Gündem
  • 29.6.2021 00:23

Sedat Peker PKK'nın vurduğu FETÖ'nün belalısı savcı Mesut Erdinç Bayhan'ı hedef aldı

Sedat Peker bugünkü twitlerinde FETÖ borsasından 3 milyon dolar aldığını duydum dediği  İstanbul adliyesindeki terör savcısı Mesut Erdinç Bayhan'ın PKK tarafından vurulduğu, günlerce yoğun bakımda kaldığı ortaya çıktı:
İstanbul'daki Gezi olaylarının da savcısı olan Mesut Erdinç Bayhan, DHKP/C'nin de ölüm listesindeydi.
Pek çok FETÖ'cüyü cezaevine yollayan savcı, Sedat Peker tarafından FETÖ borsasından para almakla suçlandı..

Sedat Peker, Cihan Ekşioğlu için, Ukrayna’daki bir alışveriş merkezinin sahibini ‘fetöcü’ diye itibarsızlaştırarak elinden aldığını, ardından 66 milyon dolara sattığını kaydetti. “Burak Başlılar arkadaşı olduğu için Ukrayna’daki alışveriş merkezini onun üzerine yaptı. Siz de 66 milyon dolara… Bu senin ilk parayı bulduğun fetö borsası işindi. Tabi sonra Burak Başlılar’ı fetöden kurtarman gerekiyordu. Dosyaya bakan İstanbul adliyesindeki terör savcısı Mesut Erdinç Bayhan ile görüşüp dosyayı kapattınız, sözde itirafçı yaptınız” ifadelerini kullandı.

Peker’in paylaşımları sonrası savcı Mesut Erdinç Bayhan’ın kim olduğu ve şu an hangi görevde olduğu merak konusu oldu.

17 ARALIK SONRASI TERÖR SAVCISI OLARAK ATANDI

17 Aralık sonrası İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörle Suçları Soruşturma Savcısı olarak atanan Mesut Erdinç Bayhan ismini kamuoyu birçok önemli davadan tanıyor. Şu anda İstanbul Anadolu Adliyesi Cumhuriyet Başsavcıvekili olarak görev yapıyor. Bayhan, ikinci Gezi olayları iddianamesini yazan savcı olarak da biliniyor. O dönem İstanbul Adliyesi’nde örgütlü suçlara bakan Cumhuriyet Savcısı Mesut Erdinç Bayhan’ın hazırladığı iddianamede daha önce “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak”la suçlanan Mücella Yapıcı ve Ali Çerkezoğlu’nun da aralarında bulunduğu 5 kişi, bu sefer “suç örgütü lideri olmak” ve “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek”le suçlandı.

PKK’YLA ÇATIŞMADA “GAZİ” OLDU

Savcı Bayhan, 21 yıl önce ‘asteğmen’ olarak görev yaptığı Siirt kırsalında PKK’lılarla girdiği çatışmada ağır yaralanan bir ‘gazi’ aynı zamanda. Bayhan, 1994’te vatani görevini yapmak üzere Eğirdir Dağ Komando Okulu’na teslim oldu. 3 aylık eğitiminin ardından asteğmen rütbesi ile Siirt 4’üncü Jandarma Komando Taburu’nda görevlendirildi. 28 Ekim 1994’te Kurtalan kırsalına gelen 35 kişilik terörist grup ile çatışmaya girdi. Boynundan giren kurşun ciğerini deldi, dirseğinden çıktı. Ölümden dönen Mesut Erdinç Bayhan, Diyarbakır Askeri Hastanesi’nde 3 ay tedavi altında kaldı. Hakkında çıkan haberlere göre Bayhan, devletten “gazilik” ünvanı almak için yıllarca mücadele verdi. Maaş istemediğini, sadece “gazilik” madaylası almak istediğini kaydeden Bayhan, “sakat kalmadığı” için bu hakkı elde edememişti.

Gazi Sayılmayan Savcının Tek İsteği Maaş Devletin Madalya Benim

MAAŞ DEVLETİN MADALYA BENİM

Savcı Bayhan, askerliğini yaptığı Siirt’te, 17 yıl önce PKK’lılarla girdiği çatışmada ağır yaralanıp gazi oldu. Devlet sakat kalmadığı ya da şehit olmadığı için savcıya madalya vermedi. Gazilik maaşı istemeyen savcı Bayhan’ın tek arzusu çocuklarına gururla gösterebileceği bir madalya…

Siirt’in Kurtalan ilçesinde 1994’te askerliğini yaptığı sırada PKK’lılarlagirdiği çatışmada yaralanan İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mesut Erdinç Bayhan, 17 yıldır gazilik madalyası alabilmek için mücadele ediyor…. Tunceli’de silahlı saldırıda ölen Ovacık Cumhuriyet Başsavcısı Murat Uzun gibi savcı Bayhan da 17 yıl önce PKK kurşunlarına hedef oldu. Ama Uzun şehit, Bayhan gazi oldu. SABAH Özel İstihbarat Bölümü’nün sadece hâkim, savcı ve avukatlar için ‘kapalı devre’ yayın yapan adalet. org adlı siteden edindiği bilgilere göre Bayhan, asteğmen olarak vatani görevini yaptığı Siirt’in Kurtalan ilçesinde PKK’lılarla girdiği çatışmada boynundan giren ve ciğerini parçalayıp, koltuk altından çıkan mermiyle ağır yaralandı. Ölümden dönen Bayhan, Diyarbakır Askeri Hastanesi’nde 3 ay tedavi gördü. Tedavinin sonrasında doktorların “Dönme, rapor yazalım” tavsiyelerine rağmen Bayhan gönüllü olarak yeniden birliğine katıldı. Ölümden dönmesine rağmen yeni çatışmalara giren Bayhan komutanları tarafından takdirnameye layık görüldü.

‘VAZİFE MALÜLÜ DEĞİLSİN’ 
Bayhan, terhis olduktan sonra ilk kez 1995’te gazilik madalyası almak için Jandarma Genel Komutanlığı’na başvurdu. Fakat “vazife malulü” olmadığı gerekçesiyle kendisine madalya verilmedi. Savcıya, madalya alabilmesi için Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Savaş Takdirnamesi, Madalya ve Nişan Yönetmeliği gereği “sakat kalması” ya da “şehit” olması gerektiği belirtildi.

‘YARA İZLERİM MADALYAM’ 
Gösterdiği üstün başarılar sebebiyle bir de takdirname alan Bayhan 2012’de Sosyal Politikalar ve Aile Bakanlığı’na başvurarak sadece madalya istediğini, maaş istemediğini belirtti. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na gönderdiği dilekçede, “Vücudumdaki yara izleri zaten benim madalyam, ama yine de içim buruk. Madalyasız bir gaziyim. Oğluma gazi olduğumu söylediğimde madalyamın neden olmadığını soruyor” dedi. Savcı ayrıca Cumhurbaşkanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı’na da birer dilekçe yazdı. Çevresine de burukluğunu sık sık dile getiren Bayhan kanlı askerlik yeleğini ve takdirnamesini ise makam odasında özenle saklıyarak, madalyasına bir gün almanın umuduyla bekliyor.

CUMHURİYET BAYRAMI’NI KANA BULAYACAKLARDI
1994’te vatani görevini yapmak üzere Eğirdir Dağ Komanda Okulu’na teslim olan Bayhan  3 aylık eğitimim ardından gönüllü olarak PKK ile mücadele için etmek isteyince Siirt Kurtalan 4. Jandarma Komando Taburu’nda görevlendirildi. Asteğmen olarak birçok operasyona katılan Bayhan, 28 Ekim 1994’te Cumhuriyet Bayramı’nı sabote etmek üzere Kurtalan kırsalına gelen 35 kişilik terörist grup ile emrindeki askerlerle bizzat sıcak çatışmaya girdi. Çatışma sırasında teröristler sızma yaparak 30 metre yanına kadar yaklaştı. Bu sıcak çatışma sırasında boynundan giren kurşun ciğerini delerek koltuk altına oradan da koluna girip dirseğinden çıktı.

ETHEM SARISÜLÜK İÇİN “İLAHİ ADALET” İFADESİNİ KULLANDI

Mesut Erdinç Bayhan’ın ismi skandal bir ifadeyle de gündeme gelmişti. İkinci Gezi iddianamesinin altında imzası bulunan Savcı Bayhan’ın Facebook sayfasından çarpıcı bir kareye yer aldı. Buna göre Savcı Bayhan, Gezi eylemleri sırasında polisin öldürdüğü Ethem Sarısülük’ün Hakkari Tekeli Tabur Komutanlığı inşaatında çalışırken çekilmiş fotoğrafını “Terör örgütü kampında” diye gösteren bir kareyi Facebook sayfasında paylaşmış. Savcı Bayhan’ın 28 Haziran 2013 tarihinde paylaştığı karenin üstünde “İlahi Adalet” de yazılmış.

Ethem Sarısülük’ün söz konusu fotoğrafı daha önce de manipule edilmiş, Sarısülük’ün ağabeyi Cem Sarısülük, “Terör kamplarında çekilmiş gibi gösterilen fotoğrafı, geçen yıl Hakkari’deki Tekelli Tabur Komutanlığı inşaatında çalışırken çekilmiş. Elindeki G-3, güvenliğin sağlayan askerden alıp hatıra fotoğrafı çektirmiş. Kardeşimi terörist gibi gösterme çabası var” diye isyan etmişti.

AYDINLIK YAZDIKTAN SONRA ERGENEKON DOSYASINI BIRAKMIŞTI

Haziran 2015’te Aydınlık gazetesi Ergenekon savcısı olarak bilinen Mesut Erdinç Bayhan’la ilgili bir haber yayınladı. Gazete, Bayhan’ın Ergenekon soruşturma dosyasını bırakmak istediğini 24 Mayıs’ta manşetine taşımıştı. “Bize uzanır korkusu” başlığıyla yapılan haberde, Bayhan’ın dosyada tek savcı olarak çalıştığı belirtilerek ilerleme kaydedilmemesinin siyasi baskılardan kaynaklandığı vurgulanmıştı. Bu manşetten yaklaşık bir ay sonra Bayhan, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından açıklanan yaz kararnamesi ile Bayhan, İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görevlendirildi.
 

FETÖ'nün işkence timini deşifre etmişti

Son dakika haberi! Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) işkence dosyası raftan indi. Aralarında darbe girişiminden tutuklu FETÖ’nün eski generallerinin de yer aldığı işkence timi deşifre oldu. Yürütülen soruşturmada FETÖ'cü askerlerin işkencesine uğrayan mağdur öğrenciler arasında 3 tıp fakültesi öğrencisi, 2 cumhuriyet savcısı ve pilotlar var.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Hava Harp Okulu'ndaki işkenceci askerler hakkında yürütülen 'Vefa' soruşturmasında 150 şüpheli hakkında işlem başlatıldı. İşkenceci generaller arasında Ankara'yı bombalayan F16'lara havada yakıt sağlayan tanker uçakların kaldırılması emrini veren eski tuğgeneral Bekir Ercan Van, eski tümgeneral Fethi Alpay ve TBMM'yi bombalama emrini veren eski pilot yarbay Hasan Hüsnü Balıkçı gibi isimler yer aldı.

107 şüpheli darbe girişimi nedeniyle halen cezaevinde. Aralarında eski albay ve yarbayların bulunduğu 42 şüphelinin gözaltına alınmasına yönelik olarak da İstanbul merkezli 15 ilde dün operasyon düzenlendi.

Sabah'ın haberine göre, Başsavcı İsmail Uçar ve başsavcıvekili Mesut Erdinç Bayhan'ın koordinesinde cumhuriyet savcısı Levent Bilgi tarafından yürütülen soruşturmada FETÖ'cü askerlerin işkencesine uğrayan mağdur öğrenciler arasında 3 tıp fakültesi öğrencisi, 2 cumhuriyet savcısı ve pilotlar var. Operasyon kapsamında 31 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler "Müteaddit Kez Astlarına İşkence Yapılması Hususunda Emir Vermek ve Müteaddit Kez İşkence Yaptırmak, Müteaddit Kez İşkence Yapılmasına Göz Yummak Suretiyle Suçun Örgütlü ve Planlı Bir Şekilde İşlenmesine Göz Yummak"la suçlanıyor.

 

 

İLGİLİ HABERLER