Sağlık
  • 23.2.2002 14:35

TÜRK ERKEĞİ HORLUYOR; KADINI UYUMUYOR...

KAYNAK : Haber Vitrini AYHAN TÜRKEZ ERZURUM - Erzurum SSK Hastanesi Asabiye Kliniği Şefi Dr. Mehmet Yavuz, uykusuzluk, aşırı uyuma, huzursuz bacak sendromu, uykuda nefes kesilmesi, horlama, yürüme-konuşma, altını ıslatma gibi 78 çeşit uyku bozukluğu olduğunu belirtti. Dr. Yavuz, 'Ben bu gece uyuyamıyorum, ilaç alayım' demenin uyku bozukluklarına çare olamayacağına dikkat çekerek, uyku bozukluklarının tedavi edilmesi gerektiğini vurguladı. Asabiye Kliniği Şefi Dr. Yavuz, insanların, kaşı, gözü gibi uyku tiplerinin de farklı olduğunu ve bunların doğuştan geldiğini belirtti. Dr. Yavuz, "Erkenden yatanlar 'tavuk', geç uyuma eğiliminde olanlar da 'baykuş' tipi olarak nitelendirilir. Eger bu özellikler doğuştan itibaren böyle ise bir problem oluşturmaz. Ancak sonradan ortaya çıkar ve iki aydan fazla sürerse mutlaka bir uzmana başvurmak gerekir" dedi. Türkiye'de uyku bozukluklarının çok sık görüldüğünü belirten Dr. Mehmet Yavuz, uykusuzluk, aşırı uyuma, huzursuz bacak sendromu, uykuda nefes kesilmesi, horlama, yürüme-konuşma, altını ıslatma gibi 78 çeşit uyku bozukluğu bulunduğunu dile getirdi. Dr. Mehmet Yavuz, "Bize en çok horlama nedeniyle erkekler, uykusuzluk şikayetiyle de kadınlar başvuruyor. Uykusuzluk nedeni yüzde 30-40 oranında psikolojik. Horlama ise, nefes borusundaki darlık gibi problemlerden kaynaklanıyor" diye konustu. Bunun dışında uykusuzluk yapan ve uykunun kendisinden kaynaklanan sorunlar da bulunduğunu anlatan Dr. Yavuz, "Mesela uykuda periyodik hareket bozukluğu olarak tanımlanan huzursuz bacak sendromu, ya da bazı solunum bozuklukları. Bunlar da uykuya dalmakta zorluk yapabilir" dedi. Kişinin belli olaylarla yaşayıp, beyninin öğrendiği bir uykusuzluk türü de bulunduğuna işaret eden Dr. Yavuz, "Mesela yeni doğum yapmış bir hanım, gece bebeğini emzirmek için kalkmak zorunda kalıyor, sonra bu uykusuzluk gelip yerleşiyor. Öğrenilebilir uykusuzluk altta psikiyatrik ya da organik bir rahatsızlık olmadığı için en zor tedavi edilebilir uykusuzluk türüdür" şeklinde konuştu. Dr. Yavuz, kaliteli bir uyku için ise su önerilerde bulundu: "Belli saatte yatmak, uykuyla mücadele etmemek. 'Uyuyacağım' şeklinde bir zorlamayı beyinden atmak, yattığınızda uykunuz gelmemişse çok fazla direnmemek, yatakta kalmaya kendini zorlamamak ve yatağı terketmek. Uyku nerede geliyorsa orada uyumak, uyanış saatini sabitleştirmek, sabah uykusunu çok uzatmamak." Öte yandan, uyandıktan sonraki ilk yarım saat içinde gözden içeri gün ışığı girmesinin önemini vurgulayan Dr. Mehmet Yavuz, bunun o geceki uykunun başlamasını da kolaylaştırdığını kaydetti. Uykunun nefes alıp vermek kadar önemli olduğunu da vurgulayan Dr. Yavuz, uykusuzluk sonucu meydana gelen problemleri de şöyle sıraladı: "En fazla 9 gün süreyle uykusuz bırakılmış deneklerin giderek bağışıklık sistemi çöküyor. Enfeksiyonlar, beyinde birtakim patolojiler ortaya çıkıyor. Sadece uykuda salgılanan büyüme, erkeklik hormonu gibi hormonlar var. Dolayısıyla uyku bozuklukları, cinsel fonksiyon ve çocuklarda büyüme bozuklukları, erişkinlerde şişmanlamaya neden olabiliyor. Öğrenme, hatırlama, problem çözme yeteneği bozuluyor. Beynin kendi kendini yenilemesi uykuda oluyor. Dolayısıyla uyku hem fiziksel, hem beyinsel açıdan çok önemli." Uyku bozukluklarının tedavisinin mümkün olduğunu belirten Dr. Mehmet Yavuz, "Ancak uyku bozukluğunun türünü tespit edip, ona göre tedavi etmek gerekir. Yani, `ben uyuyamıyorum, bu akşam da ilaç alayım' demekle olmuyor" dedi.

İLGİLİ HABERLER