Gündem
  • 5.12.2013 14:02

28 Şubat Duruşmasanda öksürük eylemi

28 Şubat darbe duruşmalarında sanık ve sanık yakınlarının müşteki avukatlarını susturmak için uygulamaya koyduğu öksürüklü eylem planı, mahkemeyi yöneten paşa, duruşma savcısının feryadı, Türkçe öğretmenliğine soyunan general eşi…

BAŞKAN BEY NİHAYET SORABİLDİ

Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki 28 Şubat darbe davası kör topal da olsa sürüyor. Duruşmalarda yaşanan birtakım değişiklikler dikkatlerden kaçmıyor. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından çapraz sorgularda sanıklara soru sormaması nedeniyle eleştirdiğimiz Mahkeme Başkanı Tayyar Köksal ve Üye Hakim Süleyman Köksaldı, ilk defa dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Hikmet Köksal’a soru yönelttiler. Çünkü daha önceleri mahkeme heyetinden sadece Üye Hakim Hakan Oruç sanıklara soru soruyordu. Hoş Başkan Köksal, diğer duruşmalarda bir daha soru sormadı ama neyse… Süleyman Köksaldı ise az da olsa sanıkların çapraz sorgusuna iştirak etmeye devam ediyor. Mesela katıldığı BÇG toplantılarının amacını bilmediğini savunan sanık Emekli Hakim Albay Orhan Nalcıoğlu’na yönelttiği “Bilmediğiniz bir toplantıda Adli Müşavir olarak nasıl görüş sunuyorsunuz?” sorusu gayet isabetliydi.

Ancak Mahkeme Başkanı Köksal’ın halen sanık ve müştekilere eşit muamelede bulunduğu söylenemez. Öyle olsaydı müşteki avukatları, reddi hakim talebinde bulunmaz ve Köksal’ı ihsas-ı reyle suçlamazdı. Sanık emekli Korgeneral Engin Alan’ın avukatı Yakup Akyüz’ün Köksal’a yönelik “Tahliyelerinizle bana cesaret verdiniz” övgüsü de son derece anlamlıydı.

DOĞAN EMİR VERİYOR, BAŞKAN SAVCININ FERYADINI DUYMUYOR

Sanık dönemin Genelkurmay Harekat Başkanı emekli Orgeneral Çetin Doğan ise mahkemeyi etki altında tutmaya devam ediyor. Diğer sanıklar savunma yaparken Doğan’ın duruşma salonundan çıkarılması isabetli bir karar olurdu. Doğan, abartısız her çapraz sorguda soru sorma bahanesiyle sanıkları yönlendirmeye çalışıyor. Nitekim duruşma savcısı Kemal Çetin, sürekli bu duruma itiraz ediyor. Ancak derdini Başkan Tayyar Köksal’a bir türlü anlatamıyor! Savcı Çetin’in, Doğan’la ilgili son feryadı; “Başkanım soru sorarken müdahale etmiyorsunuz ama sürekli hatırlatmalarda bulunuyor. Siz farklı düşünüyorsanız bilemiyorum”, “Başkanım her soruya müdahale ediyor. Müdahale ettiriyorsunuz” şeklinde oldu.

Doğan’ın duruşmada sanıklara emir verir gibi davranması, sonunda Üye Hakim Hakan Oruç’u çileden çıkardı. “Brifingçi paşa” olarak bilinen sanık emekli Orgeneral Fevzi Türkeri’ye Batı Harekat Konsepti belgesiyle ilgili soru soran Oruç, araya giren Çetin Doğan’a sert çıkarak, “Karışmasanız iyi olur” dedi.
Bu arada Doğan’ın, iddianameye konulan Batı Harekat Konsepti ve Batı Eylem Planı belgelerinin içeriğinin hukuki olmadığını kaydeden sanık Emekli Hakim Albay Orhan Nalcıoğlu’na hayli kızdığı ve bu kızgınlığını yönelttiği sorulara yansıttığını da not edelim.

ÖKSÜRÜK EYLEM PLANIYLA MÜŞTEKİ AVUKATLARINA BASKI KURMACA!

Duruşma salonundaki bir diğer dikkat çekici ayrıntıyı da izleyici sıralarını işgal eden tutuksuz sanık (zaten mahkeme heyeti hepi topu 5 sanığı tutuklu bıraktı!) ve sanık yakınlarının, müşteki ve müşteki avukatlarını baskı altında tutma eylemleri oluşturuyor. Müşteki avukatları çapraz sorgularda sanıklara soru yöneltirken ya da herhangi bir açıklama yaparken, sanık yakınları bağırarak, laf atarak, gürültü çıkararak müşteki avukatlarının sesini bastırmaya çalışıyor. Hatta dün emekli Korgeneral Metin Yavuz Yalçın’ın sorgusu esnasında sataşarak tepki göstermenin yanı sıra hep birlikte öksürülerek müşteki avukatlarının ‘rahatsız edici’ sorularına engel olunmaya çalışıldı. Bu tablo, sanık ve sanık yakınlarının dışarıda kendi aralarında konuştuklarını, senkronize eylemlerle mahkemeyi etki altına alma kararına vardıklarını gösteriyor. Peki Mahkeme Başkanı Tayyar Köksal ne yapıyor dersiniz? Kendileri formalite uyarılarda bulunmakla yetiniyor. Zaten Sayın Başkanın uyarılarını takan sanık ve sanık yakını da yok. Sanık yakınlarından biri, “Tepki göstermeyin” uyarısında bulunan Köksal’a gülerek, “Kusura bakma tepki göstereceğiz” karşılığını verdi. Yani kısacası Köksal’a ‘senden çekinmiyoruz’ demek istiyorlar. Müşteki avukatlarına yönelik sataşmalar bir ara o kadar pervasızlaştı ki Başkan Köksal, “Salonu boşaltmak zorunda kalacağım” uyarısına mecbur kaldı. Sanık emekli Korgeneral Hakkı Kılınç’ın çapraz sorgusu esnasında izleyici sıralarından gelen sataşmalara, müşteki avukatı Hüsnü Tuna’nın “Talimatınızı verin cevap verme diye. Talimat veriyor” şeklindeki tepkisi aslında durumu özetliyor.

NİLGÜN ABLANIN MÜŞTEKİ AVUKATINA ‘ELAŞAĞI’ KIZGINLIĞI

Yine ilginç bir anekdot paylaşalım: Müşteki avukatı Emrullah Beytar, sanık dönemin Genelkurmay Lojistik Başkanı emekli Korgeneral Kamuran Orhon’a “Seçilmiş iktidarı alaşağı etmek için faaliyette bulunan başka gruplar oldu mu?” sorusunu yöneltti. Beytar’ın kullandığı “alaşağı” kelimesine takılan emekli Org. Çetin Doğan’ın eşi Nilgün Doğan, “Dil öğrenecek ondan sonra konuşacak. ‘Elaşağı’ değil, alaşağı olacak” ifadelerini kullandı. Yani Nilgün Hanım, tepeden görmeci bir tavırla kendince müşteki avukatının Türkçesini beğenmedi. İzleyici olarak duruşma salonunda bulunan Bitlisli bir vatandaş, Bayan Doğan’ın bu sözleri üzerine bana dönüp gülerek, “Kim bilir benim konuşmamı duysa ne diyecek” dedi.

Erol Metin / Habervaktim.com

Güncellenme Tarihi : 19.3.2016 09:43

İLGİLİ HABERLER