Gündem
  • 2.2.2007 13:02

" KİN VE HUSUMET CEPHESİ'NİN BAŞISIN "

      MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı çok sert ifadelerle eleştirdi. Bahçeli, “Erdoğan, Türkiye’nin iç bünyesi ve toplumsal yapısını tahrip etmek için yola düzülen kin ve husumet cephesinin başı" dedi.

 301 değişikliği tartışmalarına sert çıkan Bahçeli, Erdoğan’ı, Hrant Dink cinayetini “Türk milliyetçilerine yıkmakla" da suçladı.


      Bahçeli yaptığı açıklamada, Türkiye’nin bir “sırat köprüsünden" geçmekte olduğunu, Türkiye’nin milli birliğini, iç ve düş güvenliğini hedef alan hain bir suikast senaryosunun adım adım uygulamaya konulduğunu, bu amaçla harekete geçen cephenin her gün yeni bir kışkırtma ile “bulanık suda balık avlamaya" çalıştığını belirtti. Bahçeli şöyle dedi:
     
      BAŞBAKAN AZMETTİRİCİ

      “Demokrasi ve özgürlükler adına ortaya çıkan ihanet cephesinin sergilediği hayasız tahrikler, Türkiye’nin iç bünyesini ve toplumsal dokusunu tahrip edecek boyutlar kazanmıştır. Bu amaçla yola düzülen kin ve husumet kervanının başını, ne acıdır ki Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı çekmektedir. Türk milliyetçiliğini karalamak için tezgahlar peşinde koşan, derin devlet tartışmalarıyla her kötülüğün adresi olarak devleti hedef gösteren ve Türkiye’nin milli değerlerini aşağılamanın en uygun formüllerini bulma arayışına giren, sözleri ve fiilleriyle, alenen kışkırtıcılık yapan Başbakan, Türkiye’yi hedef alan hain suikastın azmettiricisi haline gelmiştir."
     
      AKSU GÖREVDEN ALINMALI

      Türkiye’nin “ateşle imtihandan geçmekte" olduğunu kaydeden Bahçeli, Dink cinayetinde AKP hükümetinin baştan itibaren tam manasıyla bir acz, laçkalık, art niyet ve sorumsuzluk tablosu sergilediğini savundu. Bahçeli, hükümetin gündemi saptırmak içinr “ahlaki sayılmayacak yollara başvurduğunu" da kaydederken, Emniyet’te öncelikle, “AKP odaklı cemaat ilişkilerinin ortaya çıkarılması gerektiğini" söyledi. Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ı, cinayeti, “Türk milliyetçiliğinin üzerine yıkmak için tezgah peşinde koşmakla" suçladı. Bahçeli, “Emniyet teşkilatı içindeki güç savaşlarının gazete manşetlerine taşındığı, istihbarat bilgisi sızdırma yarışının başlatıldığı ve karşılıklı suçlamalarla bir toz duman ortamının yaratıldığı bir dönemde, siyasi sorumluluk makamında bulunan İçişleri Bakanı’nın hiçbir şey olmamış gibi görevini sürdürmesinin anlaşılabilir bir izahı bulunmamaktadır.
      Başbakan Erdoğan, soruşturmanın selameti bakımından İçişleri Bakanı’nı derhal görevden almalıdır" dedi.
     
      GÖLGE BAŞBAKAN

      Bahçeli, Erdoğan’ın 50 aydır işbaşında olan bir hükümetin başbakanı olarak başlattığı derin devlet tartışmasıyla devleti topyekün töhmet altında bıraktığını söyledi. Bahçeli, “Derin devlet tanımları yapan ‘gölge’ Başbakan, sadece kendi gölgesiyle ve siluetiyle kavga etmekle kalmamış, derin ihanet erbabının eline yeni bir istismar malzemesi vermiştir.
      Son cinayetin hemen sonrasında devleti hedef gösteren çevreler, şimdi de Başbakan’ın açık desteği ve himayesinde yeni bir suçlama kampanyası başlatmıştır" diye konuştu. Bahçeli, Erdoğan’ı elindeki yetkileri kullanarak sözünü ettiği “kurumlar içindeki çeteleşmeleri" ortaya çıkarmak zorunda olduğunu söyledi.
     
      TÜRKLÜK DEĞERLERİNE ALERJİSİ VAR

      Bahçeli, Erdoğan’ı Türk milliyetçiliğini “günah keçisi" haline getirmeye çalışmakla suçlarken, “Başbakan Erdoğan, Cumhuriyet döneminin Türklük değerlerine karşı ruhsal alerji duyan ve bunu tahrik sebebi sayan ilk ve tek Başbakanı olarak tarihe geçecektir" dedi.
     
      TÜRKLÜĞE HAKARETİ SERBEST BIRAKMAK İSTİYORLAR

      Bahçeli, 301 değişikliği tartışmalarını da eleştirirken, bu tartışmanın yeni gerginlikler üretmeye müsait bir ortam yaratacağını söyledi. Bahçeli, 301 tartışmasını ,öAKP hükümeti, şimdi de Türkiye’nin milli değerlerinin AB normlarına uygun olarak aşağılanması için demokratik hakaret formülleri geliştirmek amacıyla bir sivil toplum seferberliği başlatmıştır. Bu konudaki tekliflere açık olduklarını söyleyerek Türklüğe hakareti serbest bırakmak için zarf usulüyle ihaleye çıkan Başbakan Erdoğan, bu konuda da dürüst olmamakla ve toplumsal mutabakat teranesiyle kendisine suç ve günah ortağı aramaktadır" diye eleştirdi.
      Devlet Bahçeli, Türk milliyetçilerinin, Türk olmanın, Türkiye’nin milli değerlerine, milli birliğine, milli onuruna ve haysiyetine sahip çıkmanın çok ağır bir bedeli olduğunun bilinci içinde olduklarını ve bu bedeli ödemeye gönüllü olduklarını kaydetti. Bahçeli, şöyle dedi:


      “Hiçbir güç Türk milletinin asil mensuplarını Türküm demekten utanır hale getiremeyecek, tarihinden ve kimliğinden koparılmış, geçmişle gelecek arasında ülkü, fikir ve ideal köprüleri kuramayan, suçluluk psikozu içine itilmiş ezik bir topluma dönüştüremeyecektir.


      Herkes şunu aklından çıkarmamalıdır: Türkiye’nin varlığına ve geleceğine kastetmek isteyen hain saldırılar karşılıksız kalmayacak, mukadder olan milli hesaplaşma, demokratik ve meşru zeminlerde ve hukuk içinde mutlaka, ama mutlaka yapılacaktır.

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 22:24

İLGİLİ HABERLER