Gündem
  • 8.1.2014 15:12

Oktay Vural bombaladı

TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Türkiye’de yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının sürdüğünü, hükümetin bu operasyonları engellemek için mücadele ettiğini savunan Vural, İzmir’de yaşanan son operasyonla ilgili olarak, “Yolsuzluk ve rüşvet virüsü AK Parti’nin her yanını kanser gibi bürümüştür. Bütün Bakanlar Kurulu’nu ve bürokrasisini esir almıştır. İzmir’de yapılan operasyonda gözaltına alınanlar var. Eski Ulaştırma Bakanı ‘Bu operasyonların zamanlaması manidar’ diyor. Bunlara göre yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarının tümü manidar” dedi.

İzmir’de soruşturmayı başlatan polis müdürlerinin görevden alındığını söyleyen Vural, “İllegal bir yapılanma varsa, bu kişiler hukuka aykırı iş ve işlemler yapmışsa o zaman çıkıp bunu ortaya koyacaksınız. Böylesine bir kıyımın amaç ve hedefi sindirmektir. Bu yaklaşımla adli kolluk ta bitmiştir. Bu yaklaşımla emniyetin kapısına ‘AK Parti emniyeti’ yazdırmak istiyor” diye konuştu.

HSYK’NIN YAPISINDA YAPILMAK İSTENEN DEĞİŞİKLİK
HSYK’nın yapısında yapılması planlanan değişiklikle ilgili olarak, “AK Parti’nin gizli gündemi bütün boyutu ile devleti bir parti haline dönüştürmek, yargıyı bir parti haline dönüştürmektir” diyen Vural, AK Parti’nin hakim ve savcıları kontrol altına almak için HSYK’yı hedef tahtasına koyduğunu savundu. Vural, “Niye böyle bir düzenlemeye gidiliyor, niye dün değil de bugün? Çünkü rüşvet ve yolsuzluklarla ilgili yürütülen soruşturmalar var. Bu değişikliğin amaç ve hedefi yargı değildir, yargıyı yürütmenin yürütmesidir. Bunu da yürütmek istiyorlar. Amaç ve hedefi rüşvet ve yolsuzluk dosyaları konusunda hukukun işlemesini imkansız hale getirmek, hukukun üstünlüğü yerine AK Parti’nin üstünlüğünü getirmek” şeklinde konuştu.
“Bu ülkenin doğusunda PKK-KCK diye bir paralel devlet var, onunla niye uğraşmıyorsunuz?” diyen Oktay Vural, AK Parti’nin amaç ve hedefinin otoriter bir yönetim kurmak olduğunu öne sürdü. Vural, devletin vakıfların mallarına el koyulması iddialarıyla ilgili bir soruya ise, “Bir takım vakıfların mallarına el koymakla ilgili bir girişim var. Sosyal sermayeyi ortadan kaldırıp, devletin hakimiyeti içine sokmak zaten parti devleti anlayışının tezahürüdür. Bunun milli devlet ve milletimizin oluşumuna çok aykırı olduğunu düşünüyorum” cevabını verdi.

İLGİLİ HABERLER