Ekonomi
  • 30.11.2004 11:36

UZAN SAVUNMASI: KÖTÜ YÖNETTİK

İSTANBUL - İmar Bankası'dan 7 katrilyon 665 trilyon lirayı zimmetlerine geçirerek bankanın batışına neden oldukları iddiasıyla İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde toplam 87 bin 12 yıl ile 145 bin 24 yıl arasında değişen hapis istemiyle yargılanan Uzanlar ve yöneticileri şimdi de taktik değiştirdi. Avukatları aralarında Kemal Uzan'ın da bulunduğu sanıkları 7 katrilyon 665 trilyon 727 milyar lirayı zimmetlerine geçirerek nitelikli dolandırıcılık yapmakla suçlayan bilirkişi raporuna verdikleri cevapta bu rakamın bankanın kötü yönetimden kaynaklanan zarar olduğunu belirttiler. Avukatlara göre ortada nitelikli zimmet ve dolandırıcılık suçu değil çok ciddi yönetim hataları var. Bilirkişi raporlarına verilen cevapta zimmete geçirildiği ifade edilen 7 katrilyon 665 trilyon liranın toplam banka zararı olduğu öne sürülüyor. Cevapta İmar Bankası'nda tespit olunan gerçek mevduat toplamının 8 katrilyon 500 trilyon 545 milyar lira olduğu belirtiliyor. Bu rakamdan da 3 Temmuz 2004 tarihli bilançoda gösterilen ve banka kayıtlarının derinliğine girilinceye kadar gerçek mevduat olduğu sanılan 1 katrilyon 563 trilyon 171 milyar lira çıkartılarak 6 katrilyon 937 trilyon 374 milyar liralık banka zararına ulaşılıyor. Buna da Hazine Bonosu satışı sebebiyle oluşan 728 trillyon 353 milyar liralık zarar eklenince 7 katrilyon 665 trilyon 727 milyar liralık toplam banka zararı ortaya çıkıyor. Para faiz oldu gitti Bilirkişi raporlarına verilen cevapta maliyet ve gider unsurları ele alınarak yapılan hesabın İmar Bankası'nda 'tek kuruşun' bile zimmete geçirilmediğini gösterdiği iddia ediliyor. Buna göre Uzanlar, İmar Bankası'nı yönetirken vatandaşı yüksek faize boğdu. Mahkemeye sunulan cevapta İmar Bankası'nın mudiye 4 katrilyon 750 trilyon 201 milyar lira faiz, 293 milyar lira repo faizi ödediği belirtilerek 1999-31.12.2002 tarihleri arasında oluşan kur farkı zararının da 3 katrilyon 235 trilyon 195 milyar lira olduğu ifade ediliyor. Bu durumda da toplam zarar 7 katrilyon 985 trilyon 691 milyar lira olarak ortaya çıkıyor. Ancak bilirkişi raporuna verilen cevapta İmar Bankası'na ait hesapların bulunduğu kartuşların BDDK tarafından ısrarla istenmesine rağmen neden ilgili kamu otoritesine teslim edilmediği konusunda bir açıklama bulunmuyor. İlginç itiraflar Avukatlarının nitelikli zimmet suçu nedeniyle alabilecekleri büyük hapis cezalarından kurtulmak isteyen firardaki Kemal Uzan adına bilirkişi raporuna verdikleri cevapta ilginç itiraflarda bulundukları görüldü. Bu itiraflardan bazıları şunlar: '' İmar Bankası bir kısım mevduatı Bankalar Kanunu ve Merkez Bankası Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülüklerinden kaçınmak amacıyla bu kurumlara bildirmedi. Dolayısıyla zorunlu karşılık ayırmadı ve sigorta primi mükellefiyetini yerine getirmedi. '' Eksik bildirilen mevduata ilişkin olarak ödenen mevduat faizlerinden kesilen gelir vergisi, fon payı ve Özel İşlem Vergisi Maliye Bakanlığı'na ödenmedi. Yani Uzanlar tarafından trilyonlarca liralık vergi kaçırıldı. '' İmar Bankası kamu otoritesine eksik bildirdiği mevduata ilişkin ödediği mevduat faiz giderini maliyet olarak kayıtlarına intikal ettirmedi. Topladığı bu mevduata ilişkin olarak elde ettiği faiz gelirini de beyan etmedi. Uzanların yeni taktiğinin nedeni ise zimmet suçlamasından kurtulup bankanın kötü yönetim nedeniyle battığını ispat edip, daha hafif bir ceza ile kurtulmak. 1999 yılında başladı Bilirkişi raporlarına verilen cevaptan İmar Bankası'nda mevduatın eksik bildirilmesi uygulamasının 1999 yılının mart ayında başladığı ifade edildi. Bu arada 2002 yılında bankanın mevduat tutarı 2001 yılındaki krize rağmen yaklaşık yüzde 50 oranında arttı. Ancak banka genel müdürlüğü bilançoda 2001 yılında beyan ettiği rakamın altında bir mevduat gösterdi. Bankanın 2002 yılında beyan dışında bıraktığı mevduatın önceki yıllara göre çok hızlı şekilde arttığı görülüyor. Ancak bilançoda gösterilen mevduattaki gerileme BDDK'nın dikkatini çekmedi. İmar Bankası'nda 2001 yılında beyan dışı kalan tasarruf mevduatının 1 katrilyon 733 trilyon 386 milyar, 2003'te beyan dışı bırakılan tutarın ise 3 katrilyon 553 trilyon 131 milyar lira gibi büyük rakamlara ulaştığı ortaya çıktı. Halbuki Cem Uzan bankaya el konduktan sonra Star televizyonunda kendisi ile yapılan bir söyleşide bu işi küçümsemiş ve ''Basit bir kırmızı ışıkta geçme olayı'' demişti. Binlerce yıl hapis isteniyor İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan İmar Banrkası iddianamesinde, sanıklar Kemal Uzan, Yavuz Uzan, Erol Hürbaş, Yaşar Avni Güral, Birol Çilingir, Gürol Demirkol, Hilmi Başaran, Sadık Karagöz, Tacettin Pak ve Mehmet Koray Özkaya'nın, '2 kez nitelikli zimmet', '19 bin 334 kez dolandırıcılık', 'off-shore hesaplardan mevduat kaydırarak BDDK'nın ikazlarına uymamak' ve 'cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak' suçlarından toplam 87 bin 12 yıl ile 145 bin 24 yıl arasında ağır hapis cezasına çarptırılması isteniyor. Sanıklardan Nedim Çokçok, Dilek Atıcı, Gül Handan Ertargın, Sami Bulut, Yeşim Öztürk, Çiğdem Karakoç ve Mehmet Bulat'ın da benzer suçlardan 87 bin 10 ile 145 bin 19 yıl arasında ağır hapis cezasına çarptırılması talep edilen iddianamede; Murat Hakan Uzan, Bahattin Uzan, Azmi Yılmaz, Suat Gusinali, Mustafa Akar, Nuray Özel ve Nurettin Sivlim'in ise 'zimmet' ve 'cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak' suçundan 7 ile 14 yıl arasında ağır hapis cezasına çarptırılması öngörülüyor. İddianamede, Mustafa Say'ın da, 'Bankacılık Kanunu'na muhalefet' suçundan 2 ile 4 yıl arasında hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Bu arada, İmar Bankası iddianamesinde sanıklar için rekor düzeyde hapis cezası istemi olmasına rağmen, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 77. maddesi 'aynı neviden hürriyeti bağlayıcı hapis cezalarının birleştirilmesi halinde uygulanacak cezanın 36 yılı geçemeyeceğini' hükme bağlıyor. (RADİKAL)

İLGİLİ HABERLER