Asayiş
  • 8.7.2009 10:24

MASADAKİ SPERM ADLİ TIP'I SARSTI !

Karabulut'un cesedi üzerinde daha önce bulunduğu açıklanan spermin, aynı masada otopsisi yapılan başka bir cesede ait olduğu iddiasının AKŞAM'da manşet olmasının ardından, konunun uzmanları ayağa kalktı. Adli Tıp Enstitüsü eski Başkanı Atasoy, 'Adli Tıp'ın kapısına kilidi vurup gitsinler' dedi.

Skandala imza atan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ise sessizliğe büründü. Ulaşmaya çalıştığımız yetkililer telefonlara çıkmadığı gibi, haberin hazırlandığı saatlerde de henüz yanıt alamadık. Adli Tıp'tan akşam saatlerine kadar resmi bir açıklama da yapılmadı. Cinayetin ardından 6 kişiye ait DNA sonuçlarını bekleyen Savcılık ve Emniyet soruşturması ise yeni gelişme nedeniyle kitlendi.

KAPIYA KİLİT VURURLAR

Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Kimyasal Tahliller İhtisas Dairesi eski başkanlığı ile İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü'nün 1988 - 2005 yılları arasında müdürlüğünü yürüten Prof. Dr. Sevil Atasoy, skandalla ilgili AKŞAM'ın sorularını yanıtladı. Atasoy şöyle konuştu:

'Böyle bir olayın doğruluk payının olduğuna inanmak istemiyorum. Bu iddialar doğruysa Adli Tıp Kurumu yetkililerinin kapıya kilit vurup, oradan çıkmaları gerekir. Konuyla ilgili çok fazla yorumda yapmak istemiyorum ama olayla ilgili rapor çıktıktan sonra ben de birçok şey anlatacağım.'

Atasoy olayın üzerinde titizlikle durulması gerektiğini belirterek, 'Bu hata yapıldıysa, yani doğruysa iddialar, geçmişte yapılan benzeri hatalardan daha vahim sonuçların ortaya çıkacağına inanıyorum' diye konuştu.

EK RAPOR İSTENDİ

Adli Tıp, altı kişiden DNA örneği aldığı halde bunların dördüyle ilgili hala rapor hazırlamadı. Cinayet soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Faruk Erşen Yılmaz, bunun üzerine Adli Tıp Kurumu'ndan ek bir rapor istedi. Yılmaz'ın Adli Tıp'a arşivlerin taranması için talimat verdiği de ileri sürüldü.

BU ÜLKE BİTMİŞ DEMEKTİR

Münevver Karabulut'un babası Süreyya Karabulut, Adli Tıp'taki 'Kirli masa skandalı' ile ilgili, 'Buna inanamıyorum' diye tepki gösterdi. Karabulut, 'Bir hata olmuşsa, bunu duymak dahi istemem. Nasıl böyle bir hata yapılabilir? Daha önce, karşı tarafın ekonomik özgürlüğü olduğu için 'Adli Tıp yanlış bilgi verebilir' demiştim.

Çıkan ikinci raporu görmedim ama burada da yanlışlık yapılmışa bu ülke bitmiş demektir! Adli Tıp böyle bir yanlışlığın içindeyse yapacak bir şey kalmamış demektir. Gazete sebepsiz yere böyle bir manşet atmaz, demek ki bir bilgileri var. Cinayetin tek başına işlendiğine inanmıyorum. Böyle hassas konuda yapılan hata kabul edilebilir mi? Avukatım yarın bilgi alacak' dedi.

BU NASIL UZMAN?

AKŞAM'IN haberiyle ilgili NTV'ye açıklamalarda bulunan İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim üyesi Doç. Dr. Nevzat Alkan, hataya imza atan Adli Tıp Kurumu'nu değil, haberin yapılmasına tepki gösterdi. Alkan, Adli Tıp Kurumu içinde çekişme olduğunu öne sürerek, 'Haberler kötü niyetli kişiler tarafından yapılmış ve başka bir amaca hizmet eden kişilerce servis edilmiş haberlerdir. Yeni atanan başkan Haluk İnce üniversiteden atanmıştır bizim mesai arkadaşımızdır. Onu yıpratmak istiyorlar. Siyasi irade kendi ekibiyle çalışmasına izin vermiyor' diye konuştu. Alkan, otopsi masasında kalan spermin sonraki cesede geçmesinin mümkün olmadığını iddia etti.

ÖZEL SIVILARLA TEMİZLENMELİ

ALMAN Hastanesi Adli Tıp Merkezi Direktörü Prof. Dr. M. Fatih Yavuz şu bilgileri verdi:
'Otopsi masasının kimyasal ve fiziksel ajanlarla, özel sıvılarla, sabunlu antiseptik dezenfektan solüsyonlarla temizlenmesi gerekir. Bu yapılmazsa önceki vakaya ait kan, sperm, kıl benzeri biyolojik materyalin bulaşması tabii söz konusu. Böyle bir durumda düzenlenecek rapor ise son derece büyük adli sorunlara neden olur.

Otopsi yapılan çelik masalar kolay kolay leke ve mikrop tutmaz ama rutin olarak temizlenmesi gerekiyor. Bir otopsi yaklaşık 3 saat kadar sürmesi gerekirken Türkiye'de iş yoğunluğundan maalesef daha da kısa sürüyor. İnsanın olduğu yerde zafiyet olabilir. Otopsi masasındaki temizliğin İSO'nun belirlediği standartlarına göre yapılıp denetlenmesi şart. Adli Tıp'ta yapılacak en büyük hata alınan örneklerin karıştırılması ve bulaştırılmasıdır.' 
AKŞAM

İLGİLİ HABERLER