh, Cihanda Sulh' ilkesi doğrultusunda bütün komşuları ile barış içinde yaşamak arzusundadır" denildi.

İLGİLİ HABERLER