Gündem
  • 30.4.2007 06:40

MUMCU'DAN MAHKEMEYE GÖNDERME: MECLİS'İ DEVRE DIŞI BIRAKMAYIN

Cumhurbaşkanı seçim sürecindeki 367 tartışmalarıyla bir anda TBMM'deki kilit parti haline gelen Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, hükümete, diğer siyasi partilerle uzlaşarak 10'uncu demokratikleşme paketini geçirmeyi, ardından da seçime gitmeyi önerdi.   Mumcu, Çankaya seçimlerinin Anayasa Mahkemesi'ne gitmiş olması ve TSK'dan gelen sert açıklama sonrasında, "İnadına demokrasi deme zamanıdır. Bir an önce demokrasiyi kurtarmak için parlamentodaki demokratikleşme paketini geçirelim, sonra da seçime gidelim" dedi.   "Meclis'in açık kalması"nın önemini vurgulayan Mumcu, bunu sağlamak için Gül'ün adaylığını çekerek hükümetin süreci yönetir hale gelmesini, seçimlere Meclis iradesiyle gidilmesi gerektiğini söyledi. SABAH'a konuşan Mumcu'nun mesajları şöyle:

* İNADINA DEMOKRASİ DEMELİ: Demokrasinin bir yara aldığı kuşkusuz. Bu yarayı açık bırakamayız. Merhemi Meclis'in demokratikleşme konusunda ortak tutum göstermesidir. İnadına demokrasi deme zamanıdır. Ama kendi pozisyonunu korumanın adı demokrasi olmaz. Aksiyon lazım. Geçen Meclis'in yedi parçalı parlamentosu ibret olmalıdır. O zaman parlamentonun bizden istediği reformları seçime bir ay kala oybirliğiyle çıkardık. Şimdi demokrasiyi bu yaradan kurtarma yolu yine demokratikleşme paketi.

* HÜKÜMET AB'NİN REFORM GÜCÜNÜ KAYBETTİ: Hükümet büyük bir reform gücü olarak algılanıyordu. Ne zaman ki AB'nin yönlendiriciliği ortadan kalktı, ne zaman ki demokratikleşme ve reformlarda yavaşladı, o zaman elleri zayıfladı. Bu buhrandan daha fazla demokrasi ile çıkılır.

* GÜL ADAYLIĞINI SONRA KOYABİLİR: Meclis'in itibarını kurtarmak için bir işbirliği çağrısında bulunuyorum. Anayasa Mahkemesi kararından sonra her şey çok geç olabilir. Hükümete çağrım bu sürecin liderliğini kendilerinin yapmasıdır çünkü parlamento çoğunluğu hükümettedir. Pazartesi (bugün) ya da salı (yarın) Gül'ün adaylığını çekmesiyle bu süreci başlatabiliriz. Buradan Meclis'in itibarını ve kendi itibarını kurtarması mümkündür Öncelikle Cumhurbaşkanlığı sürecini kesmek lazım. Bunun yolu Gül'ün adaylığını çekmesidir. Burada 'Gül olmaz' demiyoruz, ilerde yeniden aday olabilir.

* MECLİS'İN AÇIK KALMASI GÜL'ÜN İKİ DUDAĞINDA: Demokratlığın olgusu Meclis'i açık tutmaktır. Anayasa Mahkemesi kararı Meclis'i tamamen devre dışı bırakabilir. Birinci tur yapılmamış sayılabilir ve otomatik seçim süreci başlayabilir. Bundan sonra Meclis'in hiçbir şey yapacak kudreti kalmaz. İçtüzük gereği Meclis'i çalışır kılmanın tek yolu Gül'ün çekilmesidir. Meclis'i açık tutma iradesi Abdullah Gül'ün iki dudağı arasındadır. Salı gününe kadar çekildiğini söylemezse, Meclis ve demokrasinin akıbeti ne olacak bilemiyorum.

* MAĞDURİYETLE SEÇİM DARBESİ CEZAYİR SENDROMU GETİ- RİR: Bu noktadan AKP için bir mağduriyet çıkmaz. Vatandaşın mağduriyet göreceğini sanmıyorum; bunu koltuğa yapışma olarak görecektir. Mağduriyet duygusu etrafında AKP lehine bir bloklaşma olursa karşısında da bir bloklaşma olur. Bu da Türkiye'nin kaldıramayacağı bir şeydir. İktidar böyle bir mağduriyetle yeniden seçim darbesi planlıyorsa, bu Türkiye'yi Cezayir sendromuna götürür. Bu Türkiye için felakettir. İkbalimizi değil çocuklarımızı düşünmek zorundayız.

İLGİLİ HABERLER