Sağlık
  • 31.7.2009 03:32

ŞEKER KANSERİ BESLİYOR...

Herkesin korkulu rüyası haline gelen kanser hastalığının, genetik faktörlerden doğrudan etkilendiği tespit edildi. Bugüne kadar yapılan araştırmalar neticesinde dünyanın önde gelen bilimadamları, kanserin genetik faktörlerden bağımsız olduğu konusunda hemfikirdi. Ancak birçok kanser araştırmalarının başında bulunan Prof. Michael Thun, bu bilgiyi çürüten önemli açıklamalarda bulundu.

'Melez gen hasta ediyor'
Prof. Thun, kanser türlerinin oluşmasının nedenlerinden birinin 'genetik' olduğunu söyledi. Prof. Thun'un açıklamalarına göre, genetik yolla nesilleri tehlike altına alan kanser türleri arasında 'meme kanseri' başta geliyor. Bunu sırayla, 'yumurtalık' (over) ve 'kalın bağırsak' (kolorektal) kanseri takip ediyor. Bu kanser türleri, hastalığın ilk evresinde 'genetik bozukluk'la ortaya çıkıyor. Bu bozukluk, bir kromozomdan başka bir kromozomu etkiliyor. Bu şekilde 'melez gen' oluşuyor ve bu genin meydana getirdiği protein de kanser hastası yapıyor.

'Hastalanmam' demeyin
Prof. Michael Thun, halk arasında sıkça söylenen, "Babam 60 yıl sigara içti ama kanser olmadı. Ben niye olayım?" tarzı yaklaşımların son derece yanlış olduğun adikkat çekti. Bazı kişilerin kanserojen maddelere maruz kalsa da bu maddelere karşı daha dirençli olabileceğini ancak bunun kanser riskini ortadan kaldırmadığına dikkat çeken Prof. Thun, "Sigara, alkol gibi kansere neden olan maddeler, bir dozdan sonra kanseri oluşturan zemin hazırlar. Kişinin dedesi ya da babası uzun süre sigara içmesine rağmen kansere yakalanmamış olabilir. Ancak bu o kişinin kansere yakalanmayacağı anlamına gelmez. Ayrıca kişinin büyükleri kadar dayanıklı ve şanslı olduğunun saptanması da mümkün değildir" dedi.

'Hedefe yönelik' yanlış
Hastalığın çözümünde hedefe yönelik tedaviler kabul görürken, bunun aksini düşünen Prof. Thun, "hedefe yönelik tedaviler, 'gastrointestinal' kanserler gibi bazı tümörlerde yüksek oranda etkili olabilmektedir. Ancak bu tedavinin son derece ciddi yan etkilerinin bulunduğunu söylemek gerekir. Hedefe yönelik tedavinin sonunda kemoterapiye eş değerde bir sonuç ile karşılaşılması kaçınılmazdır" diyor.

Kilo kontrolü şart
Şeker sadece diyabetlileri değil kanser hastalarını da olumsuz etkiliyor. Fazla tüketildiği takdirde kilo alımına neden olan bu yiyecek, sınırlandırılması gereken besinler arasında ilk sırada yer alır. Çünkü bu yiyeceği sık aralıklarla tüketen kişiler, almaları gereken sebze, meyve ve proteinden yoksun kalıyor. Bu durumda vücut direnci düşüyor ve vücutta yağlanma baş gösteriyor. Kanserli hücrelerin şekerle beslendiğini belirten Prof. Thun, "Kanser tedavisinde kişinin ideal kilosunun korunması önemlidir. Çünkü bu hastalığın tedavisinde önemli olan hastanın dengeli beslenmesini sağlamaktır" diyor.

İLGİLİ HABERLER