Gündem
  • 28.4.2013 00:50

"Sezer bize muhalefet gibi davranırdı!.."

Yalova İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen 'Yalova’nın Eğitimde Dünü, Bugünü ve Geleceği' adlı çalıştaya Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Yalova Valisi Esengül Civelek, Ak Parti Yalova Milletvekili Temel Coşkun, Ak Parti İl Başkanı Mustafa Pehlivan ve çok sayıda öğretim görevlisi katıldı. Yalova’ya bağlı Kadıköy Beldesi’ndeki bir otelin konferans salonunda gerçekleştirilen çalıştayda konuşma yapan Hüseyin Çelik, 10'ncu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’i eleştirerek, "Eğitim için yapılacak daha çok iş var. Ben, fırtınalı bir zamanda, okyanus dalgalarının gemiler batırdığı bir dönemde Milli Eğitim Bakanı oldum. Sayın Ahmet Necdet Sezer, bir muhalefet partisinin genel başkanı gibi bize muamele ederdi. Kararname gönderirdik, 5 ay orada beklerdi. Sonra geri gönderirdi. Hiçbir açıklama yapmadan. Efendim, Anayasa Mahkemesi, akla ziyan icraatlara imza atıyordu. Kanun çıkarırdık, Sayın Sezer bize iade ederdi, bir daha çıkarırdık, Anayasa Mahkemesi’ne gönderirdi. Orada da iptal edilirdi. Danıştay bizi çalıştırmamaya ahdetmişti. Yargıtay, benim bürokratları içeri atmak için akla, hayale gelmez entrikalar peşindeydi. Benim o dönemki müsteşarım Sayın Necat Birici’nin peşinden devam eden onlarca dava var. Sivil ve askeri bürokrasiden oluşan bir vesayet sistemi vardı. YÖK başka bir âlemdi. Üniversitelerarası Kurul, başka bir âlemdi. Burada öğretim görevlisi hocalarımız var onun ne olduğunu bilirler. Sendikalar bir taraftan, meclis içi muhalefet bir taraftan. Medyada 3 günün 2’sinde benim aleyhime bir manşet yoksa 'Hiçbir şey yoktur' derdik biz. 'Güllük gülistanlık' derdik biz. Böyle bir dönemde biz bu işleri yaptık arkadaşlar" diye konuştu.

Konuşmasında fıkra anlatan Hüseyin Çelik, “Temel hacca gitmiş. Dönüşte Temel ne yaptın?' demişler. 'Büyük şeytanı taşladım, sonra ortanca, sonra da küçük şeytanı taşladım' demiş. 'Başka bir şey yapmadın mı?' diye sormuşlar. 'Şeytan taşlamaktan ibadete vakit kalmadı ki' demiş. Eğitim tarihini yazanlar bir elimizle şeytan taşlayıp, bir elimizle ibadet ettiğimiz halde, bizim yaptıklarımızı herhalde hayırla yâd edeceklerdir. Bunu herkes biliyor" dedi.

Türkiye’deki yaşanılan başarısızlıklarda nüfusun suçlandığını kaydeden Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik, “Biz canımız sıkıldıkça hep suçu nüfusumuzda bulmuşuz. 'Canım bizim nüfusumuz çok büyük, galiba çok doğuruyorlar' falan filan dediler. Geç bunları kardeşim. Esas bizim derdimiz bu değil. Türkiye’de yönetenlerin zaafı, yönetenlerin beceriksizliği hep bizim nüfusumuza fatura edilmiş. Bizim topraklarımız 200 milyon nüfusu çok rahatlıkla besler. Şuna katılıyorum, eğer nüfus sağlıksız, eğitimsiz, idealizmden mahrum olursa, karnı tok, sırtı pek olmazsa, o nüfus başınıza bela olur. Nüfus her zaman nüfuz değildir arkadaşlar. Nüfusunuz eğitimli olursa bu sizin için aynı zamanda nüfuz haline gelir" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan’ın, nikahlardaki asgari 3 çocuk istemesini eleştirenlere de yanıt veren Çelik, "Sayın Başbakan bütün nikâhlarda 'Asgari 3 çocuk' diyor. Birileri kendi aklınca tiye alıyor. 'Efendim kim bakacak buna' diyorlar. Arkadaşlar fakirin çocuk problemi var mı ? Fakirin zaten bir düzine var. Esas çocuğu olmayan zenginlerdir, hali vakti yerinde olanlardır, koca koca holding sahipleridir, valilerdir, büyükelçilerdir, profesörlerdir. Öyle değil mi? Köylü vatandaşa 'Sen çocuk yapma' desen de yapacak. Çünkü kuzuya, ineğe, çarşıya, pazara lazım. Mesele bu. Onun için mevcut olan genç ve dinamik nüfusumuzun çok çok iyi ve kaliteli bir nüfus olarak eğitmemiz gerekiyor" açıklamasında bulundu.

Üniversite sınavlarındaki alınan sonuçlarla ilgili de değerlendirmede bulunan Hüseyin Çelik, konuşmasını, "Bizim medyamıza şenlik lazım. Efendim sıfırcılar şöyle, şu kadar sıfır alan oldu. Aynı sınavı Amerika’da yapın sıfır alanlar Türkiye’nin 10 katı çıkar. Eğitimi bilen arkadaşlar bilirler. Amerika’da liseyi bitiren, okuma yazması olmayan yığınla çocuk var." diyerek tamamladı.

İLGİLİ HABERLER